DA─× ├ľYK├ťLER─░ /9+1=10 k─▒sa ├Âyk├╝ /tam metin

1
Koca Da─č

Adam koyunlar─▒n─▒ ald─▒, Koca Da─čÔÇÖ─▒n yamac─▒na g├Ât├╝rd├╝.

Koca Da─ča seslendi:

Ey Koca Da─č! Koyunlar─▒ma mukayyet olur musun, dedi; az i┼čim var, onlara yeni otlak alanlar─▒ tespit edip d├Ânece─čim, dedi.

Da─č dedi: Koyunlar─▒n─▒ bana b─▒rakma, kurda mukayyet olamam; ├╝stelik sis de var. Bilirsin kurtlar sisi sever. Hi├ž olmazsa sis da─č─▒ls─▒n ├Âyle git.

Sisin ne zaman da─č─▒laca─č─▒n─▒ bilemem kiÔÇŽ

├çok aceleci bir varl─▒ks─▒n. Bu acelecili─čin senin ba┼č─▒na ne i┼čler a├žt─▒, yine ak─▒llanmad─▒n.

Acelecili─čimi ben se├žmedim, varl─▒─č─▒ma i┼členmi┼č o, ne yapabilirim?

Mazeret ├╝retmekte ├žok ustas─▒n, koyunlar─▒na yeni otlak alanlar─▒ aramay─▒ se├žen ben de─čilim.

Sen koskoca da─čs─▒n, kurt nedir ki senin heybetinin yan─▒nda, dedi bu kez adam.

─░┼čine gelmeyen durumlarda hemen konuyu sapt─▒r─▒rs─▒n, dedi da─č ve devam etti:

Evet, heybetim b├╝y├╝kt├╝r lakin ac─▒kan bir canl─▒n─▒n a├žl─▒─č─▒ benden daha heybetlidir: Kurda mukayyet olamam. Adam dedi:

Kurt senin ba─čr─▒nda bar─▒n─▒yor, sana muhta├žt─▒r, ona s├Âz├╝n ge├žmez mi? dedi. Da─č s├Âz ald─▒: Ba─čr─▒mda koyunlar da var, kuzular da; s─▒├žanlar da var y─▒lanlar da. Hepsi benim dostlar─▒m. Dostlar─▒ma tayin edilen r─▒z─▒k heybetimden daha g├╝├žl├╝d├╝r. S├Âz├╝ s├╝nd├╝rme; tedbirini al ├Âyle git, dedi.

2

Bulu┼čma

├ť├ž kafadar, k─▒rsalda, gecenin k├Âr karanl─▒─č─▒nda ├╝├ž maddelik bir g├╝ndemle bulu┼čtular.

Bulu┼čtuklar─▒ yerde ├Ânceden s├Âz kestikleri ki┼čileri bekleyeceklerdi.

Bekledikleri adamlar gelinceye kadar, kamu i├žinde konu┼čamad─▒klar─▒ ├Âzel bir konuyu aralar─▒nda konu┼čacaklar, uygun bir zamanda eyleme ge├žmek ├╝zere karar alacaklard─▒.

S├Âzleri t├╝kenince karanl─▒kta birbirlerine bak─▒┼čt─▒lar fakat bir k─▒m─▒lt─▒ bile g├Âremediler.

Bu a┼čamada adamlardan biri dedi:

Bug├╝n de gelmediler.

D├╝n de gelmemi┼člerdi, dedi ├Âteki adam.

├ľteki, se├žip belirledi─či karanl─▒─ča do─čru bakt─▒ fakat bakt─▒─č─▒ yerde o da sadece karanl─▒─č─▒ g├Ârd├╝. Bu ikinci adam, karanl─▒─č─▒n i├žinde oldu─čundan emin olsa da arkada┼č─▒n─▒n orada tam olarak nerede oldu─čunu ve o s─▒rada ne yapt─▒─č─▒n─▒ se├žmeye ├žal─▒┼čt─▒. S├Âz geli┼či elleri cebinde olabilirdi, burnunu ka┼č─▒yor veya yere bak─▒yor olabilirdi kar┼č─▒s─▒ndaki adam. G├Âzlerinde ├Âfke mi karars─▒zl─▒k m─▒, bitkinlik mi vard─▒ acaba? Bunlar─▒ merak etti.

Adam─▒n yerini, yakla┼č─▒k olarak nefesinden belirlemi┼čti. Bu kez zihnindeki karart─▒n─▒n ayakta m─▒ ├ž├Âmelmi┼č mi oldu─čunu anlamaya ├žal─▒┼čt─▒. Adam─▒n ald─▒─č─▒ konumu, konu┼čtu─čunda sesini takip ederek belirleyebilece─čini d├╝┼č├╝nd├╝. Bu belirlemeyi yapmak i├žin onu konu┼čturdu:

Y├Ân├╝n├╝, ├╝├ž├╝nc├╝ adam─▒n bulundu─čunu varsayd─▒─č─▒ tarafa d├Ânerek ÔÇťate┼čin var m─▒? dedi karanl─▒─ča.

Var, dedi ├╝├ž├╝nc├╝ adam; lakin burada ate┼č yakmam─▒z do─čru olmaz, d├╝┼čman yerimizi belirler.

─░kinci adam, sesin geldi─či yere bakt─▒ ve onun ├ž├Âmelmi┼č oldu─čunu duyumsad─▒.

─░lk konu┼čan adam da ├╝├ž├╝nc├╝ sesin konumunu belirlemi┼čti. O da ├ž├Âmeldi:

Gelmeyenleri ni├žin bekliyoruz? dedi

─░kinci adam, bulmak i├žin aramak ve gerekti─činde beklemek gerek, dedi.

Beklemekle adam bulunmaz. Gelmeyecek olan, bekleyenlere de beklemeyenlere de gelmez dedi ├╝├ž├╝nc├╝ adam.

Adamlardan biri k─▒m─▒ldad─▒. ─░lk adam, kimin k─▒m─▒ldad─▒─č─▒n─▒ ay─▒rt etmeye ├žal─▒┼čt─▒; sesin geldi─či yere bakt─▒; bakt─▒─č─▒ yerde karanl─▒ktan yap─▒lm─▒┼č dikili bir k├╝t├╝k g├Ârd├╝─č├╝n├╝ duyumsad─▒.

Gelmeyecek olanlar─▒ bekleyip duruyoruz, dedi.

─░kinci ses, yerini tekrar k─▒m─▒lt─▒ya b─▒rakt─▒.

K─▒m─▒lt─▒, ├Âks├╝rd├╝ ve karanl─▒─ča do─čru s├Âvd├╝.

Karanl─▒─ča s├Âvmekle beklediklerimize ula┼čamay─▒z, dedi ├╝├ž├╝nc├╝ ses.

Derken ay, da─č─▒n arkas─▒ndan y├╝kselmeye ba┼člad─▒.

Ay─▒n ilk ─▒┼č─▒klar─▒yla ├╝├ž├╝nc├╝ sesin aya─ča kalkt─▒─č─▒ anla┼č─▒ld─▒.

─░ki arkada┼č─▒ da ona bakt─▒; o ise aya bak─▒yordu.

Bekledi─čimiz yer, gelecek olanlar─▒n u─čra─č─▒ de─čil, yanl─▒┼č yerde bekliyoruz, dedi.

─░kinci ses, son konu┼čan─▒n bakt─▒─č─▒ tarafa bakt─▒. Sonra di─čeri de ona kat─▒ld─▒.

┼×imdi ├╝├ž├╝ de ├╝├ž├╝ ayn─▒ y├Âne bak─▒yordu.

Ay y├╝kselmeye devam ediyordu.

3

┬á├ço─čul Yaln─▒zl─▒k

Adam da─čdan d├Ânerken, yolda b├╝y├╝k├že bir tepenin ├╝zerinde, bak─▒ld─▒─č─▒nda her yerden g├Âr├╝lebilecek bir yerde tek ba┼č─▒na ya┼čayan kocam─▒┼č bir a─ča├ž g├Ârd├╝. Oraya var─▒p dibinde soluklanmak istedi a─čac─▒n.

G├Âlgesine oturunca maceras─▒n─▒ da merak etti. Sordu:

Neden tek ba┼č─▒na ya┼č─▒yorsun; kimin kimsen yok mu? dedi.

Varl─▒─č─▒m kimÔÇÖim; yaln─▒zl─▒─č─▒m da kimseÔÇÖm olur. Onlar─▒n varl─▒─č─▒ yetiyor bana.

ÔÇťOnlar─▒n dedin?ÔÇŁ diye sordu adam ses tonunu soru c├╝mlesine y├╝kleyerek.

Evet, onlar─▒n, dedi a─ča├ž.

Nas─▒l yani, dedi adam, yaln─▒zl─▒k ├žo─čul olur mu?

Benim yaln─▒zl─▒─č─▒m ├žo─čul.

Yani sen tek ba┼č─▒na de─čil misin?

De─čilim, etraf─▒mda da─č ├ži├žekleri, eteklerimde ├žay─▒rlar var; g├╝nd├╝zleri g├╝ne┼č, ku┼člar; geceleri ay, y─▒ld─▒zlar; sonra yaln─▒z gezen kurtlar var; yan─▒mdan varl─▒─č─▒ hi├ž eksilmeyen r├╝zg├ór var; ya─čmurlar gelir s─▒k s─▒k ziyaret ederler sonra, k─▒┼člar─▒ kar gelirÔÇŽ

Ne ├žokmu┼č, dedi adam, bunu d├╝┼č├╝nmemi┼čtim. Peki, korkmuyor musun? diye ekledi.

Hay─▒r, dedi a─ča├ž, kimden korkay─▒m?

Kas─▒rgalar, tayfunlar, kar f─▒rt─▒nalar─▒, tipiler, daha fecisi de y─▒ld─▒r─▒mlarÔÇŽ Bunlardan daha tehlikeli olan─▒ da zaman, diye ekledi adam. Zaman her ┼čeyi t├╝ketir, eritir darmada─č─▒n eder. B├╝t├╝n bunlardan korkmuyor musun?

Zaman ecelimdir; ama onunla dostlu─čum kimsenin tahmin edemedi─činden daha derindir. Diyebilirim ki en sahici dostum eceldir, yani zamand─▒r ve zaman bana k├Ât├╝l├╝k yapanlar─▒n yan─▒na b─▒rakmaz yapt─▒klar─▒n─▒; bana zulmedenlerden ├Âc├╝m├╝ mutlaka al─▒r; ama onlar bunu hi├ž fark edemezler. Yine de korkmam gerekirse zamandan veya tabiattan de─čil insanlardan korkar─▒m, as─▒l tehlike insanlard─▒r.

Mesela dedi adam, hoyrat bir ├žoban─▒n baltas─▒ m─▒, demek istiyorsun?

Evet, dedi a─ča├ž, o da oldu; biri re├žine elde etmek i├žin yonttu g├Âvdemi, bir di─čeri sevdi─činin ismini kaz─▒d─▒ y─▒llar ├Ânce; tam yirmi y─▒l o yaralar─▒ onarmak i├žin u─čra┼čt─▒m. Bir ba┼čkas─▒ damarlar─▒mdan en g├╝├žl├╝ olan─▒n ├╝zerinde ate┼č yakt─▒; hesab─▒, g├Âvdemde oyuk a├ž─▒p dar ve ├žetin zamanlar─▒nda a├žt─▒─č─▒ oyu─ču saklan─▒p korunabilece─či bir in olarak kullanmakt─▒. ├ťzerimde o hesab─▒ yapan adam d├╝┼č├╝nd├╝klerini ger├žekle┼čtiremeden gitti. Budanm─▒┼č kal─▒n kollar─▒mdan h─▒zara ├žekilen tahtalar mezar─▒na payanda oldu ama o bunu hi├ž g├Âremedi. Ondan gelen nesilleri de onlardan sonrakiler de b├Âyle gittiler. Geceleri kurtlar─▒n ini oldu o oyuk. ┼×imdi o oyukta kurtlar, bazen ay─▒lar, bazen di─čer hayvanlar yolda┼č─▒m olur geceleri.

Anlayaca─č─▒n ben hi├ž yaln─▒z de─čilim.

4

G├Âlgeler ├ť┼č├╝r m├╝?

Adam, yine ulu ve yaln─▒z ya┼čayan o a─čac─▒n g├Âlgesinde, s─▒rt─▒n─▒ ona yaslam─▒┼č h├ólde uzaklara bak─▒yordu. Yapraklar a─čac─▒n v├╝cudunu bir elbise olarak boydan boya s─▒ms─▒k─▒ ├Ârtm├╝┼čt├╝. O s─▒rada g├╝ne┼č de yapraklar─▒ aras─▒ndan bulabildi─či bo┼čluklardan girerek r├╝zg├ór e┼čli─činde g├Âlgeyle oyna┼č─▒yordu dibinde.

Biri geldi, selam verdi.

Bu a─ča├ž, dedi gelen adam, burada y─▒llard─▒r b├Âyle gelip gidenlere g├Âlgelik eder; ├Âyle ki g├Âlgesinin ┼č├Âhreti kendisini ge├žmi┼čtir; ama yine de g├Âlge g├Âlgeli─čini a─čaca bor├žludur.

Do─črudur, dedi koca g├Âvdeye yaslanm─▒┼č adam, g├Âlge a─ča├žtan, a─ča├ž g├Âlgeden ayr─▒ d├╝┼č├╝n├╝lemez. G├Âr├╝n├╝rde g├Âlgenin bir can─▒ yoktur; ama b├╝t├╝n g├Âlgeler sahipleriyle birlikte ya┼čar. Bu ┼ču anlama da gelir: Hi├žbir a─ča├ž yaln─▒z de─čildir ve b├╝t├╝n g├Âlgelerin bir can─▒ vard─▒r.

G├Âlgelerin nas─▒l can─▒ olabilir? dedi gelen adam: G├Âlgeler ├╝┼č├╝mez, eskimez, ya┼članmaz veya ├Âlmezler. Dahas─▒ a─čaca vurulan hoyrat bir baltadan g├Âlgenin haberi bile olmaz.

Nas─▒l olmaz? dedi, a─čaca yaslanan adam;┬á o hoyrat balta a─čac─▒ devirdi─činde g├Âlge de devrilir. A─ča├ž ya┼čland─▒─č─▒nda g├Âlge de ya┼član─▒r ancak o, a─ča├žtan farkl─▒ olarak ya┼č─▒n─▒ gizler. Nitekim a─ča├ž ├Âld├╝─č├╝nde g├Âlgeler bir s├╝re daha ya┼čamaya devam eder, ba┼č─▒nda n├Âbet tutar sahibinin; ama ├╝z├╝lm├╝┼č, h─▒rpalan─▒p y─▒pranm─▒┼č, eski canl─▒l─▒klar─▒n─▒ yitirmi┼č olarakÔÇŽ A─ča├ž k├╝l oldu─čunda onlar da kaybolurlar.

G├Âlgeler sahipleriyle mukayyettir mi demek istiyorsun?

G├Âlgeler sahipleriyle de─čil ─▒┼č─▒kla mukayyettir.

Ama bu a─čac─▒ hoyrat bir balta gelip de keserse g├Âlge de kesilmi┼č olmaz m─▒? dedi gelen adam ve ekledi: G├Âlge gitti─činde de a─ča├ž varl─▒─č─▒n─▒ s├╝rd├╝r├╝r; ama a─ča├ž gitti─činde g├Âlgeden eser kalmaz, ├Âyle de─čil mi?

Hem ├Âyle hem de─čil.

Bir ┼čey hem ├Âyle hem de─čil, olabilir mi?

Olabilir. ┼×├Âyle: G├Âlgeler a─ča├žla birlikte yok olurlar demedim, kaybolurlar dedim. Bu a─ča├ž k├╝le d├Ân├╝┼čebilir ama yok olmaz; k├╝l olarak ya┼čamaya devam eder. G├Âlgeler de yok olmaz. S├Âz geli┼či bir foto─čraf├ž─▒n─▒n foto─čraf─▒nda ya da y─▒llarca ├Ânce buraya gelip oturanlar─▒n zihinlerinde ya┼čamaya devam edebilir bir g├Âlge; hatta y├╝zy─▒llar ├Âncesinin insanlar─▒ o g├Âlgeyi kendileriyle birlikte mezara ta┼č─▒d─▒lar g├Ârmedin mi? Dahas─▒ da var: G├╝ne┼č bulutlar─▒n arkas─▒na sakland─▒─č─▒nda g├Âlgeler bulutlar─▒n yerdeki g├Âr├╝┼č alan─▒n─▒ ku┼čat─▒r; ama g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ t├╝mden ├žekti─činde bu kez g├Âlgeler saklan─▒r. Esasen bu saklanma bir isim arkas─▒na saklanmad─▒r, yok olma de─čildir. Ba┼čka bir deyi┼čle g├Âlge n├Âbetini geceye devretmi┼č ve onunla ad de─či┼čtirmi┼čtir. Gece ay ├ž─▒k─▒p da g├╝ne┼če vek├óleten g├Âlgelerin imdad─▒na yeti┼čmezse gece boyu g├Âlgeleri g├Âremeyiz; ama bizim g├Âremeyi┼čimiz onlar─▒n yok olduklar─▒n─▒ g├Âstermez; nitekim ay veya g├╝ne┼č ├ž─▒kar ├ž─▒kmaz g├Âlgeler de ├ž─▒k─▒p gelir.

G├Âlge s├Âze girdi.

Hakk─▒mda konu┼čmalar─▒n─▒z─▒ duyuyorum; lakin s├Âyledikleriniz benim ger├že─čimi tam yans─▒tm─▒yor.

Bunu biraz a├žar m─▒s─▒n? dedi a─čaca yaslanm─▒┼č olan adam.

Beni var k─▒lan ─▒┼č─▒─č─▒n varl─▒─č─▒d─▒r; b├╝t├╝n ─▒┼č─▒klar─▒n kayna─č─▒ g├╝ne┼čtir, bu do─čru; lakin g├╝ne┼čin varl─▒─č─▒ yan─▒nda vakte de ba─čl─▒y─▒m ben. Nitekim vakte ba─čl─▒ olarak a─čac─▒n boyu uzamad─▒─č─▒ h├ólde benim boyum uzar, k─▒sal─▒r veya y├Ân├╝m de─či┼čir ve nihayet g├╝ne┼čle birlikte batar ve g├╝ne┼č batt─▒─č─▒ yerden do─čmad─▒k├ža bu b├Âyle s├╝rer. Oysa bu de─či┼čimler a─ča├žta olmaz.

Vakit ve ─▒┼č─▒k, diye m─▒r─▒ldand─▒ a─čaca yaslanm─▒┼č olan adam

Evet dedi g├Âlge, vakit ve ─▒┼č─▒k. Bu ikisi, a─ča├ž ve benÔÇŽ Yani biz d├Ârt ki┼čiyiz. Ara s─▒ra sizlerden ve gelip ge├žen canl─▒lardan ziyaretimize gelenleri de eklerseniz biz hi├ž yaln─▒z de─čiliz deyip sustu g├Âlge.

Gelen adam sordu:

Burada ne yap─▒yorsun, desem g├Âlgede dinlendi─čini s├Âylersin ama sanki dinlenmenin d─▒┼č─▒nda bir i┼čle me┼čgul gibisin.

A─čaca yaslanan adam, dedi:

Burada bu a─čac─▒n g├Âlgesinden nasibimi al─▒yorum.

G├Âlgenin nasibi mi olurmu┼č? dedi, gelen adam.

A─čac─▒n nasibi g├Âlgesine yans─▒m─▒┼čt─▒r. G├Âlgede a─čac─▒n huzuru ve bereketi vard─▒r. Bu nasibi ancak yolcular bilir.

A─ča├ž ve g├Âlgesi ayr─▒ ┼čeyler. Ne ilgisi var?

G├Âlgenin s├Âylediklerinden anla┼č─▒l─▒yor ki bir a─ča├ž kesilirse g├Âlgesi de kesilir; zira g├Âlge a─čac─▒n kendisi de─čilse de onun t├╝m├╝yle d─▒┼č─▒nda da de─čildir, t─▒pk─▒ aynan─▒n i├žindeki sen gibi.

G├Âlgende bana da yer verir misin? dedi gelen adam.

Benim ┼ču anda bir g├Âlgem yoktur; ├ž├╝nk├╝ g├Âlgem a─čac─▒n g├Âlgesinde fani olmu┼čtur. Fakat a─čac─▒n g├Âlgesinde kendine bir yer istersen bunu bana sorman gerekmez ├ž├╝nk├╝ a─ča├ž g├Âlgesini herkese a├žm─▒┼čt─▒r, dedi.

Ben de kendi g├Âlgeme s─▒─č─▒n─▒r─▒m, dedi gelen adam.

G├Âlgende kendine yer bulamazs─▒n. G├Âlgende kendini de g├Âremezsin, t─▒pk─▒ aynada, ayn─▒ anda g├Âz bebeklerinin her ikisini birden g├Âremedi─čin gibi.

Aynada g├Âzlerimi g├Âr├╝yorum, bu yeter.

Aynada g├Ârd├╝─č├╝n senin g├Âzlerin ise aynaya bakan g├Âz kimin?

Bu ├žok sa├žma, dedi gelen adam ve a─čaca yaslanan adama k─▒zd─▒.

Gelen adam, bu k─▒zg─▒nl─▒kla a─čac─▒n g├Âlgesini bir ├žangalla s├╝p├╝rmeye kalk─▒┼čt─▒.

A─ča├ž, g├Âlgesini s├╝p├╝rmeye kalk─▒┼čan adam─▒n h├óline g├╝ld├╝.

A─čaca yaslanan adam dedi: Kendi g├Âlgeni silebilirsen a─čac─▒n g├Âlgesini de silebilirsin. Bir a─čac─▒n g├Âlgesini silebilen bir orman─▒n g├Âlgesini de silebilir. Bunlar─▒ yapabilseydin ve burada benim yerimde olsayd─▒n bu a─čac─▒n g├Âlgesini bana veya buradan gelip ge├žen yolculara satmaya kalk─▒┼čabilirdin.

A─ča├ž, d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝n├╝n bir insan taraf─▒ndan seslendirilmesine a─č─▒z kenar─▒ndan g├╝ld├╝.

O arada bir dev bulut dalgas─▒ geldi, a─ča├žla g├╝ne┼čin aras─▒na girdi.

Az sonra g├╝ne┼č, ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ arzdan ├žekti.

G├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ arzdan ├žekince gece de yer y├╝zeyinin bir b├Âl├╝m├╝n├╝ ├Ârtt├╝.

Orada her yer g├Âlge oldu.

5

Topra─č─▒n Karn─▒n─▒ De┼čen Adam

Adam, kazmay─▒ kald─▒rd─▒ ve topra─č─▒n karn─▒n─▒ yard─▒.

Adam kazmay─▒ indirdi─či anda kazman─▒n ucundan ate┼č ├ž─▒kt─▒; ard─▒ndan da toprak kazmay─▒ ─▒s─▒rd─▒, salmak istemedi.

Ate┼č ve toprak bir araya gelince adam irkildi ilkin, kendisine topraktan bir zarar gelebilece─čini d├╝┼č├╝nd├╝. Sonra adam, az geri ├žekilir gibi yapt─▒ ve anlamaya ├žal─▒┼čt─▒: Ak┼čama do─čru g├Âkten inen ├žiseden dolay─▒ yer y├╝zeyi biraz ─▒slakt─▒, topra─č─▒n kazmay─▒ b─▒rakmak istememesini buna ba─člad─▒ adam.

O arada adam, bir anda be┼č nesneyle kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒n─▒ ay─▒rt etti. Hava, ate┼č, su, toprak ve ta┼č. Ta┼č─▒n ilk d├Ârt nesnenin kab─▒ olabilece─čini d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝ s─▒rada toprak dedi:

Ta┼č, ba─čr─▒mda bir tutkald─▒r, bir direktir, dike├žtir. Onun varl─▒─č─▒ benim duru┼čumu da belirler. A─ča├žlar ve ta┼člar elbisemdir, onlar olmazsa ├ž─▒plak kal─▒r─▒m ve aya─č─▒m kayar, d├╝zenim bozulur, tutunamam, dedi.

Adam topra─ča sordu: Seni kaz─▒yor olmamdan rahats─▒z m─▒s─▒n?

Toprak dedi: Hay─▒r, rahats─▒z de─čilim; fakat benim tek olmad─▒─č─▒m─▒ bilmeni isterim. Ba─čr─▒mda bar─▒nan canl─▒lara zarar vermeden yap i┼čini. ─░nsan soyu y─▒k─▒c─▒l─▒kta ve yapt─▒─č─▒ i┼či ├ž─▒─č─▒r─▒ndan ├ž─▒karmakta ustad─▒r. Bana yanl─▒┼čl─▒k yapma, dedi.

Sana ne t├╝r yanl─▒┼čl─▒k yapmamdan kayg─▒ duyuyorsun? diye sordu adam.

Ba─čr─▒mda saklad─▒─č─▒m hazineleri de─čerlendir ama ihtiyac─▒n─▒n ├╝st├╝nde a├žg├Âzl├╝l├╝k yapma, ya─čmalamaya kalk─▒┼čma; ba─čr─▒mdaki canl─▒lara zulmetme; b├Âceklere, y─▒lanlara, solucanlara bile dokunma, dedi toprak.

Ama benÔÇŽ dedi adam, ben bir solucan─▒ ay─▒rt edemem ki, kazmam bana haber vermez, can─▒na k─▒yabilirim kast─▒m olmadan.

Bu konuda duyarl─▒ olman yeterlidir, dedi toprak.

Peki, ne yaparsam bu senin i├žin a├žg├Âzl├╝l├╝k ya da ya─čmalama olmu┼č olur, s├Âyler misin?

Bana bunu sen mi soruyorsun?┬á dedi toprak, hayretini gizleyemedi. Daha d├╝n hazinelerimi ele ge├žirmek i├žin direklerimi s├Âkmedin mi? S├Âkt├╝n de ne oldu? Yapt─▒─č─▒n─▒n bedelini a─č─▒r ├Âdedin; evini ba┼č─▒na y─▒kt─▒m, ders almad─▒n. Sadece bu da de─čil, varl─▒─č─▒m─▒n bir laboratuvar oldu─čunu ├žok iyi biliyorsun ama bilmezden geliyorsun.

Elementleri mi kastediyorsun?

Bak nas─▒l da biliyorsun: Onlara kendi dilinde tek tek adlar veren, her ge├žen zamanda yenilerini ke┼čfeden sensin ├ž├╝nk├╝ dedi ve ÔÇśbir yanl─▒┼čl─▒k yapmaÔÇÖ diye de ekledi tekrar.

Adam, kazmaya devam etti; pe┼č pe┼če kazmay─▒ indirmeye ba┼člad─▒.

Kazma pot pot ses ├ž─▒kar─▒yordu, o s─▒rada sesin varl─▒─č─▒n─▒ duyumsad─▒.

Anlad─▒: Toprak yaln─▒z de─čildi; bir s├╝r├╝ nesne vard─▒ ├ževresinde.

Toprak suya kanmam─▒┼čt─▒, kazmay─▒ derinliklere indirdik├že kuru ve suya hasret toprakla kar┼č─▒la┼čt─▒. Daha derinlere indi─činde bu kez ba┼čka bir ┼čeyi ay─▒rt etti. Suya hasret g├Âr├╝nen topra─č─▒n derinliklerinde su vard─▒. Adam suya sordu:

Topra─ča neden yolda┼čl─▒k etmiyorsun, yukar─▒ katmanlarda varl─▒─č─▒na hasret b─▒rak─▒yorsun onu. Buradan g├Ânderemez misin? diye sordu. Su dedi:

Benim buradaki varl─▒─č─▒m daha derinlerde akmakta olan nehirlerle ba─člant─▒l─▒d─▒r. Nehirlerin suyu ise -bilirsin ki- g├Âkten gelir. Toprak, ├╝st katmanlar─▒nda susuz kalmamak i├žin ihtiyac─▒n─▒ g├Âkten ister. G├Âk, topra─ča su g├Ândermedik├že benim burada tutunmama imk├ón yoktur.

Adam kazmay─▒ bir daha, bir daha indirdi; topra─č─▒n karn─▒nda kocaman bir yar─▒k a├ž─▒lm─▒┼čt─▒.

Derken bir adam geldi, selam verdi, kolay gele! dedi.

Ne yap─▒yorsun burada, bu kadar derin ├žukur neyine laz─▒m, nedir bu? dedi gelen adam.

Mezar─▒m─▒ haz─▒rl─▒yorum, dedi adam

6

Kervan

Kervan, da─č─▒n ete─činde durup dinlenmeye ├žekilmi┼čti.

Dolunay, bulutlar─▒n aras─▒ndan a─č─▒r a─č─▒r ak─▒p gidiyordu.

Kurtlar ulumaya ba┼člad─▒ ve bir anda ortal─▒k hareketlendi. Kurtlar uluyunca kervandaki hayvanlardan birka├ž─▒ ├╝rkt├╝. O s─▒rada yere d├╝┼čen e┼čyalar─▒n t─▒ng─▒rt─▒s─▒, da─č─▒n yama├žlar─▒na do─čru uzak k├Â┼čelerde yank─▒land─▒.

Kervanda k─▒sa bir tela┼č ve ko┼čturmaca oldu.

Kervan, bu seslerden tedirgin olsa da da─č olanlardan zerre etkilenmemi┼če benziyordu. Da─č y├╝zy─▒llard─▒r da─čd─▒ orada ve belli ki gelen sesler, i├žinde saklad─▒─č─▒ seslerden biriydi onun i├žin. Devrilen e┼čyalar, k─▒r─▒lan testiler, ├╝rken hayvanlar da umurunda de─čildi da─č─▒n.

Sonra anla┼č─▒ld─▒ ki ta┼č─▒nmakta olan de─čerli e┼čyalar─▒n bir k─▒sm─▒ o s─▒rada k─▒r─▒lm─▒┼čt─▒.

Herkes, ÔÇťne olacak ┼čimdi?ÔÇŁ der gibi birbirine bak─▒yordu. B├╝t├╝n bunlar─▒n bir sorumlusu olmal─▒yd─▒. Kervanba┼č─▒, bu durumdan iyice kayg─▒land─▒. Bu olanlara bir sorumlu bulmal─▒yd─▒.

Su├žlu kurtlar m─▒yd─▒, hayvanlar m─▒yd─▒,┬á kervan g├Ârevlileri miydi; yoksa kurtlar─▒ i├žinde bar─▒nd─▒ran da─č m─▒yd─▒? Hastalanan hayvanlardan biri zaten keyfini ka├ž─▒rm─▒┼čt─▒ kervanba┼č─▒n─▒n; ├╝st├╝ne bir de bu olay gelince adam b├╝sb├╝t├╝n rahats─▒z oldu. Zayi olan e┼čyan─▒n hesab─▒ vard─▒ i┼čin i├žinde.

Kervanba┼č─▒ bunlar─▒ d├╝┼č├╝n├╝rken adamlardan biri ÔÇťBuras─▒ dinlenmeye uygun bir yer de─čildi,ÔÇŁ dedi. Bu g├Âr├╝┼č, sorumlu olarak kendisini i┼čaret ediyordu. Gelen ilk yorum, kervanba┼č─▒n─▒n rahats─▒zl─▒─č─▒n─▒ daha da artt─▒rd─▒; ├ž├╝nk├╝ b├Âyle bir yakla┼č─▒m, oradaki di─čer ki┼čileri de ayartabilir ve kervanda aleyhine bir kamuoyu olu┼čabilirdi. B├Âyle bir ┼čey, yolculu─čun bundan sonras─▒n─▒n kendisi i├žin s─▒k─▒nt─▒l─▒ ge├žmesi demekti. Bu yorumu kendince y├Ântemlerle d─▒┼čar─▒da b─▒rakmal─▒yd─▒ ya da yorum sahibine bir m├╝eyyide uygulamal─▒yd─▒. Bu geli┼čmeye can─▒ s─▒k─▒ld─▒─č─▒ s─▒rada di─čeri, ÔÇťHayvanlar─▒n ba┼č─▒nda bulunulmazsa olaca─č─▒ budur,ÔÇŁ dedi. Bu g├Âr├╝┼č, hedefi ba┼čka tarafa kayd─▒rm─▒┼č ve kendisini biraz rahatlatm─▒┼čt─▒. O, bunlar─▒ d├╝┼č├╝n├╝rken ├╝├ž├╝nc├╝ ki┼či, ÔÇťOlan olmu┼čtur, olacak olan─▒n olmamas─▒ i├žin ne gerekiyorsa onu yapal─▒m,ÔÇŁ dedi.
Yap─▒lmas─▒ gereken i├žimizdeki fitneyi s├Ând├╝rmektir dedi kervanba┼č─▒; bu s─▒rada, dinlenme mek├ón─▒n─▒n do─čru se├žilmedi─čini ima eden adama yandan ├žarkl─▒ bir bak─▒┼č g├Ânderdi.

Hakk─▒nda kula─č─▒na gelenleri duyan kervan─▒n g├╝venlik sorumlusu orta yere konu┼čtu:

ÔÇťKervan─▒n ta┼č─▒d─▒─č─▒ malzemeleri yerine ula┼čt─▒rmakla y├╝k├╝ml├╝ olan hayvanlar de─čil, biziz,ÔÇŁ dedi. Ba┼čka bir g├Ârevli ÔÇť├ľn├╝m├╝zde uzunca bir yol var. Gayri revan olal─▒m,ÔÇŁ dedi.

G├╝ne┼č, ilk ─▒┼č─▒klar─▒n─▒ da─člar─▒n ├╝zerine g├Ândermeden yola ├ž─▒k─▒ld─▒.

Kervan─▒n bir b├Âl├╝─č├╝ kervanba┼č─▒n─▒, bir b├Âl├╝─č├╝ kervan emniyetini, bir b├Âl├╝─č├╝ de hayvanlar─▒ yede─činde ├žeken g├Ârevlileri sorumlu tutuyordu.

K─▒sa s├╝rede kervandaki huzursuzluk dalga dalga yay─▒ld─▒.

Gruplardaki ├╝├žl├╝ be┼čli konu┼čmalar, tart─▒┼čmalar, tabii ak─▒┼č─▒ i├žinde ete kemi─če b├╝r├╝nm├╝┼čt├╝.

Bir grubun bir da─č─▒n dibinden ├ž─▒k─▒┼č─▒ g├Âr├╝ld├╝─č├╝nde di─čeri oray─▒ ├žoktan ge├žmi┼č oluyordu.

Arkadaki grupta yer alan kervan g├Ârevlilerinden biri, ├Ândekine yeti┼čilmesi i├žin acele edilmesi y├Ân├╝nde grubu uyard─▒.

G├Ârevlinin tam da uyar─▒da bulundu─ču s─▒rada, koruma k├Âpekleri belirledikleri hedefe do─čru havlamaya ba┼člad─▒.

Bu bir bak─▒ma g├╝venlik alarm─▒yd─▒.

Derken haramiler arkadaki kervan─▒ bast─▒ ve olacaklar oldu.

7

Kay─▒p G├╝ne┼č

Her ┼čey, geni┼č ve m├╝mbit topraklara sahip olan ├╝lkenin k├╝├ž├╝k bir kasabas─▒nda ba┼člad─▒.

Adam, u├žsuz bucaks─▒z g├Âr├╝nen bozk─▒rda uzun s├╝re g├╝ne┼čte kalm─▒┼čt─▒.

Biraz soluklanmak, su ihtiyac─▒n─▒ gidermek, az da dinlenmek ihtiyac─▒ndayd─▒.

Ufukta g├Âr├╝nen da─č─▒ g├Âz├╝ne kestirdi.

Kendisini iyi hissetmiyordu. Beni g├╝ne┼č ├žarpt─▒ san─▒r─▒m, diye d├╝┼č├╝nd├╝.

Da─č g├Âz├╝nde gittik├že uzakla┼čmaya ba┼člay─▒nca bin bir me┼čakkatle kasabaya d├Ând├╝.

Adam hastaneye zor yeti┼čti.

Adam hastanelik olunca, yak─▒nlar─▒ g├╝ne┼či sorgulad─▒lar.

Sorgulama, yerini k─▒sa s├╝rede g├╝ne┼či su├žlamaya b─▒rakt─▒.

Zaten k├╝├ž├╝k olan kasabada konu ├žabuk duyuldu.

O arada, hastanenin kap─▒s─▒ndan y├╝r├╝yerek giren adam, morgdan omuzlarda ├ž─▒kar─▒ld─▒.

K─▒sa s├╝re sonra onunla ayn─▒ ko─ču┼ču payla┼čan birka├ž ki┼či de gitti.

Sonra konu anla┼č─▒ld─▒ ki mesele kasabayla s─▒n─▒rl─▒ bir bun de─čildi; ├╝lke genelinde g├╝ne┼čin ├žarpt─▒─č─▒ ba┼čka insanlar da vard─▒.

G├╝ne┼č ├žarpmas─▒ olaylar─▒ katlanarak ├╝lkenin g├╝ndemine oturdu.

─░┼č b├╝y├╝d├╝, b├╝y├╝d├╝ ve konu ÔÇťg├╝ne┼čin i┼čledi─či cinayetlerÔÇÖe kadar vard─▒.

Derken g├╝ne┼č k├╝st├╝, bulutlar─▒n arkas─▒na sakland─▒.

─░nsanlar bir s├╝re sonra g├╝ne┼čin d├Ânece─čini beklediler; fakat bu bekleyi┼čler bo┼čuna oldu.

├ľyle bir zaman geldi ki insanlar, g├╝ne┼čin art─▒k d├Ânmeyece─čini bile d├╝┼č├╝nmeye ba┼člad─▒lar.

G├╝ne┼č ├žekilince -do─čal olarak- g├Âky├╝z├╝n├╝ bulutlar istila etmi┼čti.

Her yer pusluydu ve bulutlardan ba┼čka bir ┼čey yoktu g├Âky├╝z├╝nde.

─░nsanlar, sadece g├╝ne┼če de─čil p─▒r─▒l p─▒r─▒l bir g├Âky├╝z├╝ne de hasret kalm─▒┼člard─▒.

G├╝ne┼čin yoklu─ču bir s├╝r├╝ s─▒k─▒nt─▒y─▒ da beraberinde getirmi┼čti.

─░lkin insanlar─▒n y├╝z├╝nde cilt hastal─▒klar─▒ belirdi; sonra romatizmal hastal─▒klar, ad─▒ bilinmeyen ba┼čka hastal─▒klarÔÇŽ

Tabiattaki renkler, yiyeceklerdeki tatlar ve kokular azald─▒, sonra kayboldu.

G├╝ne┼čin yoklu─ču kadar bulutlar─▒n insanlar─▒n tepesindeki varl─▒─č─▒ da bir dert olmaya ba┼člam─▒┼čt─▒.

Bu arada s─▒kl─▒kla, ÔÇťahmak─▒slatanÔÇŁ t├╝r├╝ bir yava┼čl─▒kta a─č─▒r ├žekim ya─čmur ya─č─▒yordu.

Ya─čmurlardan dolay─▒ zeminler kayganla┼čm─▒┼č, toprak erozyonlar─▒ ve baz─▒ yerlerde bina g├Â├ž├╝kleri ya┼čanmaya ba┼člam─▒┼čt─▒.

Teselli olunan bir ┼čey vard─▒:

Ya─č─▒┼č ┼čiddetli olsayd─▒, b├╝t├╝n bu ya┼čananlara bir de sel felaketleri eklenebilirdi.

├ťlkenin her yerinde ormanlar g├Â─č├╝ delercesine y├╝kselmi┼čti, her yerden ye┼čillik f─▒┼čk─▒r─▒yordu.

├ľte yanda her ┼čey ├ž├╝r├╝meye ba┼člam─▒┼čt─▒; binalar, e┼čyalar, bitkiler, her ┼čeyÔÇŽ

B├╝t├╝n bunlara k─▒tl─▒k da eklendi.

├ťlkedeki insanlar─▒n yar─▒dan fazlas─▒ hastanelik olmu┼čtu. Hasta yak─▒nlar─▒, bu kez, ilk hastalar─▒n ilen├žlerini konu┼čtular aralar─▒nda: ÔÇťB├╝t├╝n olanlar─▒n onlar─▒n y├╝z├╝nden oldu─čunuÔÇŁ a├ž─▒kl─▒kla seslendirdiler: ÔÇťOnlar g├╝ne┼če lanet okumasalar idi biz bu mahrumiyeti ya┼čamazd─▒k,ÔÇŁ dediler.

├çocuklar, g├╝ne┼čsiz zamanlara do─čuyorlar, g├╝ne┼čle ta├žlanm─▒┼č bir g├Âky├╝z├╝n├╝ hi├ž tan─▒m─▒yorlard─▒.

B├╝y├╝klerden g├Âky├╝z├╝ hik├óyeleri dinliyorlard─▒ ├žocuklar.

Ya┼čanan bu olaylar i├žin insanlar hep bir aray─▒┼č i├žindeydiler elbette.

Konu art─▒k ├╝lkenin ciddi ve en ├Âncelikli bir problemiydi.

G├╝ndem, her yerde, kay─▒p g├╝ne┼č ve dinmeyen ya─čmurlar idi.

Artan ├Âl├╝mler ├╝zerine, halk i├žinde g├╝ne┼či su├žlama korosu gittik├že geni┼čledi.

Bilim adamlar─▒ toplant─▒ ├╝st├╝ne toplant─▒ yap─▒yordu.

Konunun uzmanlar─▒, bu olaylar─▒, beklenmedik bir misafire; g├╝ne┼čin ultraviole/UV-c ─▒┼č─▒nlar─▒na ba─člad─▒lar. A├ž─▒klamaya g├Âre yeni konuklar, milyonlarca y─▒l s├╝ren yolculuktan sonra g├╝ne┼čten d├╝nyaya yeni ula┼čm─▒┼člard─▒.

O bilimsel toplant─▒lardan birinde konu┼čmac─▒lardan biri, g├╝ne┼či ortaya ├ž─▒karmak i├žin ├Âncelikle bulutlar─▒n da─č─▒t─▒lmas─▒ ve ya─čmurlar─▒n durdurulmas─▒ gerekiyor dedi. Baz─▒ uzmanlar da bu konuda geli┼čtirilmesi gereken ayg─▒tlardan s├Âz ettiler.

Bu oturumda, ya─čmurlar─▒n durdurulmas─▒n─▒n ├Âyle ├žok da kolay olmad─▒─č─▒, s├Âz konusu ayg─▒tlar─▒n ├žok pahal─▒ya mal olaca─č─▒, ├╝stelik bunu s├╝rekli k─▒lman─▒n imk├óns─▒zl─▒─č─▒ sonucuna var─▒ld─▒.

─░zleyen toplant─▒lardan birinde ba┼čka bir uzman, buharla┼čman─▒n ├Ânlenmesinden s├Âz etti. ÔÇťAncakÔÇŁ dedi, bu konu┼čmac─▒, ÔÇťBunun hayata ge├žirilebilmesi i├žin ormanlar─▒n yok edilmesi gerekir.ÔÇŁ

Bir di─čeri ├Ânerilen bu uygulaman─▒n getirece─či ba┼čka a─č─▒r sonu├žlar─▒ say─▒p d├Âkt├╝.

Bu muhtemel giri┼čimin de ├žok pahal─▒ya mal olaca─č─▒ anla┼č─▒ld─▒ ve bundan da vazge├žildi.

Aylar, mevsimler, hatta y─▒llar ge├žti─či h├ólde g├╝ne┼č h├ól├ó ortalarda yoktu ve ya─čmurlar da bir t├╝rl├╝ dinmiyordu.

Yurt sath─▒nda ÔÇśkay─▒p g├╝ne┼čin ve s├╝rekli ya─čan ya─čmurlar─▒n ma─čdurlar─▒ÔÇÖ birle┼čerek bir dernek ├žat─▒s─▒ alt─▒nda topland─▒lar.

Dernekler h─▒zla ├žo─čald─▒. Buralarda konuya ├ž├Âz├╝mler arand─▒, ate┼čli tart─▒┼čmalar yap─▒ld─▒.

Bu arada, insanlar─▒n h├óllerine bir ├ž├Âz├╝m aramak amac─▒yla etraf─▒nda topland─▒klar─▒ sivil toplum kurulu┼člar─▒ devlet ricali i├žin tehlike arz etmeye ba┼člam─▒┼čt─▒; zira bu, muhalefetin de b├╝y├╝mesi demekti. Probleme ├ž├Âz├╝m arayan devlet erk├ón─▒, bir yandan da b├╝y├╝yen muhalefet dalgas─▒yla da bo─ču┼čmak zorundayd─▒.

Sonunda insanlar g├╝ne┼či aramaya ├ž─▒kt─▒lar.

G├╝nlerce gittikleri h├ólde g├╝ne┼č hi├žbir yerde yoktu.

Derken ulaklar bir haber ula┼čt─▒rd─▒:

Habere g├Âre, g├╝ne┼č; g├╝n├╝n belirli saatlerinde, G├╝n Da─č─▒ÔÇÖn─▒n arkas─▒ndaki i┼členmemi┼č ve insan aya─č─▒ pek de─čmemi┼č olduk├ža geni┼č topraklarda, g├╝n├╝n belirli saatlerinde g├Âr├╝n├╝yordu. Bu haberin do─črulu─ču -bir eksiklikle- devlet haber ajanslar─▒nca da teyit edildi. O eksiklik; bu g├Âr├╝nme, her g├╝n de─čil haftan─▒n baz─▒ g├╝nlerinde m├╝mk├╝nd├╝.

Haber yay─▒l─▒nca g├╝c├╝ yeten insanlar o tarafa ak─▒n etti.

Fakat bu seyahat ├žok da kolay de─čildi. ─░nsanlar─▒n oraya gitmeleri i├žin sarp da─člar─▒ a┼čmalar─▒ ve tehlikelerle dolu uzun yolculuklar yapmalar─▒ gerekiyordu.

Bununla kalsa iyi; oraya ula┼čan haz─▒rl─▒kl─▒ gitmeli ve yan─▒nda g├╝ne┼č depolama ayg─▒tlar─▒ bulundurmal─▒yd─▒. Bu ayg─▒tlara da herkes ula┼čam─▒yordu.

Nereden bak─▒lsa ├žok pahal─▒ ve me┼čakkatli bir yolculuktu bu.

├ťlke ├žok k├╝├ž├╝k bir vars─▒l─▒n ya┼čayabilece─či, di─čerlerinin yok olaca─č─▒ bir k├óbus alan─▒na d├Ânm├╝┼čt├╝.

Y├Ânetenler, ├╝lkede gittik├že artan muhalefeti yat─▒┼čt─▒rmak i├žin durumu acil olanlar─▒ G├╝n Da─č─▒ÔÇÖn─▒n arkas─▒na ta┼č─▒may─▒ d├╝┼č├╝nd├╝. Y├Âneticilerin ba┼čka kayg─▒lar─▒ da vard─▒: Oraya gidi┼čler, giri┼č ve ├ž─▒k─▒┼člar denetim alt─▒na al─▒nmazsa ba┼čka tehlikeli durumlar belirebilirdi. ├ťstelik bu ta┼č─▒ma i┼člemini gayrimesk├╗n bir co─črafyaya ne kadar s├╝rd├╝rebilirdi?

B├╝t├╝n bunlar, bir kaosu i┼čaret ediyordu.

G├╝n Da─č─▒ÔÇÖn─▒n arkas─▒na ula┼čanlar orada bir s├╝re kalarak g├╝ne┼č al─▒p d├Ân├╝yordu.

Konu, bir s├╝re sonra bir siteme ba─čland─▒:

Art─▒k oraya gidecek olanlara alt─▒ ay, hatta bir y─▒l sonras─▒na g├╝n verilebiliyordu.

On binlerce insan, ├žok pahal─▒ bir i┼č i├žin kuyru─ča girmi┼čti.

G├╝n Da─č─▒ÔÇÖn─▒n ard─▒ndaki ÔÇśg├╝ne┼č depolama kuyru─čuÔÇÖnu uzaydan bile g├Ârmek m├╝mk├╝nd├╝.

Bu arada halk aras─▒nda en ├žok kullan─▒lan s├Âz, ÔÇťta┼č─▒ma suyla de─čirmen d├ÂnmezÔÇŁ idi.

Bunun kal─▒c─▒ bir ├ž├Âz├╝m olmad─▒─č─▒ a├ž─▒kt─▒; ├ž├╝nk├╝ s─▒ras─▒ gelmeyenlerin s─▒z─▒s─▒ kesilmiyordu.

S─▒ras─▒ gelen de hayat─▒n─▒ tehlikeye atan bir s├╝recin ba┼č─▒na d├Ânm├╝┼č oluyordu.

G├╝n Da─č─▒ÔÇÖn─▒n ard─▒na s─▒kl─▒kla ula┼čabilen vars─▒l ve uyan─▒k bir adam─▒n akl─▒na, d├Ân├╝┼č yolunda m├╝thi┼č bir fikir geldi: ─░nsanlar─▒n i├žine d├╝┼čt├╝─č├╝ bu s─▒k─▒nt─▒ ona gelir getirebilir, onu daha da zengin edebilirdi. Oraya her gidi┼činde hem v├╝cuduna biraz g├╝ne┼č depolar hem de bu i┼čten para kazanabilirdi. Bir anda ├Ân├╝ne iki katmanl─▒ k├órl─▒ bir i┼č ├ž─▒km─▒┼čt─▒ adam─▒n.

Zulas─▒nda ta┼č─▒d─▒─č─▒ g├╝ne┼č depolama ayg─▒t─▒n─▒ daha donan─▒ml─▒ h├óle getirebilirdi.

D├Âner d├Ânmez bunu denemeliydi.

─░lk denemede iyi bir sonu├ž al─▒rsa ula┼č─▒m a─č─▒n─▒ da kulland─▒─č─▒ ayg─▒t─▒n i┼člevini de geni┼čletecekti.

D├╝┼č├╝nd├╝─č├╝n├╝ k─▒sa s├╝rede hayata ge├žirdi adam.

Bu i┼čin sanayisini kurdu ve ├Âzel ayg─▒tlar i├žinde, ├╝lkeye depolanm─▒┼č g├╝ne┼č satmaya ba┼člad─▒.

─░nsanlar─▒n i┼či k─▒smen kolayla┼čm─▒┼čt─▒,┬á g├╝c├╝ yetenler, g├╝ne┼č sat─▒n almak i├žin adam─▒n ofislerinde kuyrukta idiler.

Bu geli┼čme, devletin yapamad─▒─č─▒ bir i┼či ba┼čaran adama m├╝thi┼č bir itibar sa─člam─▒┼č ve elini daha da g├╝├žlendirmi┼čti.

Bu arada devlet ayg─▒t─▒ vatanda┼člar─▒n─▒n bir b├Âl├╝─č├╝n├╝ tehlike g├Ârerek onlar─▒ baz─▒ hizmet birimlerine yakla┼čt─▒rm─▒yor, ├Âzenle uzak tutuyordu. Bu, y─▒llard─▒r b├Âyleydi ve devlet ayg─▒t─▒ ile halk aras─▒nda bir doku uyu┼čmazl─▒─č─▒ s├Âz konusuydu. Bu problemin varl─▒─č─▒n─▒ g├Âren adam, ilgili yerlere, halk─▒n taleplerine ve de─či┼čen y├Âneticilere uyumlu; fakat kendisine tam sad─▒k al benizli adamlar haz─▒rlad─▒. Gen├ž insanlar─▒n gizlilik i├žinde i┼členip dokundu─ču evlere ÔÇťkanepeli evlerÔÇŁ denirdi. Bu evlerde ├Âzenle haz─▒rlad─▒─č─▒ adamlar─▒n─▒ hedef birimlere yerle┼čtirmekte zorlanmad─▒ adam.

Bu, ├╝lkeyi y├Âneten birka├ž nesil boyunca b├Âyle s├╝r├╝p geldi.

├ľte yanda adam─▒n g├╝ne┼č pazarlama i┼čindeki k├órl─▒ hamlesini g├Âren y├Ânetim ayg─▒t─▒, bu i┼če heveslenecek oldu; fakat ba┼čkan─▒n adamlar─▒, bu d├╝┼č├╝nceye itiraz ettiler ve┬á ÔÇśEfendim, vatanda┼č─▒na g├╝ne┼č satan bir devlet olarak uzun s├╝re ayakta kalamay─▒zÔÇÖ dediler.

Adam, ilgilendi─či alanlarda, ├╝lke i├žinde de─čil sadece, ├╝lke d─▒┼č─▒nda da devletle rekabet edebilecek d├╝zeye ula┼čm─▒┼čt─▒.

Sonunda devlet, baz─▒ alanlarda adamla rekabetten ├žekildi ve o alanlar adama kald─▒.

Hedefledi─či noktaya yakla┼č─▒nca, bir kenara ├žekilmi┼č ve m├╝nzevi bir adam g├Âr├╝nt├╝s├╝ vermi┼čti.

Bu s─▒rada, adamÔÇÖ─▒n ba┼čar─▒l─▒ hamlelerini g├Âren taraftarlar─▒ aras─▒nda kendisine yak─▒┼čt─▒r─▒lm─▒┼č menk─▒beler, efsaneler, ola─čan├╝st├╝ h├óller dola┼č─▒mdayd─▒; s├Âz geli┼či adam─▒n sihirli de─čnekleri bulundu─čunu, kimsenin g├Ârmedi─či ve bilmedi─či yerlerde g├Âz├╝, i┼čitmedi─či yerlerde kula─č─▒, ula┼čamad─▒─č─▒ yerlerde eli bulundu─čunu hatta baz─▒ e┼čyalara can verdi─čini d├╝┼č├╝nenler bile vard─▒.

B├╝t├╝n bunlar olurken afet s├╝r├╝yordu: Sebzeler, meyveler renksiz; toprak mahsul├╝ b├╝t├╝n ├╝r├╝nler hastal─▒kl─▒ idi.

Derken, y├Âneticiler, sa─čl─▒─č─▒ tehdit etti─či gerek├žesiyle sebze ve meyveleri yasaklad─▒.

Yasa─č─▒n do─čuraca─č─▒ muhalefeti azaltmak i├žin de sebze meyve ithalat─▒n─▒ %100ÔÇÖe ├ž─▒kard─▒.

├ťlke ekonomik bir krize do─čru gidiyordu ve durum ciddiydi.

Derken ├╝lkeye ba┼čka ├╝lkelerden giri┼čler ve ├ž─▒k─▒┼člar da yasakland─▒.

B├╝t├╝n bir ├╝lke i├žine kapanm─▒┼čt─▒.

Beklenen oldu: ├ťlkenin ekonomisi komaya girdi.

G├╝ne┼č sakland─▒─č─▒ yerden ├ž─▒kmad─▒k├ža ya┼čanan bunun bitmeyece─či rapor edildi.

S─▒k─▒nt─▒lar, her ge├žen g├╝n yeni felaketlerle katlanarak b├╝y├╝yordu.

Ortada ciddi bir durum vard─▒ ve k─▒sa vadede a┼č─▒lacak gibi de g├Âr├╝nm├╝yordu.

O arada, ya┼čad─▒klar─▒na dayanamayarak ba┼čka ├╝lkelere g├Â├ž edenler de vard─▒.

S├Âzlerin a─č─▒zlarda kilitlendi─či, kelimelerin anlam─▒n─▒n a┼č─▒nd─▒─č─▒ bir zamandaÔÇŽ

├çocuklar─▒n olup bitenleri anlamad─▒klar─▒ bir zamandaÔÇŽ

Kavruk y├╝zl├╝ adamlar─▒n uzun ve uzak bakt─▒─č─▒ bir zamandaÔÇŽ

Bunal─▒m─▒n boyut de─či┼čtirerek ├že┼čitlendi─či bir zamandaÔÇŽ

G├╝ne┼č, bulutlar─▒n aras─▒nda bir s├╝re g├Âr├╝nd├╝ ve sonra yine kayboldu.

K─▒sa s├╝re de olsa y├╝zler parlam─▒┼č, g├Âzlere ─▒┼č─▒k gelmi┼čti.

Son d├Âneme gelindi─činde adam b├╝y├╝k bir g├╝├ž elde etmi┼čti; hatta ├╝lkenin kozmik alanlar─▒na, mahrem b├Âlgelerine bile girmi┼čti. ├ľyle ki devletin ilk ├╝├ž s─▒radaki adamlar─▒n─▒n omuzlar─▒ ├╝zerinde dikilen her iki ki┼čiden biri onun adamlar─▒ndand─▒; fakat bunu ilgililerin sakal─▒ bile bilmiyordu.

├ľyle ki adam─▒n kurdu─ču ili┼čki a─člar─▒, ilk d├Ânemdeki ilgi alanlar─▒n─▒n ├Âtesine ge├žerek ├╝lke s─▒n─▒rlar─▒n─▒n d─▒┼č─▒na ta┼čm─▒┼čt─▒; art─▒k kendi a├ž─▒s─▒ndan, ikinci ve farkl─▒ bir d├Âneme ge├žilmi┼čti.

Tam da bu noktada, adam─▒n ├Ânde gelen adamlar─▒, bulunduklar─▒ yerden ├ž─▒kmaya ve g├Âr├╝n├╝r k─▒l─▒nmaya ba┼člad─▒lar.

Dev kayal─▒klar─▒n i├žinden sesler gelmeye ba┼člay─▒ncaÔÇŽ

G├Âkte serazat u├žu┼čan ┼čahinler, yerde nehirler y├Ân├╝n├╝ ┼ča┼č─▒rmaya ba┼člay─▒ncaÔÇŽ

─░nsanlar─▒n mahremiyetleri bir bir pazara ├ž─▒kar─▒lmaya ba┼člay─▒ncaÔÇŽ

Art─▒k adam, ├╝lkeyi y├Ânetenleri de ├žekip ├ževirmeye ba┼člay─▒ncaÔÇŽ

Gerekli g├Ârd├╝─č├╝nde istemedi─či herkesi ala┼ča─č─▒ etmeye ba┼člay─▒ncaÔÇŽ

├ťlkeyi y├Ânetenler, y├Ânetimin kendilerinde de─čil adamda oldu─čunuÔÇŽ

Hem de uzun bir s├╝redir bunun b├Âyle oldu─čunu anlad─▒lar ve ak─▒llar ba┼ča geldi.

Fakat art─▒k ├žok ge├ž idi.

B├╝t├╝n bir ├╝lkeyi ahtapot gibi ku┼čatm─▒┼č, bununla kalmam─▒┼č; ├╝lkenin uzak co─črafyalar─▒nda g├Ân├╝ll├╝ koloniler kurmu┼čtu adam.

Bu noktada, halk aras─▒nda adam─▒n ad─▒ ÔÇśAhtapotÔÇÖ idi art─▒k

Sonunda, olanlar─▒ ge├ž de olsa fark eden son d├Ânemin y├Ânetenleri AhtapotÔÇÖa sava┼č a├žt─▒.

Y├Ânetenler, Ahtapot ile amans─▒z bir cenge giri┼čtiler, bir├žok zeminde yaman d├Âv├╝┼čt├╝ler.

Y├Ânetenlerle AhtapotÔÇÖun sa├ž sa├ža ba┼č ba┼ča d├Âv├╝┼č├╝ s─▒ras─▒nda say─▒s─▒ ve niteli─či belirsiz kay─▒plar verildi. Kay─▒plar─▒n en b├╝y├╝─č├╝ e┼čyan─▒n yerinde olmamas─▒ h├óli idi ve bu mutsuzluk sebebiydi.

O arada bir ┼čey oldu:

Ay─▒n y─▒ld─▒zlar aras─▒ndan karanl─▒─ča g├Âz k─▒rpt─▒─č─▒ bir geceÔÇŽ

Ku┼člar─▒n yuvalar─▒na ├žekildi─či ve seslerinin duyulmaz oldu─ču bir demdeÔÇŽ

Annelerin ├žocuklar─▒na g├╝ne┼če dair masallar anlatt─▒─č─▒ bir zamandaÔÇŽ

Adam─▒n ├╝lkenin t├╝m co─črafyalar─▒na h├╝kmetti─čini d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝ bir zamandaÔÇŽ

Ahtapot, ├╝lkenin g├╝venlik merkezlerine ula┼čt─▒, ├╝lkenin sava┼č makinelerini kolayca ├žald─▒.

Ayn─▒ g├╝n├╝n gecesi, ula┼čt─▒─č─▒ yerde kendisine ortaklar bulmakta zorlanmad─▒ ve ├╝lkenin en can al─▒c─▒ yerlerine ├Âld├╝r├╝c├╝ hamlelerinden birini yapt─▒.

K─▒z─▒lca k─▒yamet koptu. Sava┼č makinelerinin vurucu par├žalar─▒ geceyi g├╝nd├╝z etti.

Olup bitenleri epeydir kayg─▒yla izleyen insanlar, beklenmedik ┼čekilde harekete ge├žti.

Bir anda gerdek odas─▒ndan f─▒rlayan gen├ž evliler, ├žocu─čunu emzirmekte olan kad─▒nlar, i┼čyerinden eve yorgun d├Ânen i┼č├žiler, sokak sat─▒c─▒lar─▒, ayakkab─▒c─▒lar, berberler, lokantac─▒lar yerlerinden ├ž─▒k─▒p geceler boyu ─▒┼č─▒klar alt─▒nda akt─▒larÔÇŽ

O gece ak sa├žl─▒lar gen├žle┼čirken, delikanl─▒lar olgunla┼čm─▒┼č, ├žocuklar b├╝y├╝m├╝┼čt├╝.

O gece insanlar, meydanlara ├ž─▒k─▒p sava┼č makinelerinin ├Ân├╝ne h├╝r bir a─ča├ž gibi dikildiler.

Sava┼č aletleri olmayan adamlar ve kad─▒nlarla sava┼č makineleri aras─▒nda ├žetin didi┼čmeler oldu. G├Ârkemli ko├žyi─čitlerin, g├╝l y├╝zl├╝ kad─▒nlar─▒n, ya─č─▒z delikanl─▒lar─▒n al kanlar─▒ ┼čorlay─▒p yere akt─▒.

Ba┼člar koptu, g├Âvdeler par├žaland─▒.

Adam─▒n i┼č tuttu─ču ortaklar─▒ ile birlik olup ├╝lkeyi i┼čgal te┼čebb├╝s├╝, bir t├╝rl├╝ gelmeyen ak─▒llar─▒ da ba┼ča getirdi. Ahtapotun; o al benizli, s├Âz├╝ ve y├╝z├╝ g├╝zel, utanga├ž ├žocuklardan nas─▒l kan d├Âk├╝c├╝ bir canavar dev┼čirdi─čine ┼ča┼čmayanlar da ┼ča┼čt─▒.

O gece AhtapotÔÇÖun sava┼č makinelerini meflu├ž etti insanlar. G├Âmle─čini y─▒rt─▒p nefes borusunu t─▒kad─▒lar aparatlar─▒n, g├Âzlerini k├Âr ettiler ta┼čla; ayaklar─▒na ├želme att─▒lar.

Sonra AhtopotÔÇÖu k─▒sk─▒vrak yakalad─▒lar ve y├╝z├╝ne t├╝k├╝rmeye ba┼člad─▒lar insanlar. Ahtapot, hayat─▒nda ilk kez kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒ halk─▒n t├╝k├╝r├╝kleri i├žinde bo─čuldu.

AhtapotÔÇÖun; yapt─▒─č─▒ i┼či yapanlar─▒n ba┼č─▒na gelenlerin kendi ba┼č─▒na da gelece─čini hi├ž d├╝┼č├╝nmedi─či, g├╝ne┼či pazarlayarak elde etti─či gelirleri tam da a─č─▒z tad─▒yla yiyece─či bir s─▒rada oldu b├╝t├╝n bunlar.

AhtapotÔÇÖun adamlar─▒, dayand─▒klar─▒ zemin y─▒k─▒l─▒nca kendilerini bir anda bo┼člukta buldular.

Varl─▒klar─▒n─▒ adam─▒n varl─▒─č─▒na ve onda vehmettikleri ola─čan├╝st├╝l├╝klere ba─člam─▒┼č olanlar, AhtapotÔÇÖun aparatlar─▒ i┼člevsiz kal─▒nca diren├žsiz kald─▒lar, ├žil yavrusu gibi da─č─▒ld─▒lar.

AhtapotÔÇÖa ├Âzenerek g├╝ne┼či pazarlamay─▒ d├╝┼č├╝nen ba┼čkalar─▒ da bu d├╝┼č├╝ncelerinden vazge├žtiler.

├ťlke de y├Ânetenler de b├╝y├╝k bir nefes ald─▒.

Tam da bu g├╝nlerde, bu kez g├╝n├╝n uzunca bir zaman─▒nda g├╝ne┼č yine g├Âr├╝nd├╝.

G├╝ne┼čin tekrar gelece─či umudu zirveye ula┼čm─▒┼č, umutlar tomurcuklanm─▒┼čt─▒.

O demde, birle┼čen umutlardan g├╝├ž alarak, milyonlarca insan, ┼čenlikler i├žinde bir araya geldi.

├çetin zamanlarda konu┼čan ÔÇśKel├óm─▒eminÔÇÖ s─▒fatl─▒ adamlar, ÔÇśkay─▒p g├╝ne┼čÔÇÖ konusunu ve son ya┼čananlar─▒ g├╝ndemlerine alarak orada ilk kez konu┼čtular; ittifak ettikleri g├Âr├╝┼člerini bir bildiri ile kamu huzurunda payla┼čt─▒lar:

ÔÇťG├╝ne┼či sat─▒n alarak ona kimse ula┼čamaz.

Bir talimden ge├žiyoruz. ├çok ├žile ├žektik. Daha da ├žekilecekler var.

Bunu, g├╝ne┼či bu topraklardan kovarken d├╝┼č├╝nmeliydik.

G├╝ne┼čin varl─▒─č─▒n─▒ duyan ama onu d├╝ne kadar hi├ž g├Ârmeyen nesillerimiz vard─▒.

G├╝ne┼č, bu topraklardan bilinmeyen zamana kadar ├žekilmi┼čtir; fakat bu topraklara d├Ânecektir.

G├╝ne┼č, bu topraklara d├Ân├╝nceye kadar hicret edece─čiz ve e─čitimimiz bitince d├Ânece─čiz.

Toparlan─▒n, hicret ediyoruz, diye bitirdi ortak bildiriyi okuyan adam konu┼čmas─▒n─▒.

Dinleyenler aras─▒ndan bir soru y├╝kseldi:

Nereye hicret ediyoruz?

Kalbimize, dedi konu┼čan adam.

8

Ceviz A─čac─▒n─▒n G├Âlgesinde

Adam, ceviz a─čac─▒n─▒n g├Âlgesinde uyumaya ├žal─▒┼č─▒yordu.

Bir adam geldi. Kalk, dedi ceviz a─čac─▒n─▒n g├Âlgesinde uyunmaz.

Adam uyand─▒. G├Âzleri, g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒ndan incinmi┼č yarasan─▒n g├Âzleri gibiydi.

Gelen adama bakt─▒, bulutlanm─▒┼č g├Âzlerle kim oldu─čunu se├žmeye ├žal─▒┼čt─▒.

Sen de kimsin? dedi.

Yolcuyum.

Dinlenmek istiyorsan sana da yer var, dedi yerinden do─črulan adam.

Ceviz a─čac─▒n─▒n g├Âlgesi dinlenmeye de uygun de─čildir dedi gelen adam.

Dinlenmeyi haydi anlad─▒m diyelim, neden uyunmazm─▒┼č?

B├Âyle bir giri┼čimde bulunursan─▒z a─ča├ž sizi peri┼čan eder, hele bir de orada r├╝ya g├Ârmeye kalk─▒┼č─▒rsan─▒z r├╝yan─▒z─▒ t─▒rt─▒klar hatta k├óbusa ├ževirir.

├ťzerine ne vazife bunlar? Uyuyacak olan da uykusu berbat olacak olan da benim.

Bunu beklememi┼čti uyaran adam: Hakl─▒s─▒n─▒z, dedi, ├Âz├╝r diledi ve oradan uzakla┼čt─▒.

Uyuyan adam, yeniden uzand─▒ ve derin bir uykuya dald─▒:

Adam, d├╝┼č├╝nde s├╝rekli k─▒ymetli bir e┼čyas─▒n─▒ kaybediyor ve hep bir ┼čey ar─▒yordu. Kay─▒plar─▒n─▒n pe┼činde soluk solu─ča kalm─▒┼čt─▒. Dahas─▒ e┼čyas─▒n─▒n birini buldu─čunda di─čeri kayboluyordu.

Son kayb─▒, ismindeki harflerden biri olan ├ž harfiydi ve gitti─či her yerde onu sormaktayd─▒.

Bu son kayb─▒, tela┼č i├žinde b─▒rakm─▒┼čt─▒ adam─▒; ├ž├╝nk├╝ k─▒ymetli evrak─▒ bir anda ge├žersiz h├óle gelmi┼čti. Hi├žbir resm├« i┼člemini y├╝r├╝temiyor, kimlik kart─▒n─▒ bile kullanam─▒yordu. Bununla kalsa iyi; konu┼čurken ÔÇś├žokÔÇÖ diyece─či yerde ÔÇśokÔÇÖ; ÔÇś├žat─▒ÔÇÖ┬á diyecekken ÔÇśat─▒ÔÇÖ, ÔÇś├žayÔÇÖ diyecekken ÔÇśayÔÇÖ diyordu.

Adam, bu ├ž─▒kmazda bo─ču┼čurken yan─▒na biri yakla┼čt─▒. Bu adam─▒ bir yerlerden ─▒s─▒r─▒yordu g├Âz├╝ ama kimdi? Hat─▒rlamaya ├žal─▒┼čt─▒ysa da ├ž─▒karamad─▒ ama kendisini uyaran adama benziyordu. Kendisini uyaran adama benzeyen adam, arad─▒─č─▒n─▒n kendisinde oldu─čunu s├Âyl├╝yordu.

Harf, muhatab─▒n─▒n elinde, kendisine, sahibine kavu┼čmu┼č k├Âpek eni─či gibi bak─▒yordu.

Bu bak─▒┼čtan umutland─▒, kayb─▒na kavu┼čman─▒n sevinciyle y├╝z├╝ ayd─▒nland─▒ fakat bu uzun s├╝rmedi. K─▒sa sevincin ard─▒ndan kendisini uyaran adama benzeyen muhatab─▒na k─▒zd─▒.

Ne diye harfimi al─▒koyuyorsun be adam diye ├ž─▒k─▒┼čt─▒ sonra.

Muhatab─▒ndan hi├ž beklemedi─či bir tepki ald─▒. ÔÇśBu harf ┼ču anda benimÔÇÖ diyordu kar┼č─▒s─▒ndaki adam. Hay─▒r, benim o, dedi, neden harfimi al─▒koyuyorsun? diye yineledi bu kez. Kendisini uyaran adama benzeyen muhatab─▒ ise ├žok rahatt─▒; harfi al─▒koymad─▒─č─▒n─▒, sat─▒n ald─▒─č─▒n─▒ ve kendisine ait bir nesneyi ba┼čkas─▒na ancak bedeli ├Âdendi─či taktirde verebilece─čini s├Âyledi.

Adam, bu ├žeki┼čmeden bir sonu├ž ├ž─▒kmayaca─č─▒n─▒ anlad─▒.

Bunu anlay─▒nca kendisini uyaran adama benzeyen muhatab─▒na, onu kendisine satmas─▒na raz─▒ oldu─čunu s├Âyledi fakat bu kez, az ├Ânce satabilece─čini s├Âyleyen, kendisini uyaran adama benzeyen muhatab─▒ bundan vazge├žmi┼čti.

Derin bir pi┼čmanl─▒k ya┼čad─▒ o anda. Muhatab─▒n─▒ raz─▒ etmek i├žin bir ┼čeyler yapmal─▒yd─▒.

Tam da bu s─▒rada muhatab─▒n─▒n elindeki harfin kuyru─čunun olmad─▒─č─▒n─▒ fark etti: Adam─▒n elindeki ├ž de─čil c harfiydi.

Bir y─▒k─▒l─▒┼čla oradan h─▒zla uzakla┼čt─▒.

Derken zaman zaman kay─▒p ve duyuru ilanlar─▒ verilen kasaban─▒n hoparl├Âr├╝nden bir ilan duydu. Kulak kabartt─▒: Bu bir duyurudan ziyade bir kitaptan bir metin idi sanki:

Diyordu ki hoparl├Ârdeki ses:┬á ÔÇťOnlar, cevizin i├žine de─čil ye┼čil kabu─čuna y├Ânelerek onu ─▒s─▒rd─▒lar ve di┼čleri tahtaya dayand─▒, k─▒r─▒ld─▒; oysa t├Âz tahtan─▒n alt─▒nda gizlenmi┼čti. Sonra onlar t├Âze ula┼č─▒nca bu kez r─▒z─▒klar─▒n─▒ farelerle ve kar─▒ncalarla payla┼čmak istemediler: Cevizin; ku┼člar, fareler ve kar─▒ncalar i├žin tahtan─▒n k─▒vr─▒mlar─▒na s─▒k─▒┼čt─▒r─▒p saklad─▒─č─▒ k─▒r─▒nt─▒lar─▒ ├ž─▒karmaya u─čra┼čt─▒lar. Sonra bir g├╝n fareler eve d├╝zenledikleri bir bask─▒nla k─▒ymetli e┼čyalar─▒ talan ettiler; d├╝nya burunlar─▒ndan geldi, fitil de kendine d├╝┼čen pay─▒n─▒ ald─▒ o s─▒rada.ÔÇŁ

Metni ├žok net duydu ve umutland─▒. Hoparl├Ârden ilan verebilece─čini d├╝┼č├╝nd├╝.

─░lan─▒n yap─▒ld─▒─č─▒ binay─▒ hedefine koyarak y├╝r├╝d├╝.

Bir yandan kayb─▒n─▒ soruyor bir yandan da ilan merkezine do─čru y├╝r├╝yordu.

B├Âyle y├╝r├╝rken kalabal─▒k bir caddenin ortas─▒nda pantolonsuz kalakald─▒─č─▒n─▒ fark etti.

Kayb─▒n─▒n verdi─či tela┼čla oradan oraya ko┼čtururken bir bu eksikti, diye s├Âyleniyordu. ├ťstelik ├╝zerindeki i├ž ├žama┼č─▒r─▒ da delikti. Elleriyle a├ž─▒─ča ├ž─▒kmas─▒ muhtemel yerlerini ├Ârtmeye ├žal─▒┼čmas─▒, durumunu daha da g├╝├žle┼čtiriyordu.

Bu h├ólde uyand─▒─č─▒nda bir kolu uyu┼čuktu, g├Âzleri kan ├žana─č─▒yd─▒, sa├žlar─▒ birbirine kar─▒┼čm─▒┼čt─▒ ve ┼čakaklar─▒ boncuk boncuk terlemi┼čti.

Uzand─▒─č─▒ yerdeki sonbahar yapraklar─▒, g├Âze gelecek kadar belirgin hatlar ├žekmi┼čti y├╝z├╝ne.

Ku┼č oturumuna geldi, etraf─▒na ┼ča┼čk─▒n ┼ča┼čk─▒n bakt─▒.

9

Katırın Kâhyası

Adam,┬á da─č─▒n ete─činde biraz dinlendikten sonra erzak y├╝kl├╝ kat─▒r─▒n─▒ dehledi.

├ľn├╝nde ├ž─▒k─▒lmas─▒ gereken uzun bir yoku┼č vard─▒.

Hayvan birden huysuzluk etti. Belki de adama ├Âyle geldi, hayvan deh diyor gitmiyor, ├Ân├╝ne ge├žip yede─činde ├žekiyor fakat ard─▒ s─▒ra gelmiyordu.

Derken adam kat─▒r─▒ bir a─čaca ba─člad─▒, s─▒rt─▒ndaki y├╝ke de ald─▒rmadan hayvan─▒ d├Âvmeye ba┼člad─▒. Vuran adam, hayvan─▒n bacaklar─▒na, yelelerine ve sa─čr─▒s─▒na sa─čr─▒s─▒na d├Â┼čeniyordu.

Vurduk├ža kat─▒r─▒n huysuzlu─ču daha da art─▒yor ve hayvan ba┼č─▒n─▒ kald─▒r─▒p tepki vermek i├žin s─▒k s─▒k ┼čahlan─▒p ki┼čniyordu. Bir ara kam├ž─▒n─▒n yetersiz geldi─čini d├╝┼č├╝nerek etraftan bir odun par├žas─▒ g├Âzetledi ve g├Âz├╝ arad─▒─č─▒na orac─▒kta ili┼čti. Bu kez odunla vurmaya ba┼člad─▒. Hayvan her darbede s─▒├žr─▒yor ve ba─čl─▒ oldu─ču ince a─čac─▒ f─▒r dolan─▒yordu.

Derken, durumu g├Âren bir adam geldi.

Hayvana bu zulm├╝ yapamazs─▒n─▒z, dedi.

Adam, hayvan benim, asar─▒m keserim, sen ne kar─▒┼č─▒yorsun? diye ├ž─▒k─▒┼čt─▒ adama.

Gelen adam, hayvan ├Âld├╝─č├╝nde onunla ├Âlecek misiniz? dedi.

Vuran adam, ÔÇśNeee?ÔÇÖ┬á dedi ÔÇśeÔÇÖ sesini uzatarak, bu nas─▒l soru?

Onunla ├Âlecek misiniz? diye yineledi gelen adam.

O s─▒rada hayvan─▒n g├Âzleri k─▒pk─▒z─▒l olmu┼č, b├╝y├╝m├╝┼čt├╝; karn─▒ inip kalmaktayd─▒. Yeni bir darbenin gelmesinin derin kayg─▒s─▒yla burnundan soluyordu hayvan.

Hay─▒r, dedi.

O h├ólde kat─▒r sizin de─čil, onu ├Âld├╝─č├╝nde b─▒rakacaks─▒n─▒z.

Evet, dedi adam. Hay─▒r, benim, dedi sonra ├ž├╝nk├╝ ben ona para verdim.

Para verdi─činiz her ┼čey sizin mi?

Sen ne diyorsun be adam, dedi vuran adam, katırımın kâhyası mısın sen?

Para verdi─činiz evinizi de yan─▒n─▒za alacak m─▒s─▒n─▒z giderken? diye s├╝rd├╝rd├╝ gelen adam konu┼čmas─▒n─▒.

Vuran adam, kat─▒ra bakt─▒: Hayvan biraz sakinle┼čmi┼č gibiydi.

Sonra, elindeki sopay─▒ h─▒┼č─▒mla yere f─▒rlatt─▒, c─▒k c─▒k ├žekerek uzakla┼čt─▒ oradan.

10

─░ST─░LA

Adam, s─▒rt ├žantal─▒ ba┼čka bir adama yakla┼č─▒p arad─▒─č─▒ bir adresi sormak istedi.

S─▒rt ├žantal─▒ adam─▒n kula─č─▒nda kulakl─▒k vard─▒, adam duymad─▒. Adam onu bu h├ólde bulunca di─čerine y├Ânelecek oldu; ama onun da kula─č─▒nda kulakl─▒k vard─▒. Daha ├Âteki de b├Âyleydi. Kulaklar─▒ kapal─▒yd─▒ insanlar─▒n ve onlara i┼čittirmek neredeyse m├╝mk├╝n de─čildi.

Bir an, sorusunu y├Âneltebilece─či kimse bulamay─▒┼č─▒n─▒n aksayan y├╝r├╝y├╝┼č├╝ ile bir ilgisi olup olmayaca─č─▒ ge├žti akl─▒ndan.

Sonra bu d├╝┼č├╝ncesinin yersiz oldu─čunu d├╝┼č├╝nd├╝.

├çok ge├žmeden anlad─▒ ki insanlar─▒n kulaklar─▒ t─▒kal─▒yd─▒ ve i┼čitmekten men edilmi┼člerdi sanki.

Dahas─▒, kentte insanlar, birbirlerini g├Ârmedikleri ve i┼čitmedikleri kulelerde oturuyorlard─▒.

Binitler kenti istila etmi┼čti ve insanlar kendilerine yer bulamaz h├óle gelmi┼člerdi.

Son damla barda─č─▒ ta┼č─▒rd─▒: Adam, o kenti terk etti, uzak kasabalardan birinin ba┼č─▒ndaki da─člara gitti.

Da─č─▒n yamac─▒n─▒ yonttu, orada kendisine bar─▒nak ya da ma─čara evi yapt─▒.

Bir miktar koyun, eve bir k├Âpek ald─▒. Koyunlara a─č─▒l, k├Âpe─čine bar─▒nak yapt─▒.

Zamanla, da─č─▒n eteklerinde meyveleri g├╝zel kokan ba─člar kurdu.

Kasabada pazar─▒n kurulu oldu─ču baz─▒ g├╝nlerde, koyunlar─▒ndan gerekti─či kadar─▒n─▒ g├Ât├╝r├╝p sat─▒yor, d├Ân├╝┼čte de evine az─▒k getiriyordu.

 

Adam, avlanmak amac─▒yla da─č i├žlerine a├ž─▒ld─▒─č─▒ bir g├╝n, da─čda dola┼čan bir tav┼čan g├Ârd├╝.

Tav┼čan bir b├╝k├╝n dibinde kabu─čuna ├žekilmi┼čti ve karn─▒ s─▒k aral─▒klarla inip kalk─▒yordu.

Tav┼čan─▒n kendisine farkl─▒ bir yiyecek olabilece─čini d├╝┼č├╝nerek sessizce yere yatt─▒.

Kendini ├žal─▒l─▒klar aras─▒na gizledi, av─▒n─▒ hedef ald─▒ ve av t├╝fe─čiyle bir el ate┼č etti.

Hayvan ka├žt─▒ ve g├Âzden kayboldu. Adam, isabet ettiremedi─čini d├╝┼č├╝nd├╝, hay─▒fland─▒.

Ertesi g├╝n da─čda dola┼č─▒rken tav┼čan─▒ yuvas─▒n─▒n ├Ân├╝nde ac─▒ i├žinde k─▒vran─▒r h├ólde buldu.

Adam─▒ g├Âr├╝nce tav┼čan─▒n yavrular─▒ inden i├žeri ka├ž─▒┼čt─▒lar.

Yakla┼čmas─▒na ra─čmen tav┼čan ka├žmam─▒┼čt─▒.

Usulca yakla┼čt─▒, onu eliyle bile yakalayabilece─čini d├╝┼č├╝nd├╝.

O s─▒rada, hayvan─▒n bir g├Âz├╝ne sa├žma isabet etti─čini ve g├Ârmedi─čini fark etti.

Bir kula─č─▒ndan da kan gelmi┼čti.

Adam, derin bir pi┼čmanl─▒k duydu ve su├žluluk duygusu i├žinde, ne yapaca─č─▒n─▒ da bilemeden bir s├╝re ├Âyle bekledi.

Eve var─▒nca o gece uyuyamad─▒, k├Âr tav┼čan r├╝yalar─▒na girdi.

Adam, sabah erkenden da─ča gitti.

Yavrular inindeydiler fakat tav┼čan yoktu.

Anne tav┼čan─▒n ├Âlm├╝┼č olma ihtimali ile kahroldu.

Beklemeliydi.

Orada saatlerce gelmesini bekledi hayvan─▒n.

Derken tav┼čan g├Âr├╝nd├╝. Sekerek inine girdi. Adam, yava┼č├ža yakla┼čt─▒.

Tav┼čan─▒ kuca─č─▒na, yavrular─▒ da terkisine al─▒p evine g├Ât├╝rd├╝. Onlara ba─čda mini bir ev yapt─▒. Yeni misafirleri, k├Âpe─či Ala┼č ile ve k├Âr koyun NazarÔÇÖla,┬á kuzularla tan─▒┼čt─▒rd─▒.

Yavrular ├Ânlerine koydu─ču yiyeceklerden az ├žok yeseler de anne tav┼čan hi├žbir ┼čey yemiyordu.

Uzaktan gizlice izledi onlar─▒.

Sonra g├Ârd├╝ ki kendisi yuva civar─▒nda iken hayvan hi├žbir ┼čey yemiyor; oradan uzakla┼čt─▒─č─▒ndan emin oldu─ču bir zamanda ├Ânce siftinmeye ba┼čl─▒yor, sonra yeme─čini yiyordu.

Adam, anne tav┼čan─▒n yemek yiyebilece─či saatte bir daha orada olmamaya ├Âzen g├Âsterdi.

K├Âr tav┼čana bir isim buldu: ├çizgi. Art─▒k hep ├çizgi diye sesleniyordu ona.

├çok ge├žmeden ├çizgi ile Nazar iyi bir arkada┼č oldular.

 

Ertesi sabah kalkt─▒─č─▒nda g├Âky├╝z├╝ bulutlarla kapl─▒yd─▒.

Bir s├╝re sonra g├Âk renkten renge girmi┼č, ├žok ge├žmeden de g├╝n ortas─▒nda her yer kararm─▒┼čt─▒. Derken kurtlar uzaklarda ulumaya ba┼člad─▒.

├çok ge├žmeden kurtlar─▒n ulumas─▒na k├Âpe─či Ala┼č da kat─▒ld─▒.

Tecr├╝beleri ona zelzele olabilece─čini s├Âyledi.

Akl─▒na bu ihtimal gelince ma─čara evinin kendisi i├žin emniyetli olmayabilece─čini d├╝┼č├╝nd├╝. Yan─▒na bir ┼čeyler al─▒p geceyi az ├Âtede, a├ž─▒k alanda, da─č─▒n yamac─▒nda ge├žirmek istedi.

Arazide y├╝r├╝rken toprakta bir tuhafl─▒k hissetti; toprak k─▒m─▒ld─▒yordu sanki.

Topraktaki devinim g├Âzle g├Âr├╝l├╝r bir h├ól al─▒nca olanlar─▒ anlamaya ├žal─▒┼čt─▒.

Kayg─▒land─▒─č─▒ gibi bu bir deprem de─čildi ama toprakta da bir hareketlilik vard─▒.

Zemini e┼čelemeyi d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝ bir s─▒rada topraktan larva ile kurt├žuk aras─▒ iri, beyaz b├Âcekler ├ž─▒kmaya ├žal─▒┼čt─▒─č─▒n─▒ fark etti.

G├Ârd├╝klerini topra─č─▒n ve i├žindekilerin uyand─▒─č─▒na yorumlad─▒.

Mevsim dirili┼č mevsimidir, m├╝mk├╝nd├╝r diye d├╝┼č├╝nd├╝.

Olur ya diye kendisine teyit etti bu ilk akl─▒na geleni.

Bu son c├╝mleyi kendisi de i┼čitti.

Kayal─▒k bir alan se├žmi┼čti, geceyi orada ge├žirecekti.

Y├╝r├╝d├╝.

Gece, g├╝nd├╝z├╝ ├Ârterken Ay da da─č─▒n arkas─▒ndan dev bir sini gibi y├╝kseldi.

K─▒sa s├╝rede a─ča├ž diplerinde g├Âlgeler olu┼čtu.

Aya bakt─▒.

Orada elinde baston olan bir adam g├Ârd├╝.

AyÔÇÖdaki bu g├Âr├╝nt├╝, y─▒llar ├Ânce ge├žirdi─či bir kazada bir s├╝re koltuk de─čne─čine mahk├╗m oldu─ču g├╝nleri hat─▒rlatt─▒ ona. O kaza, ona aksayan bir ayak b─▒rakm─▒┼čt─▒.

Sabah, kula─č─▒na ula┼čan garip ve uzak seslerle uyand─▒.

Duydu─ču sesler, yer yer uzak bir ┼čamatay─▒; yer yer de muzaffer bir ordunun co┼čkulu mar┼člarla k─▒┼člas─▒na d├Ân├╝┼č├╝n├╝; ya da uzun s├╝redir yollarda olan bir kervan─▒ vard─▒─č─▒ menzilde kar┼č─▒layanlar─▒n hararetli kutlamalar─▒n─▒ veya b├╝y├╝k bir kenti tarihin bir diliminde fetheden bir fatihin y├╝zy─▒llar sonra ├Âte d├╝nyadan ┼čehre geli┼činin co┼čkulu t├Ârenlerle kar┼č─▒lanmas─▒n─▒ and─▒r─▒yordu.

Kalkt─▒, d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kt─▒.

─░lk duyan bir insan─▒n i├žini birdenbire ─▒ss─▒zla┼čt─▒ran ve ac─▒tan seslerdi bu sesler…

Kula─č─▒n─▒ yere yat─▒rd─▒, kulak kabartt─▒ tekrar:

Evet evet, i┼čitti─či sesler, muzaffer bir ordunun velveleli bir ┼čenlik i├žinde kente d├Ân├╝┼č├╝n├╝ and─▒r─▒yordu daha ├žok.

Anl─▒k bir esinti ile ─░srafilÔÇÖin sur borusu sanki bu sesler, diye d├╝┼č├╝nd├╝.

Sonra, sanki ─░srafilÔÇÖin sur borusunu i┼čitmi┼čsin de, dedi i├žinden; bu kar┼č─▒ d├╝┼č├╝nceyle ilk d├╝┼č├╝ncesini tekzip etti.

─░nsana ├╝rk├╝nt├╝ veren sesler, helezonik ses dalgalar─▒ h├ólinde gittik├že b├╝y├╝y├╝p yay─▒l─▒yordu.

Ger├žek ┼čuydu:

┼×imdiye kadar duymad─▒─č─▒ tuhaf ve uzak bir ses korosu eve do─čru h─▒zla yakla┼č─▒yorduÔÇŽ

Derken, g├Âz├╝n se├žebildi─či uzakl─▒kta, k─▒m─▒ldanan karalt─▒lar g├Ârd├╝.

Uzaklara bakt─▒, daha fazla dikkatle, iyice bakt─▒ÔÇŽ

G├Âzlerine inanamad─▒ ilkin ama g├Ârd├╝kleri deh┼čet vericiydi:

Ak┼čam g├Ârd├╝kleri larvalar b├Âcek olarak arz─▒n y├╝zeyine ├ž─▒km─▒┼člard─▒.

Milyarlarca b├Âcek, ┼čimdiye kadar duymad─▒─č─▒ bir ses e┼čli─činde ma─čara evine do─čru geliyordu.

Ko┼čar ad─▒m y├╝r├╝d├╝: Evine b├Âceklerden ├Ânce ula┼čmal─▒yd─▒.

Bir an b├Âceklerin i├žeri dolu┼čtu─čunu d├╝┼č├╝nd├╝: Her yer b├Âcekti ve kendisine yer kalmam─▒┼čt─▒. D─▒┼čar─▒ ├ž─▒kmak istese ├ž─▒k─▒lacak gibi de─čildi. ─░├žeride kalsa, kendisine b├Âceklerden olu┼čan bir mezar yapm─▒┼č olacakt─▒.

O s─▒rada b├Âceklerin y├╝z├╝ne g├Âz├╝ne t─▒rman─▒┼člar─▒n─▒ tasavvur etti.

Ger├že─čin tam da b├Âyle olmad─▒─č─▒na ┼č├╝kretti bir an ve bu tasavvurdan ├žabucak uzakla┼čt─▒ sonra.

H─▒zla i├žeri girdi ve kendince ├Ânlemler alarak kap─▒s─▒n─▒ penceresini s─▒k─▒ca kapad─▒.

Pencereden bakt─▒:

Da─č─▒n yama├žlar─▒, kayal─▒klar, g├Âr├╝┼č alan─▒na giren her yer milyarlarca b├Âcekle doluydu.

Ye┼čillik nam─▒na ├Ânlerine ne ├ž─▒karsa yiyip bitiriyorlard─▒.

A─ča├žlara t─▒rman─▒yorlar, ula┼čt─▒klar─▒ her a─čac─▒ k─▒sa s├╝rede ├ž─▒r├ž─▒plak b─▒rak─▒yorlard─▒.
Ba─č─▒nda tomurcu─ča duran ├╝z├╝mlerden eser kalmad─▒─č─▒ gibi geride tek bir telek b─▒rakmam─▒┼člard─▒.
Ula┼čt─▒klar─▒ ye┼čilliklerin yapraklar─▒n─▒ birka├ž dakikada yok ediyorlar; meyveleri oyuyorlar, dallar─▒n ├Âzsuyunu i├žiyorlard─▒.
O arada bir b├Âl├╝─č├╝ h─▒zla eve do─čru geliyordu b├Âceklerin.

Evden i├žeri giremeseler de kendisi i├žin d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kabilecek bir durum da yoktu.

Koyunlar, a─č─▒lda, ayak diplerindeki karalt─▒lardan ├╝rkm├╝┼čler sa─ča sola ka├ž─▒┼č─▒yorlard─▒.

Yavru tav┼čanlar, a─č─▒zlar─▒n─▒ gevip duruyorlar, kendilerince tehlikeyi anlatmaya ├žal─▒┼č─▒yorlard─▒.

B├Âcekleri ilk g├Ârd├╝─č├╝nde hayal etti─či g├Âr├╝nt├╝ -evin istilas─▒ d─▒┼č─▒nda- ayn─▒yla kar┼č─▒s─▒ndayd─▒.

Hesab─▒nda kasabaya inmek ve birka├ž koyun satarak erzak almak vard─▒.

Bir anda her ┼čey alt├╝st olmu┼čtu.

O ┼čekilde, d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kamadan ├žaresizce olanlar─▒ seyretti.

Geceyi bu ┼čekilde kayg─▒ i├žinde ge├žirdi.

Erzak─▒ zaten azalm─▒┼čt─▒, i┼čgal uzun s├╝rerse a├žl─▒kla kar┼č─▒ kar┼č─▒ya kalabilirdi.

Ertesi sabah kalkt─▒─č─▒nda b├Âceklerin g├Âmlek de─či┼čtirdiklerini ve kanatland─▒klar─▒n─▒ g├Ârd├╝.

Kanad─▒na kan pompalayan her b├Âcek u├žup gidiyordu.

Buna sevindi.

Derken, birka├ž saat i├žinde hi├žbir b├Âcek kalmam─▒┼čt─▒.

B├Âcekler ├žekildi─činde, a─ča├žlar ├ž─▒r├ž─▒plakt─▒; orman─▒n bir ba┼č─▒ndan di─čer ucu g├Âr├╝lebiliyordu.

Vakit ge├žirmeden birka├ž koyun al─▒p kasaban─▒n yolunu tuttu.

O da ne?

Bu kez kasabay─▒ i┼čgal etmi┼člerdi. Her yer kanatl─▒ b├Âceklerle doluydu.

─░nsanlar neye u─črad─▒klar─▒n─▒ ┼ča┼č─▒rm─▒┼člard─▒. Neler yap─▒labilece─čine dair kimsenin bir fikri yoktu.

Kimse kimden ┼čik├óyet├ži olaca─č─▒n─▒ bilmedi─či gibi nereye ba┼čvuraca─č─▒n─▒ da bilmiyordu.

├ťstelik muhtemel ba┼čvuru merkezleri de kanatl─▒ b├Âceklerle doluydu.

Kasabada, koyunlarla zor bir g├╝n ge├žirdi; fakat insanlar─▒n ileti┼čim kanallar─▒ yine de a├ž─▒kt─▒.

 

─░nsanlar, ertesi sabah kalkt─▒klar─▒nda ya┼čad─▒klar─▒ yeri ├Âl├╝ b├Âcekler kasabas─▒ olarak buldular.

B├Âceklerin bir g├╝n s├╝ren e┼čle┼čme d├Âneminin ard─▒ndan da─čdaki a─ča├žlara yumurtalar─▒n─▒ b─▒rakt─▒ktan sonra kanatlan─▒p ┼čehre indiklerini ve burada da ├Âm├╝rlerinin t├╝kendi─čini d├╝┼č├╝nd├╝.

┼×imdi yapmas─▒ gereken i┼če bakmal─▒yd─▒.

Koyunlar─▒n─▒ satm─▒┼čt─▒; fakat k├Âr koyunu alan olmam─▒┼č, hayvan elinde kalm─▒┼čt─▒.

Kendi taraf─▒nda olanlar i├žin, iki k├Âr ile bir topala kald─▒ kalanlar, diye d├╝┼č├╝nd├╝.

Adam bunlar─▒ d├╝┼č├╝n├╝rken o gece beklemedi─či bir ┼čey oldu: A─č─▒l─▒ kurtlar bast─▒.

S├╝r├╝ h├ólinde geldikleri i├žin evin tek k├Âpe─činin yapabilece─či bir ┼čey kalmam─▒┼čt─▒.

Kurtlar, koyunlarla yavru tav┼čanlar─▒ telef etmi┼čler, k├Âr tav┼čan ile k├Âr koyunu da s─▒rtlay─▒p g├Ât├╝rm├╝┼člerdi.
_____________________________
Bu ├Âyk├╝ler, METAL ├çUBUKLARIN DANSI adl─▒ ├Âyk├╝ kitab─▒nda bulunuyor.