EBUCEHİL KARPUZU – roman (15 Temmuz Romanı “Jüri Özel Ödülü”)

İnsana itimat telkin eden, al benizli, güzel yüzlü genç adamlardan bir hain nasıl devşirilir? İhanet bu kez coğrafyanın muhayyel bir noktasında ortaya çıkıyor. Ebucehil Karpuzu, genç bir insanın kalbine özenle, yıllarca döşenen 15 Temmuz taşlarını değil sadece; varlığını başka bir faninin varlığına, ya da bir odağa armağan etmiş adanmış bir ruhun kendi içinde yaşadığı 15 Temmuz’u da anlatıyor.

Oduncu beni bulacak, beni bulunca da bizi bulacaktı. Adam, sadece bizi değil; şahsımızda başkalarına adanmış ruhların izini de bulacaktı. Belki de yabancılaşmanın tarihini de bulacaktı adam. Sadece bu değil; Toygar’ı, dolayısıyla onun “etkisiz hâle getirilmiş” Meknun varlığını da bulacaktı. Toygar görünür kılınınca, bu dağların gürgenleri, meşe palamutları, çöğürleri de saklayamaz hâle gelecekti Savgat Temur’u…

Belki bu yapacağım yanlış bir şeydi fakat ben buraya ‘doğru’ kılıfına sarılmış; hatta kutsanmış yanlışlarla gelmemiş miydim? Bu kez, hayatımın doğru olan son yanlışını yapacaktım. (Kitap tanıtım yazısından)