R. SEYHAN ─░LE ├ľYK├ťYE DA─░R – Sorular: Y. ALPASLAN ├ľZDEM─░R

RECEP SEYHAN ile ├ľYK├ťYE DA─░R S├ľYLE┼×─░ – Sorular: Yusuf Alpaslan ├ľzdemir (TEMMUZ dergisi/38)

  1. Ya┼čad─▒─č─▒m─▒z toplumun edebiyatla ili┼čkisini nas─▒l de─čerlendirirsiniz, sizce edebiyat, hayat─▒m─▒z─▒n neresinde? ─░nsan edebiyat bilse ne olur, bilmese ne olur hocam? Edebiyatla ilgilenmeyen onca insan var, ne oluyor onlara sizce?

Edebiyat─▒n toplumun ilgi alan─▒nda oldu─čunu sanm─▒yorum; dolay─▒s─▒yla olmayan bir ┼čeyin bir niteli─činden de s├Âz edilemez. ┼×unu s├Âyleyebilirim: Edebiyat, hayat─▒ ve e┼čyay─▒ anlama ve onlar─▒ anlamland─▒rma ├žabas─▒d─▒r. Edebiyat, insan─▒n ve e┼čyan─▒n fark edilmesidir. James WoodÔÇÖun “Edebiyat, hayat─▒ daha iyi fark etmemizi sa─člar; hayata ili┼čkin bize pratik yapt─▒r─▒r. Bu da bizi hayat─▒ ve detaylar─▒n─▒ daha iyi okuyan biri h├óline getirir,” g├Âr├╝┼č├╝n├╝n merkezinde iki t├╝r okuma var: Kitap ve hayat. Edebiyat─▒n en ├Ânemli malzemesi kitapt─▒r. Burada ┼ču soru akla geliyor? Toplum ne kadar kitapla ilgilidir? 2016ÔÇÖda b├╝y├╝k ┼čehirlerden birinin ana caddelerinde yap─▒lan ÔÇťihtiya├žlar─▒n s─▒ralamas─▒ÔÇŁ konulu bir ankette kitap, 235ÔÇÖinci s─▒ras─▒nda ├ž─▒km─▒┼čt─▒. (1946ÔÇÖda ihtiya├žlar hiyerar┼čisinden s├Âz eden A. Harold Maslov bu sonucu g├Ârse ne d├╝┼č├╝n├╝rd├╝ bilemem.) Ba┼čka bir istatistikte durum daha net: 2011 verileri ile bir y─▒lda bas─▒lan kitaplar─▒n ├že┼čidi ├╝lkelere g├Âre ABDÔÇÖde 85.121; JaponyaÔÇÖda 42.217; ─░ngiltereÔÇÖde 64.761; AlmanyaÔÇÖda 64.761; T├╝rkiyeÔÇÖde 6.151 imi┼č. Bunlar ┼čunu g├Âsteriyor: Toplum (ez az─▒ndan bizim toplumumuz) hayat─▒n s─▒radan ak─▒┼č─▒ ve zorluklar─▒ i├žinde kendisine bir yer bulma tela┼č─▒ i├žinde ya┼čar. Oysa edebiyat s─▒radanl─▒─ča itirazdan do─čmu┼č bir sanat dal─▒d─▒r. Bu y├╝zden di─čer sanat dallar─▒ gibi edebiyat da se├žkincidir. Edebiyatla hi├žbir ilgisi olmayan insanlar da bizim gibi ya┼čarlar ve ├Âl├╝rler. Onlardan biri sorunuzdaki ince ayr─▒m─▒ ├Âzetleyerek bana ÔÇťBen de ayn─▒ yere gidece─čim sen de. ─░kimiz de e┼čit olaca─č─▒z orada ve aram─▒zdaki fark s─▒f─▒rlanacak,ÔÇŁ dedi. ÔÇťOkumuyorum ve bana bir ┼čey de olmuyor; ├Âyle, bir kay─▒p da hissetmedim,ÔÇŁ demeye getirdi tabii. Ben de ona biraz tevazudan uzak oldu ama; ÔÇťOkuyanlar ile okumayanlar hi├žbir zaman bir de─čildir. Seninle ayn─▒ ┼čeritte bulunmam─▒┼č olman─▒n ayr─▒cal─▒─č─▒ yeter bana,ÔÇŁ dedim. Edebiyatla ilgilenmeyenlere ┼ču oluyor: Onlar g├Âzlerinin sadece birini kullan─▒yorlar; dolay─▒s─▒yla ayr─▒cal─▒kl─▒ olam─▒yorlar. Hangi meslek ve me┼črepte olursa olsun bir insan i├žin edebiyat ile i┼čtigal bir ayr─▒cal─▒kt─▒r. Bunca hayhuyun aras─▒nda edebiyat─▒n ne kadar yukar─▒da ve asil duru┼člu oldu─čunu, kal─▒c─▒ olan─▒n edebiyat oldu─čunu idrak etmek elbette bir ayr─▒cal─▒kt─▒r. Neden ayr─▒c─▒l─▒k olmas─▒n ki? Binlerce y─▒ld─▒r anlat─▒l─▒p durulan ama h├ól├ó da anla┼č─▒lmam─▒┼č bulunan (hi├žbir zaman da tam anla┼č─▒lamayacak olan) insan ruhunun bilinmezlerini ke┼čfetmek,”ahsen-i takvim”in hik├óyesine ula┼čmak kolay olsayd─▒ Su├ž ve Ceza son roman; Fyodor Dostoyevski (├Âl. 1881) de son romanc─▒ olurdu. Yar─▒nlarda da var olacak olan yaln─▒zca edebiyatt─▒r, sanatt─▒r. S─▒rf bundan dolay─▒ “ya┼čas─▒n edebiyat!” diyorum.

  1. Hocam ├Âyk├╝ m├╝, hik├óye mi?

├ľteden beri ├Âyk├╝ ile hik├óye aras─▒nda ince bir ay─▒r─▒m oldu─čunu s├Âyleyen, ├Âyk├╝ de yazan bir hik├óyeci olarak ├Âncelikle ÔÇťhik├óyeÔÇŁ diyorum. Buna bir vesileyle de─činmi┼čtim: Geleneksel hik├óyelerimiz i├žin sahiplik/iyelik eki kullanabildi─čimiz h├ólde ├Âyk├╝ i├žin ÔÇťmodern ├Âyk├╝m├╝zÔÇŁ diyemiyoruz. Biz anlatma gelene─či olan bir milletiz. Gelenek olu┼čturan ├Âznelerin binlerce y─▒ll─▒k bir ge├žmi┼či oldu─ču biliniyor. Hafife almak maksatl─▒ de─čil bir tespit olarak diyorum; ├Âyk├╝ yenidir ve kayda de─čer bir ge├žmi┼či yoktur.

  1. ├ľyk├╝ye olan ilgi art─▒yor mu sizce, yoksa bir y─▒─č─▒lma m─▒ var ├╝lkemizde?

─░kisi birbirine ba─čl─▒ olarak ba┼čat y├╝r├╝yor; yani ├Âyk├╝ye ilgi artt─▒k├ža y─▒─č─▒lma da oluyor. Y─▒─č─▒lma ifadesinde bir izdiham anlam─▒ da var. Kalabal─▒k olan bir yerde ayr─▒c─▒ olmak ve se├žmek zorla┼č─▒r, arad─▒─č─▒n─▒zla kar┼č─▒la┼čmak i├žin daha fazla ├žaba gerekir. Gelinen noktada ├Âyk├╝ ├Ân├╝ndeki izdiham ba┼čl─▒ ba┼č─▒na bir tart─▒┼čma konusudur.

  1. Sizce g├╝n├╝m├╝z T├╝rk ├Âyk├╝s├╝n├╝n bir poetikas─▒ var m─▒, Recep SeyhanÔÇÖ─▒n poetikas─▒ nedir?

Bak─▒n ÔÇťg├╝n├╝m├╝z T├╝rk ├Âyk├╝s├╝n├╝nÔÇŁ dediniz; ÔÇťmodern ├Âyk├╝m├╝z├╝nÔÇŁ demediniz. Do─čru dediniz. Bu ┼čunu g├Âsteriyor. Gelene─či olu┼čmam─▒┼č bir alan─▒n oturmu┼č bir poetikas─▒ndan da s├Âz edilemez. Modern ├Âyk├╝n├╝n kendi i├žinde bir poetikas─▒ elbette var ama bunun b├╝t├╝n ve├žheleriyle oturmad─▒─č─▒n─▒ veya hatlar─▒n─▒n ├žok kal─▒n olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âylemek istiyorum. Nitekim ├Âyk├╝, a├ž─▒l─▒m alan─▒ olduk├ža esnek olan ve ba┼čka t├╝rlere, ├žoklu y├Ânelimlere ge├žmeli taraflar─▒ olan bir t├╝r. Bu, ku┼čkusuz ├Âyk├╝ i├žin bir hem bir ├╝st├╝nl├╝k alameti hem de risk. Avantaj olu┼ču kendini s├╝rekli geli┼čtirebilmesi; riskli taraf─▒ ise kimli─činin melezle┼čmesidir. Bu, bir bak─▒ma kimlik bunal─▒m─▒ ya┼čama riskidir. Bu vesileyle, son y─▒llarda ├Âyk├╝ etiketi ile ÔÇśdenemeÔÇÖler yaz─▒ld─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyece─čim. Bunlar─▒n ┼čansl─▒ olanlar─▒, ba┼čar─▒l─▒ bir dil ve anlat─▒m ile girdi─či alan─▒n asl─▒nda bir deneme oldu─čunu fark ettirmiyor. ├ľyk├╝ poetikam─▒za gelince; bunu kal─▒n ├žizgilerle benim adland─▒rmam do─čru olmaz; ba┼čkalar─▒ belirlemelidir. ├ľyk├╝ poetikam─▒z─▒n adresi ├Âncelikle yazd─▒─č─▒m─▒z ├Âyk├╝lerdir elbette; sonra ├Âyk├╝ye ili┼čkin g├Âr├╝┼člerimizin yer ald─▒─č─▒ Bana Hik├óye Anlat(ma) adl─▒ ├žal─▒┼čmam─▒zd─▒r (Gen├ž ├ľyk├╝c├╝ye Mektuplar b├Âl├╝m├╝ ve ├Âzellikle o kitapta sundu─čumuz kuramlar).

  1. Hem yazar, hem ele┼čtirmen olmak nas─▒l bir duygu hocam?

Bir ele┼čtirmen oldu─čumu d├╝┼č├╝nmedim. Esasen bunu benim tayin etmem de ┼č─▒k olmaz. ├ľyk├╝ ├╝zerine baz─▒ g├Âr├╝┼člerim var, iddialar─▒m var, ─▒srarla vurgulad─▒─č─▒m paragraflar var. Bunlar─▒ ├že┼čitli vesilelerle okurla payla┼čt─▒m. Bu ├žal─▒┼čmalar─▒m─▒zdan sonra ortaya bir ele┼čtirmen taraf─▒m─▒z ├ž─▒km─▒┼č m─▒d─▒r? Bilmiyorum. Emin olmad─▒─č─▒m bir ┼čeyin duygusunu da ifade edemem.

  1. T├╝rk edebiyat─▒nda roman, ger├žekten hik├óyenin ilerisinde mi duruyor edebiyat─▒m─▒zda hocam, ├Âyk├╝ romandan ├Ânce bir basamak m─▒ g├Âr├╝l├╝yor?

─░kincisinden ba┼člayay─▒m: Bendeniz ├Âyk├╝n├╝n roman i├žin bir basamak oldu─ču kanaatinde de─čilim. Bunu yaz─▒sal ser├╝venimde de teyit ettim san─▒yorum. ─░lkin hik├óye kitaplar─▒ ne┼črettim; fakat bir roman yazd─▒ktan sonra tekrar hik├óye kitab─▒ (ZongoÔÇÖnun De─čirmeni) yay─▒mlad─▒m. Hani bir s├Âz vard─▒r: Aramakla bulunmaz; ama bulanlar arayanlard─▒r. Bir hik├óye kitab─▒ yazmadan roman yaz─▒lmaz diye bir ┼čey yok; fakat romanc─▒lar genellikle ilkin hik├óye yazm─▒┼člard─▒r. O kan─▒ya oradan var─▒l─▒yor. Bu, ├Âyk├╝n├╝n roman─▒n basama─č─▒ oldu─ču anlam─▒na gelmiyor. Belki ┼č├Âyle denebilir: ├ľyk├╝, roman yazmay─▒ daha da kolayla┼čt─▒r─▒yor, yazma deneyiminde en zor e┼čik a┼č─▒lm─▒┼č oluyor. Burada bir paradoks var: ├ľyk├╝ yazmak roman yazmaktan daha zordur. ├ľyk├╝n├╝n kabul etmedi─či bir├žok ayr─▒nt─▒y─▒ roman, i├ž b├╝t├╝nl├╝─č├╝ i├žinde hazmeder. Bu ┼čuna benziyor: B├╝y├╝k sularda kir bar─▒nmaz. Olsa da g├Âr├╝nmez. Romanda en zor e┼čik kurgu ve kurguda ki┼čilerin rol da─č─▒l─▒m─▒d─▒r.

Di─čer sorunuza gelince; bu konu da ├Âzel bir oturumda tart─▒┼č─▒lmas─▒ gereken bir konudur. Bize g├Âre roman, hik├óyenin h├ól├ó ilerisindedir. Bu neden b├Âyledir? (Bu ÔÇťileriÔÇŁ kelimesinin ┬ába─člam─▒n─▒ ÔÇťde─čer-k─▒ymetÔÇŁ┬á olarak de─čil ÔÇťkonum, geldi─či yerÔÇŁ ┬áolarak belirledi─čimi ├Âzellikle belirtmeliyim. San─▒yorum, siz de bu ba─člamda kulland─▒n─▒z.) Bunun a├ž─▒k g├Âstergesi hik├óye ve roman kitaplar─▒ndaki sat─▒┼č rakamlar─▒ ve taraflar─▒n okurlar─▒ aras─▒ndaki a├ž─▒k ara oransal farkt─▒r. Yay─▒nevleri bir roman─▒ yay─▒mlamak i├žin bir kere d├╝┼č├╝n├╝rler ise bir hik├óye kitab─▒n─▒ yay─▒mlamak i├žin iki kere d├╝┼č├╝n├╝rler. Bu yeterince a├ž─▒klay─▒c─▒d─▒r san─▒yorum.

  1. Hocam, postmodernizm edebiyat─▒m─▒zda neleri de─či┼čtirdi, postmodernizm ve ├Âyk├╝de yeni teknikler i├žin ne d├╝┼č├╝n├╝yorsunuz?

─░nsan─▒n f─▒trat─▒nda yeni olan her ┼čeye ilgi vard─▒r. Bu sanatk├ór ruhlarda bilhassa b├Âyledir. Baz─▒ ┼čeyler vard─▒r; verimlilik s├╝releri k─▒r─▒lgand─▒r: ├çabuk so─čur veya eskirler. Bu bir nesne ise hava ile temas ettirir etmez kullanman─▒z gerekir, yiyecek ise s─▒cak ve taze kullan─▒rsan─▒z tad─▒na varabilirsiniz ve g─▒das─▒n─▒ alabilirsiniz onlar─▒n. Maddede grafit, s├╝l├╝syon t├╝r├╝ yap─▒┼čt─▒r─▒c─▒lar; yiyeceklerde sucuk, bal─▒k, yumurta gibi yiyecekler b├Âyledir. Yeni olan her ┼čey bir r├╝zg├ór estirir. ÔÇśR├╝zg├ór estirmeÔÇÖnin ba─člam─▒nda ÔÇťkendini dayatmakÔÇŁ da vard─▒r. Postmodernizm dedi─čimiz ┼čey bir sanat dal─▒ de─čil bir y├Ântemdir; hatta bir y├Ântem eklentisidir. Her yeni olan gibi bu y├Ântemin de gelinen ┼čartlarda kendisini dayatmak gibi bir karakteri de vard─▒r. Sadece resim, mimarl─▒k ve edebiyatta de─čil ba┼čka alanlarda da etkin olan bir y├Ântemdir bu. Mesela sava┼člar bile postmodern ┼čimdi. ├ťlkeler birbirleriyle do─črudan sava┼čm─▒yorlar art─▒k ┼čimdilerde. ├ľnce zemini haz─▒rl─▒yorlar sonra o zemine uygun kullan─▒┼čl─▒ sava┼č aparatlar─▒ (ter├Âr ├Ârg├╝tleri) yap─▒yorlar, sonra o aparatlar─▒ birbiriyle toku┼čturuyorlar. Sava┼č sonras─▒nda masaya aparatlar de─čil devletler oturuyor. Edebiyata gelirsekÔÇŽ Postmodern y├Ântemler 1970ÔÇÖlerde somutla┼čm─▒┼čsa da bu y├Ânteme ili┼čkin ├žal─▒┼čmalar II. D├╝nya Sava┼č─▒ sonralar─▒na, 40ÔÇÖlara uzan─▒yor. Bu ┼č├Âyle geli┼čti: O sava┼č, modernitenin sorgulanmas─▒n─▒ g├╝ndeme getirdi. Auschwitz-Birkenau kamplar─▒nda ya┼čananlar d├Ânemin d├╝┼č├╝nen kafalar─▒n─▒ bireyin davran─▒┼člar─▒n─▒ sorgulamaya g├Ât├╝rd├╝. ─░nsanlar─▒n, kendilerine alan a├žmak i├žin ÔÇť├ÂtekiniÔÇŁ canavarca hislerle yok etmeleri medeniyet ad─▒na yap─▒lm─▒┼čt─▒. Bunu bizde ilk adland─▒ran -o tarihten ├žeyrek y├╝zy─▒l ├Ânce- m├╝nevverlerden biridir Mehmet Akif (ÔÇťtek di┼či kalm─▒┼č canavarÔÇŁ). Uzatmayal─▒m; postmodern y├Ântemler modernitenin verilerini ya alaya, ya da ask─▒ya ald─▒. Bundan en ├žok etkilenen ├Âzne oldu. ├ľzne kendini (sanki bir yerlerden zarar gelmemesi i├žin) saklad─▒ ve yer yer silikle┼čti. Bunu bir eksiltme olarak saysak bile getirileri daha fazla oldu postmodernizmin: ─░nsan─▒n ke┼čfine ili┼čkin yolculu─čumuzu daha ┼čenlikli h├óle getirdi. ─░mgelerin nesnelerle ili┼čkisini renklendirdi. Merkezi par├žalad─▒ ve dili metnin merkezine yerle┼čtirdi (ÔÇťinsan dili kadar vard─▒rÔÇŁ Wittgenstein). Bununla, dilin imk├ónlar─▒n─▒ sonuna kadar kullanmay─▒ kam├ž─▒lad─▒. Her ┼čeyden bir ┼čey elde edilebilece─čini hat─▒rlatt─▒. BergsonÔÇÖa selam g├Ândererek sezgiyi y├╝celtti, anlam─▒n ve anlat─▒m─▒n ├žo─čalmas─▒ ile anlat─▒c─▒n─▒n manevra alan─▒n─▒ geni┼čletti. Anlam, ├Âzne, varl─▒k, bilin├ž gibi kavramlar etraf─▒nda derinlemesine d├╝┼č├╝nmeye sevk etti bizi. Bunlar ├žok ├Ânemli ┼čeyler.

Modernizmin de─čer yarg─▒lar─▒ (sipari┼č tarih, ┬ák├╝lt-totemik adamlar, t├╝ketmek, temell├╝k, ula┼čmak, kazan├ž vb.) postmodernizmin at─▒┼č poligonunda hedef h├óline geldi. Bunlar─▒n edebiyata yans─▒mas─▒ ka├ž─▒n─▒lmazd─▒. Postmodernizmin tarihselli─či de─čil sundu─ču veriler ilgilendiriyor ┼čahsen beni. Buna g├Âre; hi├žbir ┼čey g├Âr├╝nd├╝─č├╝ gibi de─čildir; dolay─▒s─▒yla anlam da tek ve ├ževrelenmi┼č de─čildir. Hakikat, onu arayanlar─▒n say─▒s─▒ kadard─▒r. Biz, d├╝nyay─▒ ÔÇś├╝zerine do─čdu─čumuz, bir s├╝re orada ya┼čad─▒ktan sonra terk etti─čimiz, evrende bir yer yuvarla─č─▒ÔÇÖ olarak biliyorduk; fakat Kitap ├žok farkl─▒ bir ┼čey s├Âyl├╝yor ve ondan ÔÇťlaibÔÇŁ (oyun) diye s├Âz ediyor. Buradan bak─▒nca diyebiliriz ki hayat─▒n kendisi bile bir kurmacad─▒r. ─░mdi; edebiyata ÔÇťger├žeklikle ili┼čki kurmaÔÇŁ i┼člevi y├╝kleyen Sartre, KitapÔÇÖ─▒n metonimik bir yakla┼č─▒mla imledi─či bu evrensel do─črunun fark─▒na vard─▒ ise onu sadece alk─▒┼člamak gerekir. ─░mgeye nesneyi de─či┼čtirme i┼člevi y├╝kleyen LevinasÔÇÖ─▒, metinde anlam yal─▒nkat de─čildir diyen DerridaÔÇÖy─▒ elbette alk─▒┼člar─▒m. Postmodernizmin sunduklar─▒n─▒n ├žo─ču bizim hi├ž de yabanc─▒s─▒ olmad─▒─č─▒m─▒z ┼čeylerdir. Mesela bu y├Ântemin s─▒k├ža yararland─▒─č─▒ simgelere, mitolojiye, efsanelere, mistisizme, fanteziye a├ž─▒l─▒mlar, mesnevilerimizde zaten kullan─▒lm─▒┼č bir kanal idi. Bir vesileyle de─činmi┼čtim; postmodernistlerin ├Ânemli temalar─▒ndan biri olan ÔÇťkendine yabanc─▒la┼čmaÔÇŁ ve ÔÇťba┼čkala┼č─▒mÔÇŁ (deconstr├╝ktion) temas─▒n─▒ ┼×eyhi, KafkaÔÇÖdan 500 y─▒l ├Ânce kullanm─▒┼čt─▒ (H├órn├óme). ÔÇťBir ser├ženin bir kartal─▒ sallay─▒p yere vurdu─čunu, ├╝stelik tozunu da g├Ârd├╝─č├╝n├╝ÔÇŁ s├Âyleyen Yunus bize g├Ârd├╝klerimizin arkas─▒na bakmay─▒ ├Â─čretmi┼čti zaten. Dahas─▒ var: Varl─▒k bilinci bizim temel kaynaklar─▒m─▒zda (Hay bin Yakzan) y├╝zy─▒llar ├Ânce i┼členmi┼čti. Bize g├Âz├╝n de─čil bilincin g├Ârd├╝klerini i┼čaret eden HusserlÔÇÖin fenomenolojide dile getirdi─či hususlar, Beyt├╝ÔÇÖl-HikmeÔÇÖde (8.yy), ─░hvan-─▒ Safa meclislerinde (10.yy) y├╝zy─▒llar ├Ânce konu┼čulmu┼č ve tart─▒┼č─▒lm─▒┼čt─▒ vb. ┼×imdi bu dediklerim hamaset mi yoksa unutulan ve atlanan─▒ hat─▒rlatmak m─▒? Edebiyat bize unutulanlar─▒, atlananlar─▒, g├Âzden ka├žanlar─▒, savsaklananlar─▒ hat─▒rlat─▒r. Bu m├╝lahazalarla bendeniz postmodernizmin verilerinden yararlan─▒lmas─▒nda hi├žbir sak─▒nca g├Ârm├╝yorum. Postmodernizm anlam─▒n H─▒z─▒rÔÇÖ─▒ da de─čildir, bir aray─▒┼č s├╝recidir. Bakars─▒n─▒z yerini metamodernizme terk eder. Nitekim postmodernizmi; bir kutsal─▒ olmamas─▒, anlam─▒ dinamitlemesi, merkezi yok etmesi, modernizmin i├že b├╝z├╝lm├╝┼č h├óli olmas─▒ g├Âr├╝nt├╝s├╝ (J. F. Lyotard), ÔÇť┼čiddetli bir patlama ile i├že d├Ân├╝k ├ž├Âk├╝┼č s├╝reciÔÇŁ (J. Baudrillard) vb. bak─▒mlardan ele┼čtirenler t├╝m├╝yle haks─▒z da de─čildirler.┬á ─░lgin├žtir; bu ele┼čtirileri getirenler y├Ântemi bizzat kullananlard─▒r; hatta Lyotard gibi ├Ânc├╝ konumundad─▒rlar.

S├Âz├╝n ├Âz├╝; bu veriler, sanat├ž─▒n─▒n manevra alan─▒n─▒ ve anlatma imk├ónlar─▒n─▒ ├žo─čalt─▒yor. ─░tiraz─▒m sadece denetimsiz ÔÇťatlamalarad─▒r. ÔÇťBat─▒ya ├Âyk├╝nmeÔÇŁ gibi su├žlamalarla bir imk├ón─▒n ├╝zerini kapatma giri┼čimlerini ise ucuz bir yaftalama yolu olarak g├Âr├╝yorum. Her yeni olan─▒n kendi i├žinde ta┼č─▒d─▒─č─▒ riskler, bu y├Ântemde de var ku┼čkusuz ve dikkatli ve denetimli olunmas─▒, geli┼čig├╝zelden ve zorlamalardan ka├ž─▒n─▒lmas─▒ gerekiyor.

  1. ├ľzellikle ├Âyk├╝de grupla┼čmalar, adam kay─▒rmalar, ├žetelerden ├žok bahsedilmekte. Bu konuda ne d├╝┼č├╝n├╝yorsunuz?

Bu konu, izleyen soruda (9. soru) ├Ânemli ├Âl├ž├╝de cevapland─▒─č─▒ i├žin tekrar olmamas─▒ bak─▒m─▒ndan oraya m├╝racaat edilmesini isteyece─čim.

  1. Semih G├╝m├╝┼č mesela bir ├Âyk├╝ ele┼čtirmeni, fakat onlarca ├Âyk├╝c├╝ aras─▒nda ├Ârne─čin usta ├Âyk├╝c├╝ Mustafa KutluÔÇÖdan bahsetmez. Yazar─▒n ideolojilerle ba─č─▒ olmal─▒ m─▒, kampla┼čmalar hakk─▒nda ne d├╝┼č├╝n├╝yorsunuz?

Bendeniz yazar─▒n bir d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝, e┼čyay─▒ alg─▒lama ve yorumlama bi├žimi olmas─▒ gerekti─čini d├╝┼č├╝n├╝yorum. Bunun ideoloji kelimesi ile kar┼č─▒lanmas─▒n─▒ istemem. ─░deolojilerin -istisnas─▒z- kapanlar─▒ vard─▒r, rozetleri vard─▒r, sloganlar─▒ vard─▒r, cemaatleri ve m├╝ritleri vard─▒r. Problem, ideolojinin, ahtapot karakteridir, yani; alan─▒na girenlerin sanatsal ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ y├Âr├╝ngesine ├žekerek onlar─▒ cemaatle┼čtirmesidir. Bu gibi yap─▒lardan beriyim. Bize g├Âre sanat, merkezi mill├« olan fakat evrensel olana do─čru a├ž─▒lan pergel gibidir. Bir dergi ├ž─▒karsayd─▒m i├žinde b├╝t├╝n k├╝melerin yer almas─▒n─▒ isterdim. Sahan─▒n kendi i├ž ger├že─činde ├Âyle bir ┼čey yok tabii. Kampla┼čmalar sadece o tarafta de─čil bu tarafta da var. Sanat, kendisi ile me┼čgul olanlar─▒n bak─▒┼č a├ž─▒lar─▒n─▒ geni┼čletir. Bu olam─▒yorsa yani bak─▒┼č a├ž─▒lar─▒ daral─▒yorsa orada sanat─▒n sundu─ču ikramlardan nasiplenememekten (sizin ifadenizle kampla┼čmadan) s├Âz edilebilir. Kendi varl─▒─č─▒n─▒ ba┼čkas─▒n─▒n yoklu─čuna ba─člama bir Kabil ahlak─▒d─▒r. ÔÇťVarl─▒─č─▒n temelinde ontolojinin de─čil etik olan─▒n bulundu─čunuÔÇŁ savunan LevinasÔÇÖa kat─▒l─▒yorum: ÔÇťBa┼čkas─▒ÔÇŁ fenomen de─čil muammad─▒r.

Kendimi hayat─▒m─▒n hi├žbir a┼čamas─▒nda bir toplulu─čun par├žas─▒ veya vazge├žilmez ├╝yesi olarak g├Ârmedim. Bunu art─▒ bir de─čer olarak ifade ediyor de─čilim, duru┼čumu ifade i├žin diyorum. Keza kendimi kollar─▒n─▒ yan─▒na yap─▒┼čt─▒rm─▒┼č hi├žbir derginin, edebiyat cemaatinin veya kanonik yap─▒n─▒n ÔÇťi├žindeÔÇŁ g├Ârm├╝yorum. Bununla b├╝t├╝n dergileri bu yap─▒da g├Âr├╝yor de─čilim, dergileri k├╝├ž├╝ms├╝yor hi├ž de─čilim. Tam tersine, kollar─▒n─▒ a├ž─▒k b─▒rakabilen dergilerin ├žok ├Ânemli bir i┼člevi yerine getirdiklerini d├╝┼č├╝n├╝yorum. Edebiyat─▒n ve sanat─▒n nefesini az say─▒daki edebiyatsevere ula┼čt─▒rmak ├Âyle kolay bir i┼č de─čildir.

  1. Edebiyatta usta-├ž─▒rak ili┼čkisi i├žin neler s├Âylemek istersiniz?

Sorunuz yarat─▒c─▒ yazarl─▒k at├Âlyelerini akla getiriyor. Bu at├Âlyelerde bendeniz de ders verdim. Yazar olman─▒n yolu yazarl─▒k at├Âlyelerinden ge├žiyor de─čildir. Bununla buralardaki ├žal─▒┼čmalar─▒ hafife al─▒yor de─čilim. ┬áYazar aday─▒n─▒n sadece kolundan tutar at├Âlyeler diyorum. Yazarl─▒k bir ilgi ve e─čilim meselesidir. Yarat─▒c─▒ yazarl─▒─č─▒ ilahi bir vergiye ba─člayanlar─▒ t├╝m├╝yle reddetmem. ├çaba ilk ┼čartt─▒r fakat okumaya ilginiz yok ise, kuma┼č─▒n─▒za bu iplik dokunmam─▒┼čsa ├žaba ile onu elde edemezsiniz. Bug├╝n “yarat─▒c─▒ azarl─▒k at├Âlyesi” denen sistem eskiden de vard─▒; fakat mesleklerdeki gibi ├ž─▒rak+kalfa+usta a┼čamalar─▒ndan ge├žiliyordu. Dahas─▒ bire bir ve ├╝cretsiz idi. Bu yolla: Zat├« Bak├«’yi; Flaubert Maupassant’─▒; Pu┼čkin Gogol’u; Naz─▒m Orhan Kemal’i Y. Kemal Tanp─▒nar’─▒ yeti┼čtirdi. Bendeniz bu sonuncu yolu benimseyenlerdenim.

  1. ÔÇśBana Hik├óye Anlat/maÔÇÖ da gen├ž ├Âyk├╝c├╝lere yazd─▒─č─▒n─▒z mektuplar da var. ├ľyk├╝ye heves eden gen├žlere tavsiyeleriniz nelerdir?

─░. Calvino g├╝zel ├Âzetlemi┼č: ÔÇťKlasikler her okundu─čunda bize yeni ┼čeyler veren metinlerdir.ÔÇŁ ─░lkin hik├óye gelene─čimizin kaynaklar─▒n─▒; Dede Korkut hik├óyelerini, halk hik├óyelerini, mesnevileri hatta Klasik T├╝rk ┼čiirini; sonra modern hik├óye d├Âneminde bu t├╝rde ├╝retilmi┼č ba┼čar─▒l─▒ eserleri okumakÔÇŽ

  1. Hocam, ayn─▒ zamanda ├Âyk├╝ ele┼čtirileri de yaz─▒yor, ├Âyk├╝y├╝ yak─▒ndan takip ediyorsunuz. D├╝nya ve T├╝rk edebiyat─▒nda okuyucular─▒m─▒za sal─▒k verdi─činiz isimler kimlerdir?

T├╝rk Edebiyat─▒ndan: A. H. Tanp─▒nar, S. F. ┬áAbas─▒yan─▒k, M.┼×. Esendal, H. Taner, T. Bu─čra, R. H. ┬áKaray, S. Ali, V├╝sÔÇÖat O. Bener, O─čuz Atay, Ferit Edg├╝, Tomris Uyar, Bilge Karasu; R. ├ľzden├Âren, Mustafa Kutlu, Ayfer Tun├ž, Sevim Burak, Murat G├╝lsoy, Cemil Kavuk├žu, H. Ali Topta┼č, Ethem Baran, Sema KaygusuzÔÇŽ

D├╝nya Edebiyat─▒ndan (Roman-├Âyk├╝): A. ├çehov, N. V. Gogol, F. M. Dostoyevski, V. Nabakov; F. Kafka, V. Woolf, J. Borges, G. G. Marquez, C. Pavese, J. Baudrillard, M. Foucault, U. Eco, I. Calvino, B. Schulz, W. BorchertM. Proust, J. Cortazar, H. Murakami, T.S. Eliot, J. Joyce, W. Faulkner, S. Zweig (ZweigÔÇÖten her t├╝r okunmal─▒d─▒r), Sad─▒k HidayetÔÇŽ 20 Ekim 2019.
__________________________________________________
Bu s├Âyle┼či, Temmuz Dergisi Aral─▒k 2019, 38ÔÇÖnci say─▒s─▒nda yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r.