Otorite┬« Edebiyat┬á/ recep seyhan-ele┼čtiri

G├╝├žl├╝ baban─▒n g├Âlgesinde ya┼čayan o─čullar ya da bask─▒n karakterli annenin yamac─▒nda silik ve muti ev k─▒zlar─▒, Freud ve talebelerinin (sonra psikanalistlerin) uzun s├╝re inceleme alanlar─▒ndan biri idi. H├ól├ó ├Âyledir. Bunu edebiyata uyarlarsak otorite┬«lerin g├Âlgesinde ortaya ├ž─▒kan edebi g├Âr├╝nt├╝, h├ól ve gidi┼če bir de bu pencereden bakmam─▒z─▒ gerekli k─▒l─▒yor.

Herkesi yamac─▒na dizip kendi hizas─▒nda ÔÇť├╝retmeyeÔÇŁ ├ža─č─▒ran otoritelerin, dergi cemaatlerinin, bask─▒n karakterli ÔÇťustaÔÇŁlar─▒n etraf─▒nda k├╝melenmi┼č gen├ž yazarlar─▒n yay─▒nevi g├Âzetiminde edebiyat icra etti─či zamanlara eri┼čtik. Mesela k├Ât├╝ yaz─▒lan ├Âyk├╝lere/┼čiirlere ‘usta’n─▒n mek├ón─▒nda “iyi” etiketi vurulduktan sonra gen├ž yazar─▒m─▒z i├žin g├╝n ├žok iyi ÔÇťkurtar─▒lm─▒┼čÔÇŁ olabilir. Ger├žek b├Âyle mi? Bu g├Âr├╝nt├╝, bizi sadece zevahire g├Ât├╝r├╝r. Zevahir ise uzaktan g├Âze parlak g├Âr├╝nen kurumu┼č bir kuyu gibidir. Bu kuyudan su ├ž─▒kmaz. Uzun vadede ├ž─▒kmaz. Bu, otoriter ya da resmi bir edebiyat─▒ filizlendirir; sanat─▒n bireysel karakterini yok eder.

Yarat─▒c─▒ yazarlar genelde ÔÇťk─▒r─▒k benlikÔÇŁli insanlard─▒r. K─▒r─▒k benlik, ├╝retim i├žin problem de─čildir; bunun yarat─▒c─▒l─▒─č─▒ besledi─čini de s├Âyleyebiliriz; fakat bu ÔÇťyenik benli─čeÔÇŁ d├Ân├╝┼č├╝rse ├╝retim ger├žekle┼čmez. Ger├žekle┼čse de ├╝r├╝n -uzun vadede- ├žal─▒k (kitch) kal─▒r. Bunun sebebi ┼čudur: Otoritelerin kurdu─ču sistemde ele┼čtiri olmaz, g├╝zelleme ve de─čini olur; ele┼čtirmen de olmaz de─čin-men olur. Orada yazarla d├Ârt ba┼č─▒ mamur bir s├Âyle┼či bir t├╝rl├╝ ger├žekle┼čtirilemez. Orada s├Âyle┼čiden anla┼č─▒lan; kankan─▒n, yazar─▒n sorulmas─▒n─▒ ÔÇťarzu etti─čiÔÇŁ hatta ├žoklukla yazar─▒n belirledi─či sorular─▒ kendisine e-posta ile g├Ândermesidir. ─░┼č ├ž─▒─č─▒r─▒ndan ├ž─▒kar─▒larak yazar─▒n, kendisine g├Ânderdi─či sorulara yine kendisinin verdi─či cevaplar d├╝zeyine de inebilir. Orada, kankan─▒n ad─▒yla kendi eserine g├╝zelleme bile g├Âr├╝lebilir. S├Âyle┼či toplant─▒lar─▒nda ise, kitab─▒n ve yazar─▒n─▒n ÔÇťyay─▒nevinin g├ÂzetimindeÔÇŁ nas─▒l yol alabilece─či konu┼čulur. Bu; bir t├╝r, yay─▒nevinin ├ž─▒kan kitaplar─▒n─▒ ve ÔÇťyeniÔÇŁ yazarlar─▒n─▒ pazarlama s├Âyle┼čisidir. Farkl─▒ cinse uygulanan -pozitif ayr─▒mc─▒l─▒k ba─člam─▒nda- g├╝mr├╝k muafiyetinin kalite ├╝zerindeki sonu├žlar─▒n─▒ ise kestirmek ├žok zor.

Bilim adamlar─▒n─▒n temel vasf─▒ bilim haysiyetine sahip olmakt─▒r. Bu y├Ân├╝yle onlar, sanat├ž─▒larla ayn─▒ ┼čeritte yol al─▒rlar. Bu hatta liyakat vard─▒r, ahlak vard─▒r, samimiyet vard─▒r, bilim ve sanat haysiyeti vard─▒r. Bunun konumuzla ilgisi ┼ču: ├ťniversiteler (elbette T├╝rk Dili ve Edebiyat─▒ b├Âl├╝mleri) konuya el atmal─▒d─▒r. Ba─č─▒ms─▒z, ba─člant─▒s─▒z, samimi ve onurlu bir ele┼čtiriye en uygun zeminin ├╝niversiteler oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝yorum. ÔÇťHangi ├╝niversiteler?ÔÇŁ dendi─čini duyar gibiyim.┬áBilim ├╝retimi yok, anlad─▒k. Sanat alan─▒nda olsun bunu bekleyelim ├╝niversitelerden.

Bu konuya az ├žok kafa yoranlara bak─▒yoruz; falan ustan─▒n tarz─▒ kafalar─▒nda bir yere ilmek atm─▒┼č.┬áOradan kurtulam─▒yorlar. Kendilerinden bilimin adil duru┼čunu bekledi─čimiz insanlar da kalk─▒p gen├ž ├Âyk├╝c├╝y├╝, ┼čairi ya da romanc─▒y─▒ birinden ├žekip ├Âtekinin ├ževresinde k├╝melenmeye davet ederse bu tuzun koktu─ču yer olur. Deneysel aray─▒┼člar─▒; mesela ├Âyk├╝n├╝n son 50 y─▒lda ula┼čt─▒─č─▒ imk├ónlar─▒ de─čerlendirmeyi ÔÇťgelenekten kopmak, milli olana yabanc─▒la┼čmak, dertsiz olmak, artistlik yapmakÔÇŁ gibi su├žlamalara maruz b─▒rakmay─▒ do─čru ve adil bulmuyoruz. ┬áBu yakla┼č─▒m, a├ž─▒l─▒m─▒n ├Ân├╝n├╝ t─▒kar. Sanat(art)sal zemin esas itibariyle ÔÇťart-ist-ikÔÇŁ bir karaktere sahip de─čil miydi? B─▒rak─▒n kendisi olsun; kendi ya─č─▒ ile kavrulsun, kendi emekleri ile ayakta dursun gen├ž insan. Kimse, ÔÇťustan─▒n ├žizgisindeÔÇŁ hik├óyeler anlatmak veya ┼čiirler yazmak zorunda de─čil. B─▒rakal─▒m, ├Âyk├╝n├╝n ula┼čt─▒─č─▒ m├╝mbit alanlarda dola┼čs─▒n gen├ž hik├óyeci, ├Ân├╝ne getirilen y├Ântemlerden, verilerden yararlans─▒n. ┼×unu anlatt─▒n, bunu anlatmad─▒n de─čil mesele. Neyi dert edinirse edinsin yazar, yeter ki dili do─čru ve etkili kullans─▒n. Bu de─čil miydi zaten ortak mutabakat hatt─▒m─▒z?

Ortada bir sorunun varl─▒─č─▒ndan ku┼čku yok. Bir ┼čeye bir ├ž├Âz├╝m ├╝retilebilmesi i├žin ├Ânce problemin varl─▒─č─▒n─▒n kabul edilmesi gerek. Kafa sezse de ego’lar, dergi cemaatleri ve usta k├╝lt├╝ buna izin vermiyor. Sanatta-edebiyatta k├╝lt adamlar yarat─▒p sonra herkesi onlar─▒n hizas─▒na dizme anlay─▒┼č─▒ y─▒k─▒lmal─▒d─▒r. Kafam─▒zdaki “usta” k├╝lt bir bariyere d├Ân├╝┼čm├╝┼čse bu bariyer b├╝y├╝k bir g├╝r├╝lt├╝yle devrilmelidir, geride aya─ča kalkan bir y─▒─č─▒n toz duman b─▒rakarak. Bununla ustalar─▒n yerini yads─▒yor de─čiliz. Her yazar─▒n yaz─▒ hayat─▒n─▒n bir d├Âneminde ustalar─▒n dizinin dibinde ÔÇťtedrisÔÇŁ ge├žmi┼či vard─▒r. B├Âyle olmu┼čtur ve b├Âyle de olacakt─▒r. Usta-├ž─▒rak ili┼čkisini en iyi dengeleyen; Zati-B├ók├«, Y. Kemal-Tanp─▒nar olmu┼čtur. Talebe, hocas─▒n─▒n g├Âlgesinde ya┼čamam─▒┼čt─▒r. Ustalara ┼č├╝kran borcumuzu mahfuz tutarak diyorum ki sanat, kanonik yakla┼č─▒mlar─▒ uzun s├╝re s─▒rt─▒nda ta┼č─▒yamaz. Hi├žbir tilmiz ustas─▒n─▒n izinde var olmak (ispat-─▒ v├╝cut) ve onun ├žizgisinde y├╝r├╝mek zorunda de─čildir. Esasen usta gibi usta da istemez bunu. Kimse usta A gibi veya B gibi (ya da ustal─▒─č─▒ tescilli herhangi bir yazar gibi) ├Âyk├╝ veya ┼čiir yazmak zorunda de─čildir.┬áKeza yeti┼čtirdi─čim bir talebe de benim ├Âyk├╝ anlay─▒┼č─▒m─▒ takip etmek mecburiyetinde de─čildir hatta beni takibi b─▒rakmal─▒ ve kendi ├žizgisini bulmal─▒d─▒r diyorum. ─░nan─▒n, bu ustalar─▒n da hayr─▒nad─▒r; ├ž├╝nk├╝ ustalar da ge├žmi┼čte ├╝rettiklerini net olarak g├Ârebilecekleri sa─čl─▒kl─▒ aynalar bulma imk├ón─▒na kavu┼čurlar. Ustalar─▒n izi, geriden gelenler i├žin deneyimleri g├Âr├╝p kendini geli┼čtirmek i├žin bir s├╝re gereklidir ve sonras─▒ yoktur. Bu nank├Ârl├╝k de─čildir. Sanatsal etkinlikler; e┼č-dost, usta-├ž─▒rak ili┼čkilerini kesinlikle denetler ve s─▒n─▒rlar. Bir g├Âlgeye tutunmaya asla izin vermez. Aksi durum mekteple┼čmi┼č dergiler ve “ustalar” etraf─▒nda bir kast sistemi do─čurur ve yeniliklerin/geli┼čimin ├Ân├╝n├╝ t─▒kar.
Bug├╝n olan da bu.

Sanat ve edebiyat alan─▒nda mesafe almak isteyen gen├žler, ay─▒n y├Âr├╝ngesinden ├ž─▒k─▒p g├╝ne┼če a├ž─▒lmal─▒d─▒r. G├╝ne┼č kimsenin y├Âr├╝ngesinde de─čildir.G├╝ne┼č bir ki┼či-kurum de─čildir. O, her yere g├Ânderir ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ ve herkes o ─▒┼č─▒kta yolunu bulur. Kimse de bundan dolay─▒ bir yere mahk├╗m olmaz.

┼×air veya ├Âyk├╝c├╝ ya┼č─▒yor ve sa─čl─▒kl─▒ ise ya ├╝retmeye devam etmeli ya da bu diyardan (yerinden) gitmeli. G├Âzlemimize g├Âre, ┼čiirde, ya┼čayan b├╝y├╝k ustalar, yirmi otuz y─▒ld─▒r yazmamakla ┼čiire -dolayl─▒ yoldan- iyilik etmiyorlar. Bir su├žlama olarak de─čil tespit olarak diyorum: ┼×iiri ├ódeta tutuklad─▒lar; ├ž├╝nk├╝ yazanlar onlar─▒n hizas─▒nda ve g├Âlgesinde ├╝retmeye ├žal─▒┼č─▒yorlar. ├çal─▒┼č─▒yorlar da yaram─▒yorlar i┼čte o hatt─▒, (├žok az iyi ├Ârnek d─▒┼č─▒nda) debelenmeden ├Âte gidemiyorlar. ┬áBask─▒n baban─▒n g├Âlgesinde ki┼čilik kazanamayan ├žocuklar gibi ┼čairler. ┼×iirin ciddi mesafeler alamamas─▒n─▒n sebebi bizce budur. ÔÇťHik├óye cenah─▒nda durum b├Âyle de─čil fakat sonu├ž orada da ayn─▒ÔÇŁ diye d├╝┼č├╝n├╝lebilir. Orada durum ├žok daha farkl─▒: G├Âr├╝nt├╝ye bak─▒l─▒rsa y─▒lda ortalama 130-150 civar─▒nda ├Âyk├╝ kitab─▒ bas─▒l─▒yor; ama bir ├Âyk├╝ enflasyonu olarak tabii. Sadece ele┼čtirmenleri yok de─čil bu kitaplar─▒n; ciddi bir g├╝mr├╝kleri, vergileri, vizeleri (edit├Âr) de yok. B├Âyle olunca da kalite son derece tart─▒┼čmal─▒. Orada problem, yay─▒nevlerinin yana┼čma sistemi i├žinde koloni kurmalar─▒ndan, otoritelerin; yapmamalar─▒ gereken i┼čleri yapmalar─▒ndan ve yukar─▒da ├žizdi─čimiz tabloya kiminin (veraset yoluyla) omuz vermesinden, kiminin fiilen i├žinde yer almas─▒ndan kaynaklan─▒yor.
Yoksa ustalar yanılmazlar ve hata yapmazlar mı(ydı)?         recepseyhan.com 1.6.2018