aZaZil’İN KAPISINDA – öykü

Okurların yıllar önce Mavera’dan tanıdığı Recep Seyhan; bu kitabında imgesel, felsefî, anlatıcı ağırlıklı anlatımıyla insanın ezeli arayışını, kendisiyle savaşını, çelişkilerini, çatışmalarını, hakiki olanla kurmaca olanın; var olanla hep bir yerlere giden arasındaki elle tutulamayanın paradoksal ilişkilerine dikkatimizi çekiyor. Yazar, bireyin var olma savaşını sıkı bir dil işçiliğiyle hikâye ederken okuyucuya da bir dil şöleni yaşatıyor.

“Orada başkalaşan sadece insanların varlıkları değil, gözleri, elleri, bakışları, duyguları ve düşünceleri de başkalaşmıştı. İnsanlar, sanki kendilerini oradan çekip aldıktan sonra yerlerine gölgelerini ya da hayallerini koymuşlardı. Pistte dans eden, uzakta birine göz işaretiyle varlığını duyurmaya çalışan kendileri değildi de kendileri sandıkları bir başkasıydı. İşin ilginç yanı; herkes, kendisini başkalaştırma yarışında birkaç adım öne geçmek için olağanüstü çaba gösteriyordu. O arada kelimeler de bir savruluş içindeydi, salonun içinde nereye tutunacaklarını bilmiyordu kelimeler. (…)”