Kutlu’dan Hududullah Merkezli Teklifler -de─čini-

KUTLUÔÇÖDAN ÔÇťHUDUDULLAHÔÇŁ MERKEZL─░ TEKL─░FLER

Mustafa Kutlu ve hik├óyecili─či hakk─▒nda yazmam─▒┼č olmam─▒ bir eksiklik olarak kaydetmi┼čti bir ele┼čtirmen.[1] Bendeniz de ÔÇťKutlu ve eserleri ile ilgili o kadar ├žok yaz─▒ld─▒ ki kendisinin de yaz─▒lanlar─▒n say─▒s─▒n─▒ bildi─čini sanm─▒yorum. Do─črusu, yazacaksam bu farkl─▒ bir ┼čey olmal─▒ÔÇŁ diye d├╝┼č├╝nm├╝┼čt├╝m. O┬á ÔÇťfarkl─▒ ┼čeyÔÇŁ Kalbin Sesi ─░le Topra─ča D├Ân├╝┼čÔÇÖle geldi.[2]

Hik├óyeyi ÔÇťhayat─▒n h├╝lasas─▒ÔÇŁ olarak g├Âren KutluÔÇÖnun bu ├žal─▒┼čmas─▒n─▒ da hayata deneme t├╝r├╝nde d├╝┼č├╝lm├╝┼č bir kay─▒t olarak g├Ârmek m├╝mk├╝n. Bu kadar de─čil, Bize kal─▒rsa bu kitap Kutlu k├╝lliyat─▒n─▒n da h├╝lasas─▒. Kutlu, hik├óyelerinde de─čerler manzumesi h├ólinde bir mesele olarak i┼čledi─či konuyu somut tekliflere d├Ân├╝┼čt├╝r├╝yor. ┬áKitab─▒n hik├óyelerden ayr─▒lan (b├╝t├╝nlenen mi demeliydim) taraf─▒, kurmacan─▒n evreninde i┼členen ve bir derdi olan temalar─▒n bu kitapta ete kemi─če b├╝r├╝nerek somut verilerle bir teklife d├Ân├╝┼čmesidir diyebiliriz. (daha&helliip;)

DEVAMI --››
HAK─░KAT─░ KURMACANIN ZEM─░N─░NDE ARAYAB─░L─░R M─░Y─░Z? -deneme- R.Seyhan

Hakikat Aray─▒┼č─▒nda Y├Ânelimler┬áya da ┬áHAK─░KAT─░ KURMACANIN ZEM─░N─░NDE ARAYAB─░L─░R miyiz?

Kurmacan─▒n zemininde hakikati aramak m├╝mk├╝n m├╝? Ya da kurmacan─▒n l├ómbas─▒ ile hakikati ne kadar -ya da onun ne kadar─▒n─▒- arayabiliriz? Hakikat aray─▒┼č─▒nda y├Ânelimler hangi istikameti g├Âsteriyor? Bu ├žal─▒┼čmam─▒zda bu sorulara cevap aramaya ├žal─▒┼čaca─č─▒z. Bu zeminde beliren yeni sorularla konuyu┬á irdelemeyi deneyece─čiz.

Bazen ger├žek ile kurmaca aras─▒ndaki makas─▒n iyice a├ž─▒ld─▒─č─▒na, mesafenin darald─▒─č─▒na, bazen de bu ikisinin i├ž i├že ge├žtiklerine ┼čahit olmu┼čuzdur. ÔÇťOlamaz! ─░nan─▒lmaz!ÔÇŁ dedi─čimiz durumlar bu c├╝mledendir. O arada zaman da hakikatin yede─činde s├╝rekli evriliyor. Bunlar olurken kurmaca metinlerin hakikati arama y├Ântemlerinin de evrilmemesi m├╝mk├╝n de─čil. Burada bir y├Ânelimden s├Âz etmemiz gerekecek. (daha&helliip;)

DEVAMI --››
EKRU YELEKL─░ B─░R DEVR─░MC─░: ASIM G├ťLTEK─░N Recep Seyhan -Biyografik-

Baz─▒ vefatlar fazlas─▒yla ├Âl├╝md├╝r ya da ├Âl├╝mden fazlas─▒d─▒r. As─▒m G├╝ltekinÔÇÖin vefat─▒ b├Âyledir. Uzaktan akrabamd─▒. Vefat haberini sosyal a─člar─▒n ilk benden duyaca─č─▒ akl─▒ma bile gelmezdi. Duyulmu┼čtur san─▒yordum. Durumu payla┼čt─▒─č─▒mda tepkiler oldu. ├ľzelden, b├Âyle ┼čaka yap─▒lmaz diye yazanlar oldu. AA durumu teyit ama├žl─▒ aray─▒nca anlad─▒m ki kimsenin haberi yok. Kendisiyle ileti┼čimim ├žok s─▒k─▒ olmasa da bulu┼čtu─čumuzda derin g├Âr├╝┼č├╝rd├╝k. En son bir ay ├Ânce uzun bir telefon g├Âr├╝┼čmesi yapm─▒┼čt─▒k. Bizim kitaplar─▒n ÔÇťToplu hik├óyelerÔÇŁ ad─▒ alt─▒nda bir arada yay─▒mlanmas─▒ ile ilgili bir ├žal─▒┼čmas─▒ oldu─čunu vefat─▒ndan sonra ele┼čtirmen Mehmet Erdo─čanÔÇÖdan ├Â─črendim.
Burada As─▒mÔÇÖ─▒n biyografisini verecek de─čilim. O bilgiye her taraftan ula┼č─▒labilir. As─▒mÔÇÖ─▒n biyografisinde alt─▒ ├žizilmesi gereken taraflar var. Herkesin m├╝ttefik oldu─ču ├╝├ž temel husus; ruhlara n├╝fuz etme becerisi, se├žkin bir e─čitimci ve eylem adam─▒ olu┼čudur. MusÔÇÖab B. ├ťmeyr idi rehberi. Onun i├žin yery├╝z├╝ okuldu. Her kesimden insan─▒n ilgi alan─▒na girmeyi ba┼čaran, insanlarla ├žabucak ├╝nsiyet kurabilen renkli bir ki┼čilik ve ÔÇťnevi┼čahs─▒nam├╝nhas─▒rÔÇŁ bir insand─▒. Devrimci bir yap─▒s─▒ vard─▒. Nuri Pakdil, Rasim ├ľzden├Âren ve Sezai Karako├ž sevgisini buraya ba─čl─▒yorum bendeniz. Radyoculuktan tiyatroya, ┼čehircilikten (├ťsk├╝darÔÇÖ─▒ ├žok severdi) mizaha kadar bir├žok alana ilgisi vard─▒. M├╝tecessis bir insand─▒. Gitti─či her yere, kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒ her ki┼čiye ula┼čt─▒raca─č─▒ ÔÇťbeyaz haberleriÔÇŁ olurdu. (daha&helliip;)

DEVAMI --››
MUSTAFA EVERD─░ÔÇÖN─░N ÔÇśB─░REY OLU┼×ÔÇÖU ─░MLEYEN B─░R H─░K├éYES─░ Recep Seyhan-ele┼čtiri

Sanat├ž─▒ ├ľn├╝ne ├ç─▒kan Otoritelere ─░li┼čkin Bariyerleri Nas─▒l A┼čabilir?

ÔÇťO g├╝n ziyaret s─▒ras─▒ kar─▒m─▒n day─▒s─▒na gelmi┼čti. Dini b├╝t├╝n Day─▒ÔÇÖya beni g├Âstererek ne kadar dindar bir damada k─▒z verdiklerini ispatlam─▒┼č olacaklar.ÔÇŁ Hik├óye b├Âyle muzip ve g├╝l├╝mseten bir giri┼čle ba┼čl─▒yor. Mustafa EverdiÔÇÖnin hik├óyelerinde genelde bu ├╝slup var. Everdi her ┼čeyden ├Ânce bir ├╝slup sahibi bir yazar. Onun metinlerini isimsiz ve imzas─▒z olarak bir yerde g├Ârseniz bu metin EverdiÔÇÖnin dersiniz. ├ťslup tam da budur. Bu keyfiyet yazar─▒n hanesine kaydedilebilecek art─▒ bir de─čerdir.
Yazar, giri┼č c├╝mlesinde bize hik├óyenin arka pl├ón─▒ndaki ili┼čkiler a─č─▒n─▒ ya da kahraman─▒n aile ili┼čkilerinde nereye yerle┼čtirildi─čini de imliyor. Bu ├Ânemli. Bir hik├óye c├╝mlesinin temel ├Âzelli─či, s├Âylenmemi┼č ya da s├Âylenememi┼č olanlara bizi bir ├ž─▒rp─▒da ula┼čt─▒rmas─▒d─▒r diyebiliriz. Yazar, bu hik├óyesinde bu ├žer├ževeyi hik├óyenin ba┼č─▒ndan sonuna kadar korumay─▒ ba┼čarm─▒┼č g├Âr├╝n├╝yor. (daha&helliip;)

DEVAMI --››
Hocam Ali R─▒za Bey / an─▒

Hocam Ali R─▒za Bey

Matematik ├Â─čretmenim Ali R─▒za Bey, n├Âbet├ži oldu─ču bir g├╝n, okulun bah├žesinde dola┼č─▒rken koluma girdi. Bu, ya┼čad─▒─č─▒m bir ilk idi. Bir ├Â─čretmenin bir ├Â─črencinin koluna girmesi o y─▒llarda pek g├Âr├╝lebilen bir ┼čey de─čildi. Hocam yekten bir soru y├Âneltti:

ÔÇťRecep, sen ni├žin s─▒n─▒fta bo┼č bo┼č oturuyorsun?ÔÇŁ

Hi├žbir ┼čey anlamam─▒┼čt─▒m ve y├╝z├╝m ├žocuk safl─▒─č─▒yla k─▒zarm─▒┼čt─▒. Acaba derste fark─▒na varmad─▒─č─▒m bir kusur mu i┼čledim, diye d├╝┼č├╝n├╝yordum. Ger├ži matematik dersinde dersi dikkatle sonuna kadar takip ediyordum ama fen dersleri d─▒┼č─▒nda -├Âzellikle meslek derslerinde- s─▒n─▒fta gizlice (bazen izinli) roman okuyordum. Kusurumuz bu olabilir miydi? Matematik ├Â─čretmenimiz s─▒n─▒f ├Â─čretmenimizdi ve konu ona ┼čik├óyet olarak ula┼čt─▒r─▒lm─▒┼č olabilirdi. ─░lk an bunlar─▒ d├╝┼č├╝nd├╝m.

Hocam ile ileti┼čimimizin ├Âncesi vard─▒. ─░lgin├žtir: TokatÔÇÖa AmasyaÔÇÖdan yat─▒l─▒ olarak gelmi┼čtim. AmasyaÔÇÖda da matematik ├Â─čretmenim Ali R─▒za Bey idi. Bir tevafukla; benim yat─▒l─▒ s─▒navlar─▒ kazanarak TokatÔÇÖa gitti─čim o y─▒l, Ali R─▒za Bey’in tayini de TokatÔÇÖa ├ž─▒km─▒┼č; i├ž da─č─▒t─▒mda da yine ─░hl’ye gelmi┼čti.

Ali R─▒za Bey, sevecen, anlay─▒┼čl─▒, gen├ž ve yak─▒┼č─▒kl─▒ bir adamd─▒. Onu hepimiz severdik. Kendisi benim kitap okudu─čumu, felsefeye ilgi duydu─čumu, matemati─či sevdi─čimi biliyordu. ├ľ─čretmenimiz ÔÇśsolcu, ve aleviÔÇÖ idi. Bilgim bu kadard─▒. ├çok insan─▒n bildi─činin aksine ─░mam Hatiplerde Alevi k├Âkenli ├Â─črenciler de vard─▒. AmasyaÔÇÖda iken o ├ževreden arkada┼člar─▒mla iyi anla┼č─▒yordum; ama bu konular─▒ hi├ž konu┼čmazd─▒k. Bu arkada┼člar─▒m─▒zla Alev├« gelene─čindeki bir├žok rit├╝elde ortak kodlar─▒m─▒z vard─▒: Mesela B├╝y├╝k annem, yaramazl─▒k yapt─▒─č─▒mda beni ÔÇťSeni Yezid seni!ÔÇŁ diye kovalard─▒ ├žocukken. Hasan ve H├╝seyin (r.a)ÔÇÖden s├Âz ederken ÔÇśEfendimizÔÇÖ kayd─▒n─▒ d├╝┼čerdik. Kerbel├óÔÇÖdan y├╝kselen ├ž─▒─čl─▒klar bize de ula┼č─▒yordu. B├╝y├╝k annem, Kerbel├ó ┼čehitlerinin an─▒s─▒na Muharrem orucu tutard─▒; a┼čure yapard─▒, bize YezidÔÇÖin yapt─▒─č─▒ zul├╝mleri anlat─▒rd─▒.┬áMillet K├╝t├╝phanesi Haf─▒z-─▒ K├╝t├╝b├╝ M. Serhan Tay┼či,┬áAli EmiriÔÇÖnin ─░zinde┬áadl─▒ kitab─▒ndaki an─▒lar─▒nda, Alevi gelene─čindeki rit├╝ellerin AnadoluÔÇÖdaki baz─▒ S├╝nn├« b├Âlgelerimizde de ya┼čat─▒ld─▒─č─▒ndan s├Âz eder. (MuharremÔÇÖde 10 g├╝n oru├ž tutma, lokma d├Âkme, a┼čure yeme─či, o g├╝n misafirlere ayran ikram─▒; ├žocuklar su istendi─činde -Hz. H├╝seyinÔÇÖin susuz b─▒rak─▒lmas─▒na telmihle, sayg─▒ olarak yar─▒m bardak verilmesi vb.) Ben hayalimde h─▒zla bunlar─▒ d├╝┼č├╝n├╝rken Hocam Ali R─▒za Bey sorular─▒na devam etti:

ÔÇťBu sene mezun olmak istemez misin?ÔÇŁ

Bu sorunun, bir ├Ânceki sorunun yine soru yoluyla a├ž─▒klamas─▒ oldu─čunu da anlayamam─▒┼čt─▒m. Bu, biraz da heyecan─▒mla da ilgiliydi san─▒r─▒m: Al─▒┼č─▒lm─▒┼č─▒n d─▒┼č─▒nda koluma girmi┼č bir ├Â─čretmen vard─▒ ve rahat de─čildim. Oysa meslek dersi ├Â─čretmenlerimiz bize olduk├ža mesafeliydiler. Bu yak─▒nl─▒─č─▒ nedense esirgerlerdi hep. Hocam─▒n ├Ânerisinde anlayamad─▒─č─▒m ┼ču idi: Liseden mezun olmama daha iki y─▒l─▒m vard─▒.

ÔÇťBak Recep! Senin gibi birka├ž ki┼či (S├╝leyman Balc─▒, ├ťzeyir Y─▒lmaz, Ahmet K─▒l─▒n├ž, Ahmet Aslan) s─▒n─▒fta bo┼čuna oturuyorsunuz. Derslerin ve ├Â─čretmenlerin size yetmedi─čini g├Âr├╝yorum. Senin de o arkada┼člar─▒n─▒n da iki s─▒n─▒f─▒ birden bitirme imk├ón─▒n─▒z var. Neden bu hakk─▒ kullanmayas─▒n? Yani biraz ├žal─▒┼čmayla bu y─▒l mezun olabilirsin.ÔÇŁ

Utanm─▒┼č, kulaklar─▒ma kadar k─▒zarm─▒┼čt─▒m. ÔÇť├ľ─čretmenlerin yetmedi─čiÔÇŁ ifadesi kar┼č─▒s─▒nda hocama ÔÇťesta─čfirulahÔÇŁ demeyi bile ak─▒l edemeyecek kadar toydum. ├ľyle g├Âz├╝ a├ž─▒k biri de de─čildim, ahmak├žayd─▒m. Olabilir miydi? Kalkabilir miydim bu y├╝k├╝n alt─▒ndan? Mevzuat o y─▒llarda buna uygundu. 10 not baremi ├╝zerinden her dersi ayr─▒ ayr─▒ 8 d├╝┼č├╝rmek ┼čart─▒yla, fark derslerini vererek s─▒n─▒f atlanabiliyordu. ┼×artlar─▒ biraz a─č─▒rd─▒; fakat her dersi ayr─▒ ayr─▒ en az 8 d├╝┼č├╝rmek ├Âyle kolay da de─čildi.

Hocam─▒n bu insan tavr─▒, kafamda, baz─▒ ta┼člar─▒ ilk kez yerinden oynatm─▒┼čt─▒. Bu, hayat─▒m─▒n ilk sorgulamas─▒yd─▒ da: Anlad─▒m ki Alev├«lik hakk─▒nda yeterli bilgiye sahip olmad─▒─č─▒m gibi mevcut bilgilerim de olduk├ža sakatt─▒. Bize, kayna─č─▒ belirsiz bir yerden ula┼čan bilgiye g├Âre de ÔÇťAlev├«ler ÔÇśK─▒z─▒lba┼čÔÇÖt─▒. Namaz k─▒lmazlar, oru├ž tutmazlard─▒; y─▒kan─▒p y─▒kanmad─▒klar─▒ bile me├žhuld├╝. ÔÇťBizim namaz─▒m─▒z─▒ Ali k─▒ld─▒,ÔÇŁ derlerdi. ├ťst├╝ne ├╝stl├╝k ÔÇśmum s├Ând├╝ÔÇÖ i┼čleri vard─▒ ve ÔÇśsolcuÔÇÖydular.ÔÇŁ Bu fantastik ve u├žuk yarg─▒lar─▒n S├╝nn├« topluma nereden, nas─▒l bula┼čt─▒─č─▒ ayr─▒ bir konuydu ama alg─▒ b├Âyleydi. Biz de toplumun d─▒┼č─▒nda bir yerde de─čildik. Bu alg─▒, Alev├« toplumunda da (tersinden) b├Âyleydi. Oraya yans─▒t─▒lan bak─▒┼ča g├Âre; ─░mam Hatip Liseleri, ÔÇśgericiÔÇÖ yeti┼čtiren okullard─▒ ve burada derslerin, toprak zeminlerde, yaz─▒ tahtas─▒z s─▒n─▒flarda yap─▒ld─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nenler bile vard─▒. ÔÇťS├╝nn├«ler ÔÇśYezitÔÇÖ idi ve ÔÇśsa─čc─▒ÔÇÖyd─▒lar. Sa─čc─▒lar abdÔÇÖye dosttular; ├╝lkenin yabanc─▒lara pe┼čke┼č ├žekilmesinden rahats─▒z de─čildiler. ─░┼čbirlik├ži sermaye, halk─▒ uyutmak i├žin ha bire ÔÇśimam okuluÔÇÖ a├ž─▒yordu. ─░mamlar─▒n ne i┼či vard─▒ ├╝niversitede; kendilerine uygun g├Âr├╝len ├╝├ž├╝nc├╝ s─▒n─▒f konumlar─▒ nelerine yetmiyordu?ÔÇŁ┬á Bu ba─člamda ÔÇśsa─čÔÇÖ ve ÔÇśsolÔÇÖ kavramlar─▒n─▒ de─čil sadece sahip oldu─čum k├╝lt├╝r kodlar─▒n─▒ da sorgulad─▒m:

O y─▒llarda, iki renk vard─▒: Siyah ve beyaz; sa─čc─▒ ve solcu. ÔÇťSolculuk beyazd─▒, ilericilik demekti. Sa─čc─▒l─▒k ise siyaht─▒, gericilik idi. Sa─čc─▒lar, dini iman─▒ b├╝t├╝n adamlard─▒; solcular dine ve imana so─čuk bakan, muhtemelen ÔÇśdinsizÔÇÖ kimselerdi. Solcular, ─░hlÔÇÖye d├╝┼čman g├Âzle bakarlard─▒. Sa─čc─▒lar vatansever kimselerdi, solcular ise ÔÇťvatan─▒ satmaya haz─▒rÔÇŁ durumdayd─▒lar vb.ÔÇŁ┬áOysa her iki tarafa da h├ókim olan bu k├Âr bak─▒┼člar─▒n hi├žbiri ger├že─či yans─▒tm─▒yordu. Ya┼čanan bir ak─▒l tutulmas─▒yd─▒. Kimse bu konular─▒ oturup dost├ža konu┼čmuyor; birbirini anlamak istemiyordu sanki. Ba─čnazl─▒k, sorgulamamak, anlamaya ├žal─▒┼čmamak, ÔÇś├ÂtekiÔÇÖni g├Ârmemek, iticilik, renk k├Ârl├╝─č├╝, d├╝nyaya tek g├Âzle bakmak, her iki kesimde de e┼čit d├╝zeyde ve ortak bir ├Âzellikti. Herkes, kendini ait hissetti─či kanad─▒n verilerini tek do─čru san─▒yordu; bu verilerin s─▒n─▒rlar─▒n─▒ a┼čmamaya ÔÇśazm ├╝ cezm ├╝ kast eylemi┼čtiÔÇÖ sanki. Anlad─▒m ki ben sa─čc─▒ de─čildim ama solcu da de─čildim. ├çok sonra anla┼č─▒lacakt─▒ ki Alev├« vatanda┼člar─▒m─▒z, ÔÇťdevletin kendilerini S├╝nn├«le┼čtirme ├žabas─▒nda oldu─ču, Alev├« k├Âylerine ÔÇśzorlaÔÇÖ cami yap─▒ld─▒─č─▒ÔÇŁ gibi bir iddian─▒n ger├žekten sahibi de─čillerdi: Bu iddialar ba┼čka yerlerde┬ákotar─▒l─▒yor┬á marjinal gruplar taraf─▒ndan da Aleviler ad─▒na tedav├╝le s├╝r├╝l├╝yordu. Bilgim ve g├Âzlemim ┼čudur: Problem, Alev├«lerin S├╝nn├«le┼čmemeleri de─čil; S├╝nn├«lerin do─čru d├╝r├╝st S├╝nn├«; Alev├«lerin de Alev├« -AliÔÇÖnin izinde- ol(a)mamalar─▒d─▒r. ├çok sonra anlayacakt─▒m ki ├žo─ču S├╝nn├«, sahiplendi─či mezhebinin itikad├« g├Âr├╝┼člerinin ├Ânc├╝s├╝ ─░mam Maturid├« (vef. 944)ÔÇÖnin ad─▒n─▒ bile duymam─▒┼čt─▒. ├ço─ču Alev├«ÔÇÖnin, (├╝stelik okumu┼člar─▒n) Hac─▒ Bekta┼č-─▒ Veli (vef. 1271)ÔÇÖnin ┬á‘k─▒rk makam’─▒ ve┬á┼čeriat, tarikat, marifet, hakikat gibi ‘d├Ârt kap─▒’y─▒ konu etti─či Mak─ül─ütÔÇÖ─▒ndan haberi bile yoktu; ama bu d├Ârt de─čere, yel de─čirmenlerine sald─▒r─▒r gibi┬á h├╝cum konusunda bir s├╝r├╝ g├╝r├╝lt├╝ vard─▒ orta yerde.

Bu okula giri┼čim de hayli olayl─▒ olmu┼čtu. ─░lkokul ├Â─čretmenlerim s─▒rayla babama ├ódeta yalvarm─▒┼člard─▒: ÔÇť─░yi d├╝┼č├╝n! Bu ├žocu─ča yaz─▒k etme! ─░mam Hatipler zordur, orada ders say─▒s─▒ ortaokulun iki kat─▒. ├ťstelik senin ├žocu─čun o okulu kald─▒racak yap─▒da de─čil. Dahas─▒, normal orta├Â─čretim kurumlar─▒ 6 y─▒l iken oras─▒ bir y─▒l fazla. Neden bir y─▒l fazla okutas─▒n?ÔÇŁ B├Âyle sorularla akl─▒n─▒ ├želmeye ├žal─▒┼čsalar da babam beni ─░mam HatipÔÇÖe vermeye kararl─▒yd─▒. Ben de istiyordum bunu do─črusu.

O d├Ânem, Hocam Ali R─▒za BeyÔÇÖin telkinleriyle ara s─▒n─▒f bitirme s─▒navlar─▒ i├žin m├╝racaat ettim. ├çok ├žal─▒┼čt─▒m ve benim ÔÇťo okulda okuyamayaca─č─▒m─▒ÔÇŁ d├╝┼č├╝nenleri ┼ča┼č─▒rtarak emsallerimden ├Ânce mezun olarak okulu bir y─▒l erken bitirdim.┬áYa┼č─▒yor mu, bilmiyorum. Hayatta ise hocam Ali R─▒za ├ľzayd─▒nl─▒ Beyefendiyi sayg─▒lar─▒mla selaml─▒yorum.

 

DEVAMI --››
“BA┼×KASI” R.Seyhan / deneme

ÔÇťBA┼×KASIÔÇŁ
Emmanuel LevinasÔÇÖ─▒n ÔÇťba┼čkas─▒ÔÇŁ dedi─či biri var. ÔÇťOÔÇŁ veya ÔÇťdi─čeriÔÇŁ de denebilir.
ÔÇśBerikiÔÇÖnin yok sayd─▒─č─▒, onunla ayn─▒ ├╝lkede bile bulunmak istemedi─či ÔÇťba┼čkas─▒ÔÇŁÔÇŽ
O e─čer ÔÇťba┼čkas─▒ÔÇŁ ise onun taraftan bak─▒nca sen de ÔÇťdi─čeriÔÇŁ ya da ÔÇť├ÂtekiÔÇŁ oluyorsun.
Sen taze fasulyenin yo─čurtlanmas─▒ndan hi├ž ho┼članmayabilirsin ama o buna bay─▒labilir.
Sen eve ÔÇťka├žakÔÇŁ giren bir karasine─či ┼čerre yorarken ÔÇťba┼čkas─▒ÔÇŁ onu hayra yorabilir.
Onlar─▒n da evlerinde kumanda bazen kayboluyor, prizlerden biri yanm─▒┼č oluyor.
Onlar─▒n evinde de b├╝t├╝n kay─▒plar─▒ bulan bir anne veya babaanne var.
Hi├žbir ┼čey yoksa yaln─▒zl─▒k var, kimsesizlik veya kah─▒r varÔÇŽ Onunla ya┼č─▒yorlar.
Onlar─▒n evindeki cep telefonlar─▒ da aralar─▒nda anla┼čarak evde h├ókimiyeti ele ge├žiriyorlar bazen.
Senin ruhun denizin engin derinliklerinde, ba┼čkas─▒n─▒n ruhu g├╝r ormanlar─▒n koynunda dinlenebilir. ├ľzetle ikiniz de farkl─▒ tellerden ├žalabilirsiniz.
Unutma ki d├╝nya, z─▒tl─▒klar, farkl─▒l─▒klar ve renkler ├╝zerine kurulmu┼čtur.
Beyaz, karaÔÇÖn─▒n oldu─ču bir yerde renktir; aksi h├ólde onu kimse tan─▒yamazd─▒.
Vakitler hep g├╝nd├╝z olsayd─▒, bilim adamlar─▒ gecenin bulundu─ču gezegen i├žin yollara d├╝┼čerdi.
├ľl├╝m olmasayd─▒, d├╝nya herkese cehennem olurdu; bilim adamlar─▒ uzayda ├Âl├╝m├╝n bulundu─ču bir gezegen aray─▒┼č─▒na ├ž─▒karlard─▒.
├ľl├╝m, ac─▒ bir g├╝zeldir. D├╝nyan─▒n ÔÇśg├╝zelÔÇÖi ac─▒ bir ├Âl├╝md├╝r.
Tanr─▒; ak-kara, iyi k├Ât├╝, ┼čeytan-melek, hay─▒r-┼čer diyalekti─či ├╝zerine bina etti evreni.
Bu y├╝zdendir ki ÔÇťHer ┼čey, z─▒dd─▒yla kaimdirÔÇŁ demi┼čler eskiler.
Her ┼čey bu ├žer├ževede dengelenmi┼čtir.
Sen de ‘ba┼čkaÔÇÖs─▒yla dengelenmi┼č bulunuyorsun.
Senin ÔÇťevetÔÇŁ dedi─čine o “hay─▒r” demeseydi do─čruÔÇÖnun fele─či ┼ča┼čard─▒.
Senin ÔÇťhay─▒rÔÇŁ dedi─čine ├Âteki ÔÇťevetÔÇŁ demeyi bilmeseydi aray─▒┼č sona ererdi.
D├╝nyada aray─▒┼č─▒n sona ermesi demek, k─▒yametin kopmas─▒ demektir.
S─▒zlanma. Sen benimle, o ├Âtekiyle, ├Âteki ba┼čkas─▒yla mukayyetiz.
ÔÇťBenim dedi─čim olacakÔÇŁ noktas─▒, munkaÔÇÖ (infuze) vas─▒fl─▒ BenÔÇÖnin tanr─▒ fig├╝r├╝yle ilgilidir.
Ba┼čkas─▒ da senin gibi ilkin ellerini ke┼čfederek tan─▒d─▒ bu d├╝nyay─▒.
Ona da senin gibi, ya─čmur birikintileri b├╝y├╝k bir g├Âl; k├╝├ž├╝k bir g├Âl bir derya; ┬áevin avizesi de
b├╝y├╝k bir orman g├Âr├╝n├╝yordu.
Ona g├Âre de d├╝nya, sadece anneden ve memeden/mamadan ibaretti.
Sonra anlad─▒ ki baba var, karde┼čler var, ba┼čka insanlar da var; yani ‘ba┼čkaÔÇÖs─▒, ba┼čkalar─▒ var.
Sonra ba┼čka ┼čehirlerin ba┼čka mek├ónlar─▒n da varl─▒─č─▒n─▒ ke┼čfetti o da senin gibi.
G├Ârd├╝ ki d├╝nyada ba┼čka renkler var, ba┼čka diller, ba┼čka ├╝lkeler, ba┼čka ─▒rklar varÔÇŽ
B├╝t├╝n bu ‘ba┼čka’lar da ayn─▒ g├╝ne┼čin alt─▒ndalar, ayn─▒ y─▒ld─▒zlar─▒ g├Âr├╝yorlar, ayn─▒ gecelerde uyuyorlar, ayn─▒ ├Âl├╝m mele─či ile kar┼č─▒la┼č─▒yorlar ve ayn─▒ topra─ča d├Ân├╝yorlarÔÇŽ

Bir de ├╝lkendeki ÔÇśba┼čkaÔÇÖs─▒, ba┼čkalar─▒ var. Kabul et ki g├╝ne┼č sadece senin ├╝zerine do─čmuyor.
O ba┼čkas─▒ da bir of ├žekti─činde ÔÇťkar┼č─▒ki da─člar y─▒k─▒l─▒yor.ÔÇŁ
‘Ba┼čkas─▒’ da ÔÇťkudret kalemini ka┼č─▒na ├žekenÔÇŁ, ÔÇťhuysuz ve tatl─▒ bir kad─▒nÔÇŁ a ├ó┼č─▒k oluyor.
O ba┼čkas─▒ da ÔÇťtavus ku┼čunun i├žine girdi─čini ve t├╝y├╝n├╝ yoldu─čunuÔÇŁ s├Âyl├╝yor senin gibi.
Senin ÔÇťkarag├Âzl├╝mÔÇŁ diye ba┼člad─▒─č─▒n t├╝rk├╝ye ÔÇťba┼čkas─▒ÔÇŁ ÔÇťl├¬├žavre┼čaminÔÇŁ diye ba┼čl─▒yor; ama ikiniz de sevgiliyi anlat─▒yorsunuz.
O ‘ba┼čkas─▒’n─▒n da Ne┼čet Erta┼č veya Arif Sa─čÔÇÖ─▒n ba─člamas─▒ ile y├╝re─činden baz─▒ teller kopuyor.
O ‘ba┼čkas─▒’ da ÔÇťb├ós├╝baÔÇÖdelmevtÔÇŁ mevsiminde, ÔÇťDa─člar─▒na bahar gelmi┼č memleketiminÔÇŁ diyor ┼čair gibiÔÇŽ
O ‘ba┼čkas─▒’ da Sar─▒ Gelin t├╝rk├╝s├╝n├╝ dinlerken Erzurumlu bir Dada┼č oluyor.
Ayn─▒ T├╝rk├╝y├╝ dinlerken bir ba┼čkas─▒ Karsl─▒ bir Ermeni oluyor.
Bir ‘ba┼čkas─▒’ da senin gibi Gesi Ba─člar─▒ÔÇÖn─▒ dinlerken Kayserili oluyor, kemen├žede kollar─▒ titriyor.
Onun da Horon’la ayaklar─▒ al─▒yor, ZeybekÔÇÖte dizlerini yere vuras─▒ geliyor.
Sen belki bir meyhanede a─čl─▒yorsun, ÔÇśba┼čkas─▒ÔÇÖ da yolculuk s─▒ras─▒nda bir cam─▒n kenar─▒ndaÔÇŽ
Ya da evin bir k├Â┼česinde veya yolda y├╝r├╝rken i├žine a─čl─▒yor.
Ayr─▒l─▒k senin ba─čr─▒n─▒ yak─▒yor da onun yakm─▒yor mu san─▒yorsun?
Gurbette kimsesi yoksa bile i├žinde bitmeyen bir gurbet var onun daÔÇŽ
Bir ├žocu─čun i├žikerek a─člamas─▒ senin i├žini deliyor da onunkini delmiyor mu san─▒yorsun?
├ťlkelerinde ayn─▒ mek├ónda bir arada bulun(a)mayan iki ki┼činin, topraklar─▒n─▒ kaybettikten sonra s─▒─č─▒nd─▒klar─▒ ba┼čka bir ├╝lkenin ├ž├Âp konteyn─▒r─▒nda ekmek arad─▒klar─▒n─▒ ve orada kurduklar─▒ dostluk
hik├óyelerini ┬ásadece sen duymad─▒n, ‘ba┼čkas─▒’ da duydu.
Rabbimiz Bir, (de─čilse) ├╝lkemiz Bir, yurt sevgisi ba─člam─▒nda ├╝lk├╝m├╝z Bir, Bayra─č─▒m─▒z Bir, t├╝rk├╝lerimizin temas─▒, saz─▒m─▒z─▒n t─▒n─▒s─▒ Bir, ya┼čanm─▒┼č ac─▒lar─▒m─▒z Bir, co┼čkular─▒m─▒z Bir, g├Âk kubbemiz Bir, g├╝ne┼čimiz BirÔÇŽ
├çanakkaleÔÇÖyi i┼čgale gelenler “Bu Tunuslu, Bu Arnavut, bu Bo┼čnak, Bu K├╝rt…” diye ay─▒rmad─▒lar. Hepimizi ayn─▒ yerde bo─čmaya ├žal─▒┼čt─▒lar.
1922ÔÇÖde Polatl─▒ÔÇÖya gelip dayananlar da ay─▒r─▒m yapmad─▒larÔÇŽ
Tarihimizin en b├╝y├╝k facias─▒ olan 2016’daki o menfur olay─▒n ├╝stesinden gelinemeseydi bug├╝n -maazallah-Suriye konumunda idik.
Birbirimizin k─▒ymetini bilelim.
“├ľl├╝nce mezar─▒m─▒ ├Âpece─čine ┼čimdi hayattay─▒m gel de y├╝z├╝m├╝ ├Âp” dedi ÔÇśba┼čkas─▒ÔÇÖ ile ortak paydam─▒z da olan bir bilgemiz.
Netice olarak azizem/azizim bu ├╝lke kundaktaki bir bebe kadar temiz ve g├╝zel.
Ba┼čka bir ├╝lkemiz yok, bulutlar─▒ bile g├╝zel ├╝lkemin… ‘Ba┼čkas─▒’ da g├╝zel, evet de g├╝zel hay─▒r da g├╝zel, yol da g├╝zel yolda┼č daÔÇŽ
Sen de g├╝zelsin ÔÇśba┼čkas─▒ÔÇÖ da g├╝zelÔÇŽ

ÔÇśBa┼čkas─▒ÔÇÖ ile bir arada daha da g├╝zeliz.Son s├Âz├╝ yine Levinas s├Âylesin:
“Vicdan hep doyumsuzdur, o hep arzudur. Y├╝z’├╝ bilmek ona ├Âzg├╝rce kat─▒lmak demektir. ─░yi y├Ânetilmi┼č adalet ba┼čkas─▒yla ba┼člar. Ba┼čkalar─▒ taraf─▒ndan yenilen ruh kendi ba┼čkala┼čmas─▒n─▒ hissetmez. Ba┼čkas─▒n─▒n maddi ihtiya├žlar─▒ benim manevi ihtiya├žlar─▒md─▒r (Bizde buna di─čerg├óm ya da i’sar denir.) Etik (vas─▒fl─▒) ben, tam da ba┼čkas─▒’n─▒n ├Ân├╝nde diz ├ž├Âkt├╝─č├╝, kendi ├Âzg├╝rl├╝─č├╝n├╝ ba┼čkas─▒n─▒n “├Âncelikli-acil” ├ža─čr─▒s─▒na feda etti─či ├Âl├ž├╝de ├Âzne’dir”

DEVAMI --››
YA┼×AR NUR─░ ├ľZT├ťRK YAZISI / R.Seyhan-Biyografi(k)

YA┼×AR NUR─░ ┬á├ľZT├ťRK YAZISI

Ya┼čar Nuri ├ľzt├╝rk de g├╝r├╝lt├╝l├╝ bir ├Âmr├╝n sonunda sakin bir hayata ebediyen ge├ži┼č yapt─▒.* Ya┼čar Nuri Hoca i├žin -vechimi p├ók eyleyerek ve b├╝htandan sak─▒narak -eski bir mesai arkada┼č─▒ ve onu iyi tan─▒yan birka├ž ki┼čiden biri s─▒fat─▒mla- vefat─▒n─▒n ard─▒ndan bir yaz─▒ yazma ihtiyac─▒ hissettim.

Kendisiyle ge├žmi┼čte, 2.5 y─▒la yak─▒n ayn─▒ mek├ón─▒ payla┼čt─▒m. HocaÔÇÖy─▒ benim kadar tan─▒yan azd─▒r. Ya┼čar Nuri Hoca, s─▒radan bir insan de─čildi ku┼čkusuz. Kendisinin ve sahip oldu─ču vergilerin fark─▒ndayd─▒. Ona YaratanÔÇÖ─▒n ba─č─▒┼člad─▒─č─▒ bu vergileri nas─▒l kulland─▒─č─▒n─▒n de─čerlendirilmesi bize d├╝┼čmez. Biz sadece bir tespit yapaca─č─▒z. Bu sebeple bu yaz─▒n─▒n amac─▒ ne HocaÔÇÖy─▒ tezkiye ne de onu tenzil veya terzildir. Amac─▒m─▒z, HocaÔÇÖn─▒n do─čru anla┼č─▒lmas─▒na katk─▒ sa─člamakt─▒r.

Koca Mustafapa┼čaÔÇÖda, k├╝├ž├╝k bir Osmanl─▒ mescidinde beraber g├Ârev yapt─▒k. Ben m├╝ezzin idim, o imam idi. G├╝nd├╝z vakitlerinde bulunam─▒yordum; g├╝nd├╝zler HocaÔÇÖya emanetti, okula, bug├╝nk├╝ Marmara ├ťniversitesiÔÇÖne (T├╝rk├že-Edebiyat) devam ediyordum. ─░lgin├žtir; g├Ârev yapt─▒─č─▒m─▒z caminin yak─▒n ge├žmi┼čteki g├Ârevlileri de hep ├╝niversite ├Â─črencisi imi┼čler. (Benden ├Ânceki m├╝ezzin merhum Mehmet Ayd─▒n da hukuku bitirip memleketi SivasÔÇÖa avukat olarak d├Ânerken bana becayi┼č imk├ón─▒n─▒ kulland─▒rm─▒┼čt─▒. Ruhu ┼čad olsun). Ya┼čar Hoca, o tarihlerde ilk e┼či Tevhide Han─▒m ile evliydi. ├çocuklar─▒ndan C├╝neyt ve Mustafa k├╝├ž├╝k idiler. Ya┼čar Hoca, o y─▒llarda ikinci fak├╝lte olarak HukukÔÇÖta okuyor, bir yandan da kitap yaz─▒yor, H├╝rriyet Gazetesi i├žin de Ramazan sayfas─▒ haz─▒rl─▒yordu. ─░lkokulu hi├ž okumad─▒─č─▒ i├žin el yaz─▒s─▒ ├žok k├Ât├╝yd├╝ ve bazen yaz─▒lar─▒n─▒ ben tebyiz ediyordum. (Bu tebyiz teklifini yaparken de ÔÇťeme─činin kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ ├ÂdemekÔÇŁ ko┼čuluyla kayd─▒n─▒ d├╝┼čm├╝┼čt├╝. Ben kabul etmek istemeyince de ÔÇśhay─▒r o zaman kals─▒n, bana bir i┼č yapacaksan b├Âyle olacakÔÇÖ demi┼čti ve her sayfa i├žin ├Âdeme yapm─▒┼čt─▒) Neden daktilo kullanmak istemiyordu, onu da bilmiyorum.

Cuma g├╝nleri hutbesini dinlemeye gelen ├Âzel bir cemaati olurdu. Ben tam kamet getirece─čim s─▒rada lojmandan ├ž─▒k─▒p gelir, s├╝nnetleri k─▒lmaz, -Cuma d├óhil- farz─▒ k─▒ld─▒rd─▒ktan sonra da cemaati yar─▒p ├ž─▒kard─▒. Merhum babamla ├žok iyi ileti┼čimleri vard─▒. Babam,ÔÇťbu adam ├žok cesur ve yi─čit bir adamÔÇŁ derdi. Daha o y─▒llarda ÔÇťs├╝nnet namazlarÔÇŁ─▒n ihdas oldu─ču fikrine sahipti. G├Âzlemime g├Âre L.MassignonÔÇÖdan Hallac-─▒ Mansur ve EseriÔÇÖni terc├╝me etti─či o y─▒llarda HocaÔÇÖn─▒n tasavvufla organik d├╝zeyde ba─č─▒ da vard─▒. ─░htisas alan─▒ tasavvuf d├╝┼č├╝ncesi idi ve ilk telif eserinin ad─▒ Tarih Boyunca Tasavvufi D├╝┼č├╝nce (1974)ÔÇÖdir. Kendisine sormad─▒m fakat Halveti oldu─čunu biliyordum. Doktora tezi de bu zemin ├╝zerinde idi: Ku┼čadal─▒ ─░brahim Halveti (1982). Hocan─▒n, k├╝lt├╝rel bir de─čer olarak tasavvufa sahip ├ž─▒kmakla birlikte tarikatlarla ilgili olarak sonralar─▒ bu konuda farkl─▒ bir ├žizgiye y├Âneldi─čini g├Âr├╝yoruz.

“Haf─▒z-─▒ Kur’an”d─▒. Daha 6-7 ya┼člar─▒nda iken KurÔÇÖan─▒ÔÇÖ─▒ h─▒fzetmi┼čti. KaradenizÔÇÖin say─▒l─▒ hocalar─▒ndan ders alm─▒┼č ve medrese e─čitiminden ge├žmi┼čti. ├çocuk ya┼čta bilgin durumunda idi. ─░lkokul d├óhil devletin resmi okullar─▒n─▒n hi├žbirinde ├Ârg├╝n e─čitim g├Ârmemi┼č, bitirdi─či ├╝niversiteleri de d─▒┼čar─▒dan bitirmi┼čti. K─▒sa s├╝rede ├╝├ž dilde konu┼čabilecek duruma gelmi┼čti. Ya┼čar Hoca, pe┼č pe┼če yay─▒mlad─▒─č─▒ kitaplarla ve yo─čun televizyon programlar─▒yla bir d├Ânem ilgi oda─č─▒ oldu. Etraf─▒nda daima sevenleri oldu fakat nefret edenler de hi├ž eksik olmad─▒. Ondan nefret edenler onu tekfire; hatta c├╝retlerini ÔÇťcenaze namaz─▒n─▒n k─▒l─▒nmayaca─č─▒ÔÇŁ h├╝km├╝ne kadar vard─▒rd─▒lar. Hoca, kimine g├Âre ÔÇť├Âzg├╝n ve yeniÔÇŁ ┼čeyler s├Âyl├╝yordu; kimine g├Âre ÔÇťmezhepsiz ve reformistÔÇŁ idi; kimine g├Âre ise ÔÇťsald─▒rgan bir ├╝sl├╗pla insanlar─▒ a┼ča─č─▒layan, ilmiyle ma─črur ve kibirliÔÇŁ birisiydi. Baz─▒lar─▒ da ÔÇťsosyete imam─▒ÔÇŁ gibi yak─▒┼č─▒ks─▒z s─▒fatlarla an─▒yordu onu. HocaÔÇÖn─▒n ÔÇťuluslararas─▒ bir adamÔÇŁ oldu─čunu s├Âyleyenler de vard─▒.

─░yi bir mevlithand─▒ da. Bir keresinde beni Muharrem Aslant├╝rk, Fatih ├çollak, Enver Balc─▒, Kadir Temel gibi ├╝nl├╝ mevlithanlar─▒n da bulundu─ču bir meclise g├Ât├╝rm├╝┼čt├╝. Meclis dediysem buras─▒ (muhtemelen ge├žmi┼čleri i├žin) mevlit okutan bir zengin eviydi. Bizim hocalar─▒n tam da ÔÇťAllah ad─▒n zikredelim evvelaÔÇŁ diye mevlit k─▒raatine ba┼člad─▒klar─▒ s─▒rada -aksilik bu ya- g├Âz├╝m ┼čeytan─▒n imledi─či bir yere ili┼čmi┼čti: Bizim mevlithanlar─▒n k─▒raat esnas─▒nda g├Âzleri yumuk, elleri dizlerinde, hafiften sallanarak y├Âneldikleri tarafta, filmlerden sonra ilk kez g├Ârd├╝─č├╝m Amerikan barda, dev ┼čarap ┼či┼čeleriyle kar┼č─▒la┼č─▒nca derin bir ├želi┼čki ya┼čam─▒┼čt─▒m orada. Evden ├ž─▒karken uzat─▒lan (pay─▒ma d├╝┼čen) zarfta b├╝t├žemi rahatlatacak bir miktar vard─▒.

Siyasete at─▒ld─▒─č─▒ d├Ânemde, se├žime iki ├╝├ž g├╝n vard─▒. Son mitinglerden biri i├žin SamsunÔÇÖa gelmi┼čti. K├╝rs├╝de konu┼čuyordu. ÔÇťBu ya─č─▒z delikanl─▒ÔÇŁ diye ba┼člad─▒─č─▒ konu┼čmas─▒nda BaykalÔÇÖ─▒ yere g├Â─če s─▒─čd─▒rmam─▒┼č, onun m├╝cadele azmini Peygamberlere benzetmi┼čti. Konu┼čmas─▒ bitmi┼č ve yerini Deniz BaykalÔÇÖa b─▒rakm─▒┼čt─▒. Otob├╝se ge├žtik. O s─▒rada Baykal da konu┼čmaya ba┼člad─▒. Bak, dedim, -egolar─▒n─▒n g├╝├žl├╝ olu┼čunu kas─▒tla- ÔÇťBaykal ile benze┼čen taraflar─▒n─▒z var. Tam da bu sebeple onunla ters d├╝┼čebilirsin. Bu kadar kontrols├╝z ├Âvg├╝ ileride seni s─▒k─▒nt─▒ya d├╝┼č├╝rebilir, dedim. ÔÇťSiyaset de b├Âyle bir ┼čeyÔÇŁ deyip ge├žti. (HocaÔÇÖy─▒ bir konuda ele┼čtirmek veya ona bir tavsiyede bulunmak kolay de─čildi ve haddinizi bildirebilirdi. Bu c├╝mlelerimi yumu┼čatarak ve dikkatli bir ├╝slupla ifade ettim elbette) Neden Chp dedim; orada fazla kalabilece─čini hi├ž sanm─▒yorum, dedim. ÔÇťOrada el at─▒lmas─▒ gereken, m├╝frit bir damar var. O damar, y─▒llarca, laikli─či dinsizlik gibi alg─▒lad─▒ ve s─▒rf bu sebeple bu parti halkla bulu┼čamad─▒.┬á Oraya KurÔÇÖanÔÇÖ─▒ ve do─čru laikli─či anlatmam gerekiyor. Di─čer taraflara da laikli─čin din i├žin de neden ├Ânemli oldu─čunu anlatmam gerekiyorÔÇŁ dedi. Neden iktidar partisi de─čil, dedim. Orada daha rahat olmaz m─▒ bu hizmet? dedim. Di─čer taraf─▒n ihtiyac─▒ var, dedi. ─░ktidar partisinden s├Âz ederken sitemliydi. Oradan kendisine bir tevecc├╝h olmad─▒─č─▒n─▒ anlad─▒m. Olduk├ža samimi g├Ârd├╝m. ┼×ahsen orada alt─▒ ay s├╝re bi├žmi┼čtim. Bu kadar da kalmad─▒, koptu.

Ku┼čkusuz hoca ├Âfkeli bir adamd─▒. Onu en ├žok ├Âfkelendiren iki kesim var idi: Uydurma hadisleri ve Emeviyat─▒ halka din gayretiyle anlatan din adamlar─▒ ve kendisini din ad─▒na tekfir eden ÔÇťham ve cahilÔÇŁ M├╝sl├╝manlar idi. Bu iki kesime ├žok sert bir ├╝slupla konu┼čabiliyordu. Bu ├Âzelli─či, sevenlerine ÔÇťohhÔÇŁ dedirtirken nefret edenleri de artt─▒r─▒yordu. Hocan─▒n hayat─▒n─▒ ├╝├ž d├Âneme ay─▒rabiliriz: ─░lk d├Ânemi benim ├žok iyi bildi─čim imaml─▒k, hatiplik, ir┼čat ve kendini mayalama d├Ânemi. ─░kinci d├Ânemi, benim takip etti─čim, seyrek de olsa ileti┼čim i├žinde oldu─čum, ├╝nlendi─či o zirve d├Ânemidir. ├ť├ž├╝nc├╝ d├Ânemi ise yak─▒ndan bilmedi─čim (├žoklukla medyadan izledi─čim ve kabullenmekte benim de zorland─▒─č─▒m) savrulmalar d├Ânemidir. ├ť├ž├╝nc├╝ d├Âneminin ├Ânemli bir k─▒sm─▒ ki┼čisellik arz etti─či i├žin oralara girmeyece─čim. Evlilikleri, bo┼čanmalar─▒ ve a┼čklar─▒ kendi ┼čahsi taktiri ├žer├ževesinde ya┼čad─▒─č─▒ ├Âzel h├ólleridir ve bize tecess├╝s yara┼čmaz. Hakk─▒nda a┼č─▒r─▒ konu┼čanlarla ayn─▒ ┼čeyleri ├žoklukla payla┼čmad─▒─č─▒m─▒ da belirtmeliyim. ─░nsanlar─▒n ├Âb├╝r d├╝nyas─▒na ili┼čkin h├╝k├╝m verme c├╝retine sahip olanlardan olmad─▒─č─▒m i├žin ├Âte d├╝nyas─▒n─▒ Allah bilir diyece─čim. Herkes gibi onun da ele┼čtirilecek taraflar─▒ elbette vard─▒; fakat onu son y─▒llardaki baz─▒ u├ž davran─▒┼člar─▒ ve savrulmalar─▒ndan dolay─▒ ac─▒mas─▒zca ele┼čtirenler; muhataplar─▒n─▒n herkes gibi hatalarla illetli bir be┼čer oldu─čunu, bu insan─▒n, hayat─▒n─▒ KurÔÇÖanÔÇÖ─▒n anla┼č─▒lmas─▒na adad─▒─č─▒n─▒, bu u─čurda en a─č─▒r hakaretlere maruz kald─▒─č─▒n─▒, ayn─▒ yolda geride 40ÔÇÖ─▒ a┼čk─▒n eser b─▒rakt─▒─č─▒n─▒ dikkate almal─▒d─▒rlar.

22 Haziran 2016 g├╝n├╝ ├ťsk├╝dar ┼×akirin CamisiÔÇÖndeki cenazesine de kat─▒ld─▒m. Hocan─▒n cenazesinin de hayat─▒ gibi renkli olaca─č─▒ az ├žok biliniyordu. Cenazede her kesimden insan vard─▒. Normal hayatta bir mecliste bir arada bulunmalar─▒ imk├óns─▒z olan insanlar─▒ vefat─▒yla bir araya getirmi┼čti Hoca.┬á O g├╝n orada baz─▒ tuhafl─▒klar olabilece─či benim i├žin s├╝rpriz de─čildi. Bir ara kimi alk─▒┼č tutmak, kimi tekbir getirmek istedi. Bu k├╝mede hangisinde karar k─▒laca─č─▒n─▒ bilemeyen bir karars─▒zl─▒k vard─▒. Alk─▒┼č├ž─▒lar az tezikti sanki elini ├žabuk tutma ├žabas─▒na girdi; fakat arkas─▒ gelmedi. O s─▒rada etraf─▒ma, alk─▒┼č─▒n cenaze adab─▒m─▒zda yeri olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âyledim. Sadece adap de─čildi tabii, dinde de yeri yoktu alk─▒┼č─▒n ama bu kadar─▒n─▒ s├Âyleyebilirdim orada. Ku┼čkusuz, cahiliye d├Ânemi m├╝┼čriklerinin bir ├ódetiydi ─▒sl─▒k ve alk─▒┼č: “Dualar─▒ ─▒sl─▒k ├žalmak ve el ├ž─▒rpmaktan ba┼čka bir ┼čey de─čildi”(Enfal:35)

Hayat─▒mda ilk defa k─▒yafeti dekolte say─▒labilecek bir han─▒mefendi ile yan yana cenaze namaz─▒ k─▒ld─▒m. Kad─▒n namaz boyunca cemaate uymayarak kendince bir dua ve niyazda bulundu ve sadece ellerini a├ž─▒p ├ómin dedi. Biri ├ž─▒k─▒p da ÔÇťb├Âyle namaz m─▒ k─▒l─▒n─▒r be kad─▒n?ÔÇŁ diyebilir mi? Kad─▒n─▒n bildi─či sadece bu ise, Tanr─▒ ile aras─▒na nas─▒l girebilirsiniz art─▒k? Rabbi ile ba┼č ba┼ča kald─▒─č─▒ bu ├óna hangi yetki ve hakla m├╝dahale edeceksiniz? Onun o anda Allah ile samimi bir ileti┼čim kuramad─▒─č─▒n─▒ kim iddia edebilir? Sorular uzarÔÇŽ Bizim camilerde cehennem muhaf─▒zlar─▒ eksik olmaz. Tam da bunun benzeri oldu: ─░├žeride yer olmad─▒─č─▒ i├žin caminin avlusundayd─▒m. Avluya giren insanlar i├žinde tan─▒nm─▒┼č ki┼čiler de olabildi─či i├žin g├Âzler kap─▒dayd─▒. O ara bir k─▒p─▒rdanma ve sokranmalar oldu. Bakt─▒m, bir adama y├Ânelmi┼č ele┼čtiriler. Biri ÔÇťNe Hakk─▒n var buna?ÔÇŁ diyor, di─čeri ironik bir ├╝slupla ÔÇťTapulu mallar─▒ ya camiler!ÔÇŁ diyor; bir ba┼čkas─▒ ÔÇťSa─čl─▒─č─▒nda hocaya d├╝nyay─▒ zehir ettiniz, bari burada onu rahat g├ÂnderelimÔÇŁ gibi ┼čeyler s├Âyl├╝yor.┬áYan─▒mdaki adam, kollar─▒n─▒ boyun hizas─▒ndan itibaren a├ž─▒kta b─▒rakan bir han─▒mefendiyi birinin ÔÇťCamiye b├Âyle mi girilir?ÔÇŁ ┼čeklinde uyard─▒─č─▒ bilgisini iletiyor bana.

Cenaze cami avlusundan ├ž─▒kt─▒ktan sonra, caminin hemen kar┼č─▒s─▒ndaki yolda da bir karga┼ča ya┼čand─▒: Birisi, ÔÇťgeberdi ┼č.sizÔÇŽÔÇŁ gibi bir k├╝f├╝r s├Âz sarf etmi┼č. Ben duymad─▒m ama duyan adam hemen ├Ân├╝mde idi. ├ľfkeli adam s├Âylenip dururken birden sald─▒rmaya karar vermi┼č olmal─▒ ki aniden geri d├Ând├╝. Kalabal─▒─č─▒ yararak ko┼čtu ve yakalad─▒─č─▒ gen├ž adama ÔÇťSen kime ÔÇť┼č.sizÔÇŁ diyorsun lan!ÔÇŁ diye s├Âylenerek sald─▒rd─▒. Sald─▒ran adam─▒n 70 ya┼č civar─▒ ya┼č─▒na ra─čmen g├Âsterdi─či ├ževikli─če ┼ča┼č─▒rd─▒m do─črusu. Kavgac─▒lar ayr─▒ld─▒ ayr─▒lmas─▒na da bu kez kavgada ├╝st├╝nl├╝k kendisinde olmas─▒na ra─čmen sald─▒rgan ki┼či zor haller ge├žirmeye ba┼člad─▒: Me─čer adam kalp yetmezli─či ya┼č─▒yormu┼č. O─člu ve k─▒z─▒ ba┼č─▒nda, bir yandan adam─▒ teskin ederken bir yandan da kolonya ile de rahatlatmaya ├žal─▒┼č─▒yorlard─▒. Sonras─▒nda ne oldu bilmiyorum.

Bunlar─▒ ┼čunun ni├žin anlatt─▒m: Ya┼čar Nuri Hoca; renkli, ├žalkant─▒l─▒, ├žok sesli ve hareketli bir ├Âm├╝r ya┼čad─▒. Zirvelerde dola┼čt─▒ ├žok zaman fakat ├Âmr├╝n├╝n son y─▒llar─▒ hastal─▒klarla m├╝cadele ile yaln─▒zl─▒k duygusu ile ge├žti. Bu belki de insanlar─▒n ki┼čili─čine bula┼čan medyatik rengin bu t├╝r insanlara ya┼čatt─▒─č─▒ ortak bir kader ├žizgisidir.

Medyatik d├Âneminde cezp edici imk├ónlara kavu┼čmu┼čtu. Bir ara, 1998-2008 civar─▒nda cebinde ÔÇťa├ž─▒k biletÔÇŁ ta┼č─▒yordu. D├╝nyan─▒n belli ba┼čl─▒ ├╝niversitelerinde ders veriyordu. Time dergisine g├Âre ÔÇť─░nsanlar─▒ en ├žok etkileyen son y├╝z y├╝zy─▒l─▒n 100 d├óhisiÔÇŁ aras─▒nda yer alm─▒┼čt─▒. Ka├ž insan─▒n ayaklar─▒n─▒ yerden kesmez bu t├╝r imk├ónlar? Bol keseden atmak kolayd─▒r. Herkes kendisini m├╝kemmel bir istikrar ├╝zerinde g├Âr├╝yor, kimse g├Âz├╝n├╝n ├╝zerindeki ├ž├Âp├╝ g├Ârm├╝yor. Ba┼čkalar─▒n─▒n kusurlar─▒ ile me┼čgul olmamay─▒ sal─▒k veren bir dinin mensuplar─▒n─▒n belirleyici ├Âzelli─či olamaz tecess├╝s. Herkes kendisine bir sorsun: Bu vergiler size sunulsa m├╝tevaz─▒ kalabilir miydiniz? Elbette ideal olan bu de─čildir fakat unutmayal─▒m ki d├óhiler ideal veya geleneksel olanla, ÔÇťmuttefekun eleyhÔÇŁ niteli─čindeki kamusal ittifaklarla hi├žbir zaman uyu┼čamam─▒┼člard─▒r. Necip faz─▒lÔÇÖ─▒ d├╝┼č├╝n├╝n. SartreÔÇÖ─▒, BorgesÔÇÖi, DaliÔÇÖyi d├╝┼č├╝n├╝nÔÇŽ U├žlarda ya┼čayan bu insanlar ayn─▒ zamanda derin bir ├želi┼čkiden ibaret idiler. Esasen insano─člu ├želi┼čkiler yuma─č─▒d─▒r. Bu keyfiyet atlanmamal─▒d─▒r

Ola─čan├╝st├╝ bir zek├ó, a┼č─▒r─▒ ├Âzg├╝ven, u├žlarda dola┼čmak, kendisini d├╝nyan─▒n merkezinde g├Ârmek, s─▒ra d─▒┼č─▒ davran─▒┼člar sergilemek dahilerin temel ├Âzelliklerindendir. Bu ├Âzellikler Ya┼čar HocaÔÇÖda da vard─▒. Fazladan olarak cerbezeli ve sinirli idi. Kabullenemedi─či bir yakla┼č─▒mla kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒nda o s─▒rada nerede oldu─čunu ve kar┼č─▒s─▒ndakinin sosyal konumunu umursamadan ne s├Âyleyecekse s├Âyler ve s├Âzlerini u├žlarda ifade ederdi. Bu durum, yer yer, onun ÔÇťilmi ile amil olmayan kibirli bir adamÔÇŁ gibi alg─▒lanmas─▒na da yol a├žt─▒. Bu alg─▒lara kendisinin de katk─▒lar─▒ oldu─ču d├╝┼č├╝n├╝lebilir fakat bize g├Âre bunlar─▒n ├žo─ču onun yarat─▒l─▒┼č─▒ ile ilgili bir durumdu ve bundan kendini al─▒koyamazd─▒. Kendisiyle ├žok yak─▒n ileti┼čime ge├žti─činizde o ekrandaki sinirli adam─▒; (bir c├╝retiniz h├ólinde sizi an─▒nda paylama huyu ayn─▒ kalarak) keyifli an─▒nda kahkahalar atan, s─▒cak, yard─▒mla┼čma duygusu geli┼čmi┼č, merhametli ve nahif bir insan bulabilirdiniz.

Ya┼čar Hocan─▒n bilinen ve en ├žok ele┼čtirilen u├ž s├Âzlerini, hayat─▒ndaki ini┼č ve ├ž─▒k─▒┼člar─▒, evliliklerini, ├Âzel hayat─▒n─▒ sarsan ili┼čkilerini, son zamanlarda i├žinde bulundu─ču ortama uyum sa─člamak gibi asl─▒nda ki┼čili─čiyle taban tabana z─▒t s├Âz ve eylemlerde bulunmas─▒n─▒ da bu s─▒ra d─▒┼č─▒ ve d├óhi ki┼čili─čine ba─člamak gerekir diye d├╝┼č├╝n├╝yorum. ├ľzellikle sosyal medyaya ├žok farkl─▒ yans─▒t─▒lan namaz konusundaki yorumu, KemalizmÔÇÖe evrilmesi, deizmÔÇÖe ili┼čkin ├ž─▒k─▒┼člar─▒, ÔÇťm├╝ptezel bir medya ortam─▒nda sinkafl─▒ kaba s├Âzlere i┼čtirak etmekÔÇŁ gibi hususlar─▒n bizce psikolojik temelleri vard─▒r. Bunlar, resmi ideolojinin istedi─či ÔÇťdindarÔÇŁ insan tipi ve Yeni Selefili─čin kodlar─▒ ├žer├ževesinde ayr─▒ca tahlile muhta├ž hususlard─▒r.* Bu irdeleme ayr─▒ bir inceleme konusudur ve erbab─▒ yapmal─▒d─▒r.

G├Âr├╝┼č├╝m├╝z ┼čudur: Hoca son zamanlarda yayg─▒n medya a─člar─▒ndan d─▒┼članm─▒┼čt─▒. ─░zlenirlik oran─▒ d├╝┼č├╝k olan bir iki televizyondan ve iki gazeteden ba┼čka arayan soran yoktu. Ya┼čad─▒─č─▒ ili┼čkilerin de onu zor zamanlar─▒nda terk edilmi┼člik ve yaln─▒zl─▒k duygusuna itmi┼č olabilece─či g├Âz ard─▒ edilmemelidir. Do─črusunu bilemem; ÔÇťulusalc─▒ÔÇŁ s├Âylemlerini ve siyasal ├Âl├žekte sert muhalif duru┼čunu, siyasete girmeyi d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝ d├Ânemde, bekledi─či ilginin ilk umdu─ču yerden gelmemesine ba─člayanlar da vard─▒r. Sahip oldu─ču vergiler, ki┼čilik ├Âzellikleri, ├ž─▒kt─▒─č─▒ zirveler ve bu olaylar ve durumlar yan yana getirilirse HocaÔÇÖy─▒ daha net anlamak m├╝mk├╝n olur san─▒yorum.

Ya┼čar Nuri HocaÔÇÖn─▒n en ├žok ele┼čtirilen taraf─▒, iki ├Ânemli kaynaktan birini (S├╝nnetÔÇÖi) d─▒┼čar─▒da b─▒rakt─▒─č─▒ iddias─▒d─▒r. ÔÇťS├╝nnetÔÇÖi reddetmeÔÇŁ ┼čekline d├Ân├╝┼čen bu su├žlamaya cevab─▒ eserlerinde vard─▒r. Hocan─▒n bu tutumu, -bizce- K├╝t├╝b├╝sitteÔÇÖye bile s─▒zd─▒─č─▒ art─▒k kabul edilen ÔÇśmevz├╗ÔÇÖ (uydurma) hadislerin sis perdesi alt─▒nda geri pl├óna itildi─čini d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝ KurÔÇÖanÔÇÖ─▒ ├Âne ├ž─▒karma ├žabas─▒yla ilgilidir. Bu kayg─▒ ├ékifÔÇÖte ┼č├Âyle dile getirilir:

Lis├ón-─▒ p├ók-i Neb├«ÔÇÖden yalanlar uyduruyor
S─▒k─▒lmadan da ÔÇśsev├ób i┼čledimÔÇÖ deyip duruyor!

Hocan─▒n K├╝t├╝b├╝ SitteÔÇÖye inanc─▒ zay─▒ft─▒. Bu zay─▒fl─▒─č─▒n kayna─č─▒ bu kaynaklara da s─▒zd─▒─č─▒ tespit edilen mevzu hadislerdir elbette. Ona g├Âre s├╝nnetin iki boyutu vard─▒:

a ÔÇťS├╝nnet-i ibadet: Peygamber s─▒fat─▒ ile ibadetleri ki bunlar sadece kendisine racidir, ├╝mmet bunlarla y├╝k├╝ml├╝ de─čildir. Hoca, bu s├╝nnetleri genelle┼čtirenlere ÔÇťSen Peygamber misin?ÔÇŁ diye ├ž─▒k─▒┼č─▒rd─▒.

b ÔÇťS├╝nnet-i ├ódetÔÇŁ: Be┼čer s─▒fat─▒ ile bir insan olarak s─▒radan davran─▒┼člar─▒ ki bunlar da ├╝mmeti ilgilendiren ┼čeyler de─čildir. Renk tercihleri gibi.

HocaÔÇÖn─▒n de─činmedi─či ve benim g├Âzlemime g├Âre itiraz da etmedi─či ├╝├ž├╝nc├╝ boyut daha var ki o da Hz. PaygamberÔÇÖin g├╝zel bir eylemde bulunurken veya birinin g├╝zel bir eylemini g├Ârd├╝─č├╝nde onu insanlara da ├Â─č├╝tledi─či davran─▒┼člar ki ki biz buna s├╝nnet-i saadet (g├Âzlem alan─▒na giren ve bundan mutlu oldu─ču i├žin de onaylad─▒─č─▒ davran─▒┼člar) diyebiliriz. ÔÇśS├╝nnetÔÇÖ derken aslolan herhalde bunlard─▒r: Di┼č f─▒r├žalamak, ├žatlay─▒ncaya kadar yememek, ayakta bevletmemek gibi (Bkz: Yeniden yap─▒lanmak, 1997 Yeni Boyut yay─▒n─▒)

Bize g├Âre Ya┼čar Hoca, y├╝zy─▒llar ├Ânce ─░bni TeymiyeÔÇÖnin; 100 y─▒l ├Ânce Mehmet ├ékifÔÇÖin, Cemaleddin Afgan├«ÔÇÖnin, Muhammed ─░kbalÔÇÖin s├Âylediklerini 100 y─▒l sonra, g├╝n├╝m├╝z insan─▒n─▒n zihin format─▒na uygun bir dille ve farkl─▒ bir ├╝sl├╗pla tekrar etmi┼čtir. ├ékif, 100 y─▒l ├Ânce y─▒rt─▒n─▒rcas─▒na ba─č─▒rd─▒. Kimse i┼čitmedi onu, sava┼č naralar─▒ aras─▒nda s├Âzlerini duyan olmad─▒. Buradan bak─▒ld─▒─č─▒nda Hoca, ├žok da farkl─▒ bir ┼čey s├Âylemi┼č de─čildir. G├╝n├╝m├╝z insan─▒ SafahatÔÇÖ─▒ okumad─▒─č─▒, okusa da anlamad─▒─č─▒ i├žin Ya┼čar HocaÔÇÖn─▒n ├žok yeni ┼čeyler s├Âyledi─čini zannetti. HocaÔÇÖn─▒n eserlerinin ├Âzeti say─▒labilecek ÔÇťKurÔÇÖanÔÇÖdaki ─░sl├ómÔÇŁ, ├ékif kaynakl─▒d─▒r: Bu kitab─▒n ad─▒ da, i├žindeki d├╝┼č├╝nceler de ├ékifÔÇÖin SafahatÔÇÖtaki ÔÇťDo─črudan do─čruya Kur’an’dan al─▒p ilham─▒ / Asr─▒n idrakine s├Âyletmeliyiz ─░sl├óm’─▒ÔÇŁ m─▒sralar─▒yla bire bir ├Ârt├╝┼čmektedir. ├ékif de M├╝sl├╝manlar─▒n; i├žine d├╝┼čt├╝kleri zilleti, KurÔÇÖanÔÇÖ─▒ anlama ve yorumlamadaki din alg─▒lar─▒ndaki problemli duru┼člar─▒n─▒, din ad─▒na sar─▒ld─▒klar─▒ sa├žma sapan hurafeleri ele┼čtirirken yer yer ├╝sl├╗bunu sertle┼čtirmiyor muydu? Y├╝zy─▒llar ├Âncesinin fetvalar─▒ndan h├╝k├╝m ├ž─▒karan ve kendisini ┼č├óri’ veya vaz─▒’ makam─▒nda g├Ârenler, namazlara zam yapmaya da (├Âr. Cuma namaz─▒, teravihe eklemeler) c├╝r’et ettiler. E, b├Âyle bir din, b├╝nyesinde, tekbir getirerek cinayet i┼čleyen ─░┼čid’i, s├╝r├╝c├╝ kad─▒nlar─▒ k─▒rba├žlayan Taliban’─▒ ├╝retir.┬á┼×├óri’ ě┤ěžě▒ě╣ veya v├óz─▒’ ┘łěžěÂě╣ kelimelerini do─čru okuyamayan ve d├╝zg├╝n yazamayanlarla, ├ťmeyye O─čullar─▒n─▒n Emevilere tekab├╝l etti─čini bilmeyenlerle bu konuyu tart─▒┼čmak da do─čru de─čildir.

HocaÔÇÖn─▒n ├Âfkesini ├ékifÔÇÖin farkl─▒ bir kimlik ve ki┼čilikle ÔÇť100 y─▒l sonra nedir bu h├óliniz?ÔÇŁ diye ba─č─▒rmas─▒na benzetiyorum. ┼×u ifadeler ├ékifÔÇÖin:

Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun
Y─▒kt─▒n da din-i mubini yeni bir din uydurdun

Ya┼čar Nuri Hoca, M. Nur Do─čan, Abd├╝laziz Bay─▒nd─▒r, Mehmet Okuyan, ─░lhami G├╝ler gibi hocalar da s─▒k s─▒k bunu dile getirdiler; tek ve temel kayna─č─▒n KurÔÇÖan oldu─čundan bahsettiler. ÔÇśUydurulmu┼č dinÔÇÖden ve bu dini ku┼čatm─▒┼č hurafelerden, put├žuluktan, KitapÔÇÖta kar┼č─▒l─▒─č─▒ olmayan e┼čyaya kutsall─▒k ┼čirklerinden yak─▒nd─▒lar. Esasen Ya┼čar HocaÔÇÖn─▒n s├Âylediklerini ondan da ├Ânce daha ileri boyutlarda (izinden gitti─čini s├Âyledi─či) H├╝seyin Atay Hoca da s├Âylemi┼čtir. Ne ki Atay, cerbeze ile ve cedel ├╝slubuyla ifade etmedi─či i├žin bu s├Âylemleri sadece Ya┼čar Hoca seslendiriyormu┼č gibi alg─▒lanm─▒┼čt─▒r.

Hocaya g├Âre kan ve irin i├žinde y├╝zen ─░slam toplumlar─▒n─▒n i├žler ac─▒s─▒ h├ólinin temel sebebi, ‘uydurulmu┼č sahte din’dir. Ger├žek ┼ču ki i┼čid ve Taliban gibi u├ž fig├╝rleri ├╝reten din, Hz. Peygamber’in tebli─či etti─či “sulh ve selam” anlam─▒na gelen ─░slam de─čil;┬á uydurulmu┼č, bir s├╝r├╝ eklemelerle kendisi olmaktan ├ž─▒kar─▒lm─▒┼č ├ťmeyye o─čullar─▒n─▒n dinidir. Problemin de bu tart─▒┼čmalar─▒n da ana kayna─č─▒ budur.┬á EmeviyatÔÇÖ─▒n mensuplar─▒ bildiklerini (s├Âzgelimi mezhebini) sorgulayamaz. Mezhebini ve me┼črebini sorgulayamayan da onlar─▒ dinle┼čtirir: Olan da budur. Alevisi de S├╝nnisi de bu illetle mal├╝ld├╝r.

Kimi insanlar g├Ârd├╝m: ÔÇťAllah ile AldatmakÔÇŁ diye bir kitap ad─▒ m─▒ olurmu┼č? Bu ne sayg─▒s─▒zl─▒k diyor. Oysa bu tabir tam da KurÔÇÖanÔÇÖdan al─▒nmad─▒r. ÔÇťla ya─čurrannek├╝m┬ábi’llahi’l-garur┬╗ěž┘äě║ě▒┘łě▒┬á ěĘěž┘ä┘ä┘ç ┘äěž █îě║ě▒┘Ĺ┘ć┘â┘ů┬á : ÔÇťAldatan, sizi Allah ile aldatmas─▒nÔÇŁ (Fat─▒r 5, Lokman 33).

Ya┼čar Hoca, bir├žok M├╝sl├╝man kalem efendisinin ula┼čamad─▒─č─▒ vars─▒l konaklara, evlere girmeyi ba┼čarm─▒┼č, ─░sl├óm kaynaklar─▒n─▒n ad─▒na bile alerjisi olan bir├žok insan─▒ KurÔÇÖanÔÇÖla bulu┼čturmu┼čtur. Bu keyfiyet g├Ârmezden gelinemez. Tabiri caiz ise ÔÇťm├╝ellefe-i kul├╗bÔÇŁ├╝ (kalpleri ─▒s─▒nma a┼čamas─▒nda olan insanlar─▒) muhatap ald─▒─č─▒ zamanlarda s├Âz gelimi ÔÇťnas─▒l k─▒lmak istiyorsa (T├╝rk├že- Arap├ža) ├Âyle k─▒labilece─či gibi esnek yorumlar─▒nda alay konusu edilmi┼čtir. Bu insanlar─▒n kalbine KurÔÇÖan sevgisi yerle┼čtirmek az bir hizmet de─čildir. Bunu ben cenazesinde somut olarak g├Ârd├╝m. Baz─▒ yorumlar─▒n─▒ ÔÇťa┼č─▒r─▒ÔÇŁ .bulabiliriz, konu┼čmalar─▒ndaki ├╝sl├╗bu ele┼čtirebiliriz; fakat Ya┼čar HocaÔÇÖn─▒n ilk iki d├Ânemindeki ilm├« kimli─čini ve s├Âylediklerindeki ├Âz├╝ kald─▒r─▒p atamay─▒z. Ya┼čar Hoca ├Âz├╝nde yanl─▒┼č bir ┼čey s├Âylemedi. Onun u├žlarda gezinen ├╝slubuna, ├Âzel hayat─▒ndaki dalgalanmalara tak─▒lma yerine ne s├Âyledi─čini anlamaya ├žal─▒┼čmak daha ak─▒ll─▒ca olur kanaatindeyiz.

Allah taksirat─▒n─▒ affetsin ve rahmetiyle muamele eylesin.

________________________________
* Bu yaz─▒ merhumun vefat─▒ndan birka├ž ay sonra Dil ve Edebiyat dergisinde yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r. (Yaz─▒l─▒┼č: 6.8.2016)
[1] ─░smail KaraÔÇÖya g├Âre 28 ┼×ubat├ž─▒lar─▒n cemaatlere ve hocalara ├Ânerdi─či ÔÇťKemalist dindarl─▒k veya Cumhuriyet ideolojisi ile tam uyumlu dinÔÇŁ anlay─▒┼č─▒n─▒ Ya┼čar Nuri ileri d├╝zeyde sahiplendi. Esasen bu hocalar, o d├Ânemde ortaya ├ž─▒kan medyatik dalgan─▒n ├╝r├╝n├╝d├╝r. Bu ilahiyat├ž─▒lardaki ulusalc─▒ y├Ânelimler ve d─▒┼člay─▒c─▒ yakla┼č─▒mlar, Kemalizm ile Yeni Selefili─čin ba─čda┼čt─▒─č─▒ ortak zeminlerde aranmal─▒d─▒r: ÔÇťYeni Selef├«lik ise yeni kel├óm a─č─▒rl─▒kl─▒ bir din yorumudur, laf─▒zc─▒d─▒r; esas itibariyle kademe g├Âzetmez, farkl─▒ ├Âncelik ve anlay─▒┼člara me┼čruiyet tan─▒mak istemez, tektip├židir.ÔÇŁ (bkz. ─░smail Kara, Medyatik Hocalar ve Dinin kritik Anlat─▒m─▒, Star Gazete, 2.7.2016)
* Yukar─▒da ge├žen baz─▒ dalgaland─▒r─▒c─▒ haberlerin asl─▒ ┼čudur: G├Âr├╝┼č├╝ne elbette kat─▒lmayabiliriz; ama o, deizmi ÔÇťAllahÔÇÖ─▒n d─▒┼č─▒nda ola─čan├╝st├╝ otoriteler tesis edilmesine kar┼č─▒ duru┼čÔÇŁ ba─člam─▒nda de─čerlendirir. KurÔÇÖanÔÇÖa t├╝m├╝yle yabanc─▒ olan, dinle y─▒ld─▒zlar─▒ uyu┼čmayan ÔÇťka├žk─▒nlarÔÇŁa ateizmin kuca─č─▒na d├╝┼čmemeleri i├žin bir s─▒─č─▒nak olarak ├Ânerir deizmi. ┼×u ifade onundur: “┼×irk ve ┼×irke Tepkinin Felsefele┼čmesi: “Deizm” Bu konuda yazd─▒─č─▒ bir de kitap vard─▒r: Tanr─▒’dan Ba┼čka ─░nsan├╝st├╝ Tan─▒mayan ─░nan├ž: Deizm. Hoca, Emevi gelene─či ile sarma┼č dola┼č, ÔÇťuydurulmu┼č bir dinÔÇŁe kar┼č─▒yd─▒. Bkz. Emev├« Dincili─čine Kar┼č─▒ M├╝cadelenin ├ľnc├╝s├╝ Ebu Zer
* D├╝┼č├╝ncelerini u├žlarda ve keskin ifade etti─čini d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m├╝z Hoca’n─▒n namaz konusundaki duyumlar─▒n asl─▒n─▒ da kendinden dinleyelim: ÔÇť├çok de─čerli bir hocam─▒z var. (H├╝seyin AtayÔÇÖ─▒ kastediyor) Fiilen hocam olmad─▒ ama bende etkisi ├žok, h├ól├ó da Ankara ─░lahiyatta 80 k├╝sur ya┼č─▒nda olmas─▒na ra─čmen, y├╝ksek lisansta dersler veriyor. Ne diyor biliyor musunuz? Namaz bu ├╝mmetin ba┼č─▒na bela edilmi┼čtir. ├ç├╝nk├╝ bu ├╝mmete yap─▒lan, b├╝t├╝n k├Ât├╝l├╝klerde Namaz ve cami kullan─▒ld─▒, alet ettilerÔÇŽ Vallahi ve billahi Kuran’─▒n dininin temel ibadeti namaz de─čildir, okumakt─▒r.ÔÇŁ (Mart 2013, Sibel Ate┼č Yengin s├Âyle┼čisi)
DEVAMI --››
HessenÔÇÖde Tepesinde Ayy─▒ld─▒z Olan Bir Kule /R.Seyhan

HessenÔÇÖde Tepesinde Ayy─▒ld─▒z Olan Bir Kule

┬áFarkl─▒ zamanlarda birka├ž kez gitti─čim Avrupa ├╝lkelerinden Almanya-─░svi├žre-Fransa hatt─▒nda bu kez (2018) farkl─▒ g├Âzlemlerim oldu. ─░lk dura─č─▒m─▒z Gie╬▓en. Bu ┼čehir Hessen Eyaleti’nde ve FrankfurtÔÇÖun kuzeybat─▒s─▒na d├╝┼č├╝yor. FrankfurtÔÇÖa 80 km. uzakl─▒kta ve 85 bin n├╝fuslu. ┼×ehrin birka├ž ├Ânemli ├Âzelli─či var. ─░lki, II. D├╝nya Sava┼č─▒ÔÇÖnda en fazla bomba buraya at─▒lm─▒┼č ve en b├╝y├╝k hasar─▒ bu ┼čehir alm─▒┼č (6 Aral─▒k 1944). ├ľyle ki ┼čehirde ta┼č ├╝st├╝nde ta┼č kalmam─▒┼č. Anla┼č─▒laca─č─▒ gibi ┼čehir, 1945ÔÇÖten sonra yeniden kurulmu┼č. ─░kincisi; AlmanyaÔÇÖda ├╝niversite ├Â─črencilerinin en yo─čun bulundu─ču ┼čehirlerden biri Gie╬▓en. K─▒z─▒m bu ┼čehirde ya┼čad─▒─č─▒ i├žin buraya birka├ž kez gelmi┼čtim. ┼×ehrin bir di─čer ├Âzelli─či de bir Matematik M├╝zesi’nin d├╝nyada sadece bu ┼čehirde bulunuyor olmas─▒. M├╝zeyi daha ├Ânce ziyaret etmi┼čtim. 2002’de a├ž─▒lan m├╝zeyi 2010’da 1 milyonu a┼čk─▒n ki┼či ziyaret etmi┼č. M├╝zede matematikle ilgili i┼člemlerin ge├žmi┼či dev maketlerle oyunla┼čt─▒r─▒larak verilmi┼č. Burada, geometrik ┼čekillerden elde edilmi┼č ├žok enteresan ak─▒l oyunu ah┼čap gere├žler var.┬á Bu ┼čekilleri bir araya dizerek anlaml─▒ bir b├╝t├╝ne ula┼čmak olduk├ža u─čra┼č istiyor. Orada biraz ┼čekil oyunu oynad─▒m ve yenildim.
┼×ehirde d├╝nyaca ├╝nl├╝ bilim ve sanat adamlar─▒n─▒n da izleri var.

Rontgen’in k├ó┼čifi Wilhelm R├Ântgen (1845-1923) an─▒t─▒ ve ├╝nl├╝ fizik├žinin 1879-1888 aras─▒ ders verdi─či J. Liebig ├ťniversitesi burada. R├Ântgen 1901ÔÇÖde Nobel Fizik ├Âd├╝l├╝ alm─▒┼č. ├ťniversite bug├╝n de ayn─▒ ama├žla kullan─▒l─▒yor. Okulda Justus Liebig (1803-1873) de ders vermi┼č. Almanya’da en az R├Ântgen kadar ├╝nl├╝ Liebig. Bu zat, organik kimyan─▒n kurucusu, kabartma tozunun ve g├╝brenin k├ó┼čifi. Nobel ├Âd├╝ll├╝ toplam 60 kimyac─▒dan 42’si Liebig’in talebesi imi┼č (duydunuz mu T├╝rk ├╝niversiteleri ve onun fen hocalar─▒…) ┼×ehirde, LiebigÔÇÖe adanm─▒┼č ve onun ad─▒yla an─▒lan bir de m├╝ze var. ├ťnl├╝ Alman ┼čairi Goethe, WetzlarÔÇÖda staj yapt─▒─č─▒ y─▒llarda (1772) FrankfurtÔÇÖa d├Ânerken Gie╬▓enÔÇÖe u─črar ve g├╝n├╝n sonunda a├žl─▒─č─▒n─▒ buradaki Zum L├Âwen adl─▒ lokantada giderirmi┼č. Bu lokanta, h├ól├ó lokanta olarak kullan─▒l─▒yor ve ─░talyanlar i┼čletiyor.

AmerikaÔÇÖn─▒n AlmanyaÔÇÖdaki en b├╝y├╝k ├╝ss├╝ Gie╬▓enÔÇÖde bulunuyor. Bu ├╝s, II. D├╝nya Sava┼č─▒’ndan sonra Almanya’ya dayat─▒lan bedellerden biri. ├ťstelik Amerikal─▒lar ├╝ss├╝ hi├žbir izin almadan istedikleri gibi geni┼čletme hakk─▒na da sahip imi┼čler. Rehberim bana “Almanya ba─č─▒ms─▒z bir ├╝lke de─čil” dedi. Grev AlmanyaÔÇÖda yasak. AlmanyaÔÇÖda mal emniyeti cana yak─▒n bir yerde duruyor. Birinin m├╝lk├╝n├╝┬á gasp ama├žl─▒ ate┼čli silahlarla tecav├╝ze kalk─▒┼čan─▒n alaca─č─▒ cezalarla oca─č─▒ s├Ând├╝r├╝l├╝yor.

Wetzlar, AlmanyaÔÇÖn─▒n k├╝├ž├╝k ama tarihi ve tabiat dokusu ile ┼čirin bir ┼čehir. Burada Weilburg kasabas─▒na ba─čl─▒ bir tepenin ete─čindeki Kristalh├Âhle-Kubacher Yeralt─▒ Ma─čaras─▒’na gittik. (Malumu ilam: AvrupaÔÇÖda kasaba ile k├Âyler ayn─▒ ┼čekilde yap─▒land─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r.) Buras─▒, d├╝nyan─▒n en gizemli ma─čaras─▒ kabul ediliyormu┼č. 300 milyon y─▒ll─▒k ge├žmi┼či olan ma─čaran─▒n ke┼čfedilmemi┼č alanlar─▒ da varm─▒┼č. Yerin 70 m. alt─▒na indik. Ma─čarada yer yer akmakta olan kristal dereler var. ┼×ehrin tarihi dokusu ├Âzenle korunmu┼č. Weilburg’da, ┼čehri ku┼č bak─▒┼č─▒ seyredebilece─činiz y├╝ksek├že bir yerde konu┼članan Slo╬▓egarten, 17 yy a┼čiretlerine ait bah├želeriyle ├╝nl├╝ bir ┼čato. Bu ┼čatonun bah├žesinde dallar─▒ her iki yana uzayan, dolay─▒s─▒yla bir duvar─▒ yataylamas─▒na saran bir a─ča├ž g├Ârd├╝m. D├Ân├╝┼čte WeilburgÔÇÖda ak┼čam g├╝ne┼činin muhte┼čem bir g├Âr├╝nt├╝ sunan bat─▒┼č─▒n─▒ izlemenin keyfini de kayda alal─▒m.

GiessenÔÇÖe 7-8 km ├Âtede Lich-Kloster┬áyerle┼čkesinde┬á geni┼č├že bir avlusu olan 17.yyÔÇÖdan kalma s─▒k─▒ tahkim edilmi┼č bir ta┼č bina var. Bina, k├╝lliye bi├žiminde ve civar─▒nda korumaya al─▒nm─▒┼č on be┼č yirmi kadar tarihi evlerden olu┼čuyor. Buras─▒, 1940’larda askeri ama├žla kullan─▒lm─▒┼č. Binan─▒n avlusunda, sava┼čta ├Âld├╝r├╝lm├╝┼č 40-50 kadar askere ait an─▒t mezar bulunuyor. O mek├ónda, d─▒┼čar─▒da, tepesinde ayy─▒ld─▒z olan bir kule g├Âr├╝nce ilgimi ├žekti ve yakla┼čt─▒m. Kitabesinde Abbas Arnsburg yaz─▒yor. Ayy─▒ld─▒z ve Abbas… Bunun bizimle -en az─▒ndan medeniyetimizle- ilgili olabilece─čini d├╝┼č├╝nd├╝m; fakat bu kule ve kitabe ile ilgili Almanlar─▒n hi├žbir fikri yok. Dolay─▒s─▒yla kimseden net bir bilgi alamad─▒m. T├╝rkler fark─▒na bile varmam─▒┼č zaten. Buradaki T├╝rklerin i┼čleri o kadar ├žok ki (!)ÔÇŽ ├çocuklar─▒yla da ilgilenemiyorlar. (G├Ârev yapt─▒─č─▒m AugsburgÔÇÖdaki Dom Kilisesi’nin kap─▒s─▒nda 2018ÔÇÖe g├Âre 330 y─▒ld─▒r as─▒l─▒ duran┬á Osmanl─▒ Sanca─č─▒ÔÇÖndan da h├ól├ó haberleri yoktur orada ya┼čayan T├╝rklerin.) Burada y─▒llar ├Ânce ├Â─čretmenlik yapm─▒┼č olan dostum M. Nevzat ├ľzdemir’in verdi─či bilgilerle zihnimdeki ta┼člar yerine oturdu: Buna g├Âre; Osmanl─▒ D├Ânemi’nde ├že┼čitli sava┼člarda Almanlara esir d├╝┼čen ├žok say─▒da M├╝sl├╝man vard─▒. Bunlar─▒n bir k─▒sm─▒ din de de─či┼čtirdiler. Baz─▒lar─▒ oralardaki kilise mezarl─▒klar─▒na g├Âm├╝ld├╝ler. Bu konuda yay─▒mlanm─▒┼č bir de eser var:┬á 1688-1700 aras─▒nda Almanlara esir d├╝┼čen “Bir Osmanl─▒ Askerinin Hat─▒rat─▒”, (ayn─▒ ├╝st ba┼čl─▒kla)┬á Teme┼čvarl─▒ Osman A─ča ad─▒yla Bilge K├╝lt├╝r Sanat’tan┬á ├ž─▒kt─▒. Anla┼č─▒l─▒yor ki Abbas Arnsburg onlardan biri. Soyad─▒ da bu g├Âr├╝┼č├╝ do─čruluyor.┬á Abbas’─▒n hik├óyesini bilmek isterdim. Mesela nas─▒l Arnsburg oldu─ču, oraya an─▒t─▒n─▒ diktirecek ne i┼č yapt─▒─č─▒ vb.┬á┬á┬á┬á AlmanyaÔÇÖn─▒n baz─▒ ┼čehirlerinde Pakistanl─▒ Mirza Gulam Ahmed (1835-1908) ad─▒na yap─▒lm─▒┼č camiler var. Ahmediye Camisi olarak bilinen bu camilerin b├╝nyesinde medrese de bulunuyor.[1] Bunlar─▒n biri de GiessenÔÇÖde. Bu cemaat mensuplar─▒na g├Âre Risalet, veraset yoluyla s├╝rmektedir ve Gulam Ahmed, Hz. Peygamberin varisidir.┬á Ahmediye Camisi diyanet camisinin hemen biti┼či─činden bir arsa al─▒narak ge├žen y─▒l yap─▒lm─▒┼č. ─░n┼čaat s─▒ras─▒nda Ditib (Diyanet) camisinin cemaati centilmen davranm─▒┼č, daha do─črusu mezhep├žilik-kabilecilik gibi cahiliye adetlerini i┼čletmemi┼č ve geni┼č bir pencere sunmu┼člar: ÔÇťCuma namazlar─▒n─▒ bizim camide k─▒labilirsiniz in┼čaat─▒n─▒z bitinceye kadar,ÔÇŁ demi┼čler. Bu insani teklife, cemaat mensuplar─▒n─▒n verdikleri cevap ilgin├žtir: ÔÇťBiz, sizin arkan─▒zda namaz k─▒lmay─▒z.ÔÇŁ Sadece T├╝rklerin de─čil burada ya┼čayan M├╝sl├╝manlar─▒n ortak g├Âr├╝┼č├╝, AvrupaÔÇÖda bu cemaatle ─░ngilizlerin ├Âzel olarak ilgilendikleri, her t├╝rl├╝ deste─či verdikleri y├Ân├╝ndedir. K─▒z─▒m─▒n evine 500 m ├Âtede olan bu caminin hem resmini ├žekmeye hem de cumay─▒ burada k─▒lmaya gittim. Az ge├ž gidip gizlice resim ├žektim; m├╝dahale ederlermi┼č ├ž├╝nk├╝. Namazdan sonra oyalanm─▒┼č olmal─▒y─▒m. Evde “laz─▒m” olmu┼čuz. Telefon da olmad─▒─č─▒ i├žin ulakla haber salm─▒┼č k─▒z─▒m. 11 ya┼č─▒ndaki torun geldi. Eve girerken ├žocu─čun s├Âyledi─či s├Âz: ÔÇťDede, senin y├╝z├╝nden 1 dakika ge├ž kald─▒k. Annem saat 15.00’te burada olun demi┼čti ve ben tamam demi┼čtim.ÔÇŁ

Gie╬▓enÔÇÖe 30 km uzakl─▒kta bulunan Marburg, sava┼čta, tarihi dokusu zarar g├Ârmeyen birka├ž ┼čehirden biri ve bu ├╝lkede g├Ârd├╝─č├╝m en g├╝zel ┼čehir. ┼×ehrin tarihi dokusu oldu─ču gibi korunmu┼č. Yorumbilimin (hermen├Âtik) iki ├Ânemli ismi Hans G. Gadamer (├Âl. 2002) ve Rudolf Bultmann (├Âl. 1976); KantÔÇÖ─▒n ahlak ├Â─čretisi ├╝zerine ├žal─▒┼čan filozof Karl Vorl├Ąnder (├Âl. 1928) burada do─čmu┼člar. ÔÇťHermeneutik inceleme, varl─▒k incelemesi ve nihai noktada dil incelemesidirÔÇŁ diyen Marburglu Gadamer, uzun bir ├Âm├╝r ya┼čad─▒ (102 ya┼č). Gadamer ┬áve H. Arendt M. HeideggerÔÇÖin de talebesi oluyor. Hocalar─▒n burada toplanmalar─▒ sebebiyle, felsefede FrankfurtÔÇÖtan sonra bir Marburg OkuluÔÇÖndan da s├Âz edildi. Kurucu Hermann Cohen ve P. Natorp, E. CassirerÔÇÖin ders verdi─či ┼čehirden gelip ge├žen di─čer ├╝nl├╝ filozoflar: J. Hebermas, M. Heidegger ve ├Â─črencisi F. Schelling, W. Dilthey, W. Wittgenstein, R. Bultmann, F. D.E ┬áSchleiermacher, Z. Bauman; hocalar─▒n hocas─▒ say─▒lan Franz Brentano, Annamerie Schimmel, Fuat Sezgin vb.

Bu ┼čehirdeki Elisa Bethen KilisesiÔÇÖnin mimarisi farkl─▒ geldi sanki bana. Kilisenin emsallerine oranla ├žok daha dik ├žat─▒l─▒ bir g├Âr├╝nt├╝s├╝ var. ─░├žerisi zifiri karanl─▒k. Telefon ─▒┼č─▒─č─▒ndan yararlanmay─▒ bile d├╝┼č├╝nd├╝m. K─▒smen ─▒┼č─▒kland─▒rma vard─▒ ama ├žok c─▒l─▒z ve yetersiz idi. Ruhuma bir kasvet ├ž├Âkt├╝ ve kendimi d─▒┼čar─▒ att─▒m. Kilise mimarisinde g├Âzetilen temel husus; insan─▒ ku┼čatmak, k─▒st─▒rmak, insan─▒n insan varl─▒─č─▒n─▒ h├ókimiyeti alt─▒na almakÔÇŽ

MarburgÔÇÖdaki 16.yyÔÇÖdan kalma Asilzadeler ┼×atosuÔÇÖnun g├Ârkemi ┼čehre farkl─▒ bir siluet veriyor. G├Ârd├╝─č├╝m en g├Ârkemli ┼čatonun da Alsace-Haut Rihn hatt─▒nda, Colmar-Strasbourg aras─▒nda, yemye┼čil ├╝z├╝m ba─člar─▒ndan ge├žilip k─▒vr─▒ml─▒ yollardan ├ž─▒k─▒larak ula┼č─▒lan 12.yyÔÇÖdan kalma Haut K├Ânigsborg ┼×atosu oldu─čunu s├Âylemeliyim. ┼×atonun i├žinde asilzadelerin i┼čletti─či ┼čarap i┼čletmeleri at├Âlyesi de var. Zaten bu yol hatt─▒na h├ól├ó Alsace ┼×arap Yolu deniyormu┼č.

Marburg ├ťniversitesinde; Heidegger, Dilthey, Wittgenstein gibi b├╝y├╝k hocalar ders vermi┼č. (Kurucu: Hermann Cohen, geli┼čtiricileri Paul Natorp ve Ernst Cassirer.) Burada an─▒lan hocalar─▒n ├žo─ču daha sonra FreiburgÔÇÖda ve FrankfurtÔÇÖta da ders vereceklerdir. B├Âylece MarburgÔÇÖdan sonra bir Freiburg ve Frankfurt OkuluÔÇÖndan da s├Âz edilecektir. Bu arada Nietzsche’nin de Basel’de ders verdi─čini hat─▒rlatal─▒m. (Basel’e de u─črad─▒k ama d├Ân├╝┼č yolu olarak) FreiburgÔÇÖa daha ├Ânce, 2004ÔÇÖte gitmi┼čtim. Bu ┼čehir de Trier ve MarburgÔÇÖdan sonra tarihi dokusu en ince ayr─▒nt─▒s─▒na kadar korunmu┼č otantik bir ┼čehir.

AlmanyaÔÇÖda ya┼čayan T├╝rkler, 15 TemmuzÔÇÖun ├Ânemli akt├Ârlerinden firari Adil ├ľks├╝z ve Zekeriya ├ľzÔÇÖ├╝n FreiburgÔÇÖda, istihbarat g├Âzetiminde ├Âzel bir koruma alt─▒nda sakland─▒─č─▒ bilgisine sahipler. G├Ârg├╝ ┼čahitleri de varm─▒┼č. Bir ┼čekilde AlmanyaÔÇÖya ÔÇťgirenÔÇŁ bu gibi firarilerin ilkin GiessenÔÇÖe getirildikleri, sonra buradan s─▒k─▒ bir g├╝venlik alt─▒nda da─č─▒t─▒m edildikleri bilgisi ise tart─▒┼č─▒lm─▒yor bile.

1 May─▒s Cumartesi g├╝n├╝ FrankfurtÔÇÖa gittik. ┼×ehrin ├Ânemli caddeleri neredeyse bo┼čaltm─▒┼čt─▒. Arkada, ana arterlerde ise k─▒yamet kopuyordu. Burada marjinal gruplar i├žin 1 May─▒s ├Ânemli f─▒rsatt─▒r. Daha ├Ânce Goethe’nin m├╝ze evini ziyaret etti─čim i├žin bu kez akl─▒mda Frankfurt’a g├Âr├╝lmesi gereken ├Ânemli bir mek├ón olan┬á┬á─░nternational Senckenberg Museum (Do─ča M├╝zesi) var.┬áM├╝ze giri┼činin kar┼č─▒s─▒nda orta ref├╝jde ┼čehir aksesuar─▒ olarak yerle┼čtirilmi┼č bir g├Ârsel dikkatimi ├žekti. Love kelimesinin son harfini EuroÔÇÖnun simgesi ÔéČ ile yazm─▒┼člar. Bat─▒n─▒n zamirini de┼čifre eden bir espri. A┼čk gibi metafizik bir de─čere bile para burnunu sokmu┼č. Bu m├╝zedeki hayvan iskeletleri 70 milyon y─▒ll─▒k imi┼č. Keza, M.├ľÔÇÖsine ait a─ča├žlar bile korunmu┼č. Dinazorun mitolojik bir varl─▒k oldu─čunu san─▒yordum do─črusu. De─čilmi┼č.

AvrupaÔÇÖda gitti─čim her ├╝lkede ┼čehirle┼čmeyi bir problem olmaktan ├ž─▒km─▒┼č g├Ârd├╝m. Adamlar bu i┼či 50 y─▒l ├Ânce halletmi┼čler. Sava┼č y─▒k─▒m─▒, bir bak─▒ma i┼če de yaram─▒┼č. K├Âyler d├óhil b├╝t├╝n ┼čehirler, 100 y─▒l sonras─▒n─▒n ┼čartlar─▒na g├Âre planlanm─▒┼č. ┼×ehirle┼čmede, her yerde insan unsurunu ve tabiat─▒ ├Ân plana alm─▒┼člar. (Bunlar ÔÇśg├óvurÔÇÖ oluyor tabii!) Bizim b├╝y├╝k ┼čehirlerin varo┼člar─▒ndaki (├Âzellikle Ba─čc─▒lar, Yeni Bosna, K.├çekmece, G├╝ng├Âren, Okmeydan─▒, G├╝ltepe, Sancaktepe, Kartal, Sultanbeyli, Gaziosmanpa┼ča, SultangaziÔÇÖdeki…) sokaklar─▒n buradaki herhangi bir ┼čehrin bir mahallesi gibi olmas─▒ i├žin ÔÇťbir atla y─▒kÔÇŁ bi├žiminde d├╝zenlenmesi gerekir ki ye┼čil alana yer a├ž─▒ls─▒n, bu semtler bir ┼čehire benzesin. (Buralar ┼čehir de─čil, en uygun ad─▒yla ÔÇťarabesk yerle┼čkeÔÇŁ) Aksi h├ólde bu semtler, bir 50 y─▒l daha a─ča├žs─▒z yani nefessiz ya┼čayacakt─▒r. ┼×u soruyu hep sormu┼čumdur: Gayrim├╝slimler eve benzeyen evlerde, insana yara┼č─▒r ┼čehirlerde tabiatla kucak kuca─ča ya┼čarken M├╝sl├╝manlar neden k├Ât├╝ binalarda ya┼č─▒yorlar, neden k├Ât├╝ ┼čehirler kurdular, neden a─ča├žlar─▒ kovdular ┼čehirlerden, neden hayvanlarla ileti┼čimi kestiler? Bu sorular─▒n benzerini, o ├╝nl├╝ beytinde, 150 y─▒l ├Ânce Ziya Pa┼ča da sormu┼čtu. Yeni Cumhuriyet, g├╝zel ┼čehirlerin imar─▒ i├žin bir f─▒rsatt─▒ ve o ka├ž─▒r─▒ld─▒. Bina yaparken hi├ž olmazsa arac─▒n─▒ nereye koyaca─č─▒n─▒ hesap etmemeyi, 30 y─▒l sonras─▒n─▒ ├Âng├Âr(e)memeyi ise izah edemiyor insan. Yukar─▒da and─▒─č─▒m yerle┼čkelerimizi g├Âr├╝nce medeni bir millet olmad─▒─č─▒m─▒z─▒ d├╝┼č├╝n├╝yorum bazen; ama bu elbette do─čru de─čil. Medeniyetini kaybetmi┼č bir milletiz demek daha do─čru olacak. ┼×ehirle┼čme medeniyet alg─▒s─▒yla do─črudan ba─člant─▒l─▒d─▒r. M├╝sl├╝manlar medeniyetleriyle birlikte ┼čehirlerini de yitirdiler.┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á

2017 y─▒l─▒ ├╝lkemiz i├žin Avrupa ile ili┼čkiler bak─▒m─▒ndan en k├Ât├╝ ge├žen y─▒l idi. O y─▒l Frans─▒z ve Alman televizyonlar─▒ neredeyse her ak┼čam T├╝rkiye Cumhurba┼čkan─▒ aleyhine Tv programlar─▒ yap─▒yorlard─▒. Tr. Cumhurba┼čkan─▒’na hakaret eden ve d├Âvmeli ti┼č├Ârt├╝yle bilinen bir Alman vatanda┼ča, bu hakaretinden dolay─▒ burada ya┼čayan T├╝rklerin ┼čik├óyeti ├╝zerine soru┼čturma a├ž─▒lm─▒┼č. Federal yasalarda o s─▒rada ÔÇťyabanc─▒ devlet adamlar─▒na hakaret edilemeyece─čineÔÇŁ ili┼čkin madde varm─▒┼č ve ÔÇťbizimkilerÔÇŁ buradan girerek dava a├žm─▒┼člar. T├╝rkiyeÔÇÖyi ikinin biri hukuktan sapmakla su├žlayan Alman hukuk birimleri, dava a├ž─▒ld─▒ktan sonra bu maddeyi feshetmi┼č ve dava d├╝┼čm├╝┼č. Adam da yarg─▒lan(a)mam─▒┼č. Bu geli┼čimde bu tipi dinmi┼čti sanki. Sebebi de belli: Sonunda, -├Âzelikle bu ├╝lkedeki son se├žim s─▒ras─▒nda- y a┼čl─▒ ve etkili bir gazeteci isyan etmi┼č: ÔÇťT├╝rkiye Cumhurba┼čkan─▒, AlmanyaÔÇÖy─▒ da y├Ânetmeye aday da bizim mi haberimiz yok? Ekonomik s─▒k─▒nt─▒lar─▒m─▒z─▒n sorumlusu Tr. Cumhurba┼čkan─▒ m─▒? Ne yap─▒yorsunuz siz?ÔÇŁ demi┼č. Etkili olmu┼č ve kesilmi┼č biraz. Herhangi bir Avrupa ├╝lkesinin ikinin biri T├╝rkiye aleyhine “┼ča┼č─▒rt─▒c─▒” ├ž─▒k─▒┼č yapmas─▒ b├╝t├╝n├╝yle dan─▒┼č─▒kl─▒, sistemli ve s─▒raya konmu┼č sanki. Orada bulundu─čum s─▒rada (May─▒s 2018) s─▒ra Fransa’da idi ve “Kuran ayetlerini tebdil veya ta─čyir” ├Ânerisi ile savd─▒ s─▒ras─▒n─▒. San─▒r─▒m s─▒ra Bel├žikaÔÇÖya geldiÔÇŽ Bunlar elbette bir amaca mebni ki o biliniyor art─▒k.

Se├žim deyince akl─▒ma geldi. Almanya’da g├Ârev yapt─▒─č─▒m y─▒llar… Bir pazartesi sabah─▒. Okulda Alman ├Â─čretmenler se├žim sonucunu konu┼čuyorlar. Cdu kazanm─▒┼č falan. ÔÇťSe├žim mi oldu?ÔÇŁ dedim. G├╝l├╝┼čt├╝ler. Meger tv’de olup bitmi┼č se├žim. E, Tv de izlemiyorduk ├ž├╝nk├╝ tv izleyecek kadar vaktimiz yoktu. Bizde olan─▒ anlamakta zorlan─▒yorum. Bu zamanda ┼čamatal─▒ meydan mitingleri yapmak, caddeleri parti bayraklar─▒ ile donatmak, telefona propaganda mesajlar─▒ g├Ândermek vs insanlar─▒ geri zek├ól─▒ yerine koyma g├Âr├╝n├╝yor bana, bakt─▒─č─▒m yerden. Bu arada farkl─▒ say─▒labilecek bir bilgiye ula┼čt─▒k: Me─čer AlmanyaÔÇÖn─▒n da kendine has faili me├žhulleri varm─▒┼č. T├╝rkiye ve Erdo─čan yanl─▒s─▒ konu┼čmalar─▒yla bilinen iki gazeteci faili me├žhule kurban gitmi┼č. Bu bizde pek bilinmiyor.

Karayolunu severim. Almanya’da karayolu k├╝lt├╝r├╝ yok veya geli┼čmemi┼č. Genelde tren kullan─▒l─▒yor. Bir farkl─▒l─▒k olur d├╝┼č├╝ncesiyle Fransa’ya kara yoluyla gittim.┬á┬áStrasbourg ├╝zerinden Mulhouse’e yedi saatlik bir yolumuz vard─▒. Biletin yede─čindeki evrakta (Almanlar─▒n Fahrschein dedikleri yol g├╝zerg├óh─▒n─▒ g├Âsteren┬ábilgilendirme evrak─▒)┬áyaz─▒lan saatten bir dakika ├Ânce Mulhouse’e ula┼čt─▒ arac─▒m─▒z.

K─▒z karde┼čim, Fransa/Haut Rhin-d’Alsace B├ÂlgesiÔÇÖnde┬áMulhouse‘da ya┼č─▒yor. Bu ┼čehre defalarca geldim. Eski bir Alman kenti olan ┼čehir, II. D├╝nya Sava┼č─▒ÔÇÖndan sonra┬á sava┼č tazminat─▒ olarak Frans─▒zlara b─▒rak─▒lm─▒┼č.┬á┬áAvrupa’n─▒n en zengin Botanik Bah├želeri ve en eski Otomobil M├╝zesi burada bulunuyor. M├╝zeye daha ├Ânce gitmi┼čtim. Fransa’da herhangi bir mahkeme karar─▒ olmadan sabah evden ├ž─▒k─▒nca nereye gitti─činizi nerelere u─črad─▒─č─▒n─▒z─▒ takip veya tespit yetkisi var polisin. Sadece eve bask─▒n mahkeme karar─▒ gerektiriyor. ├ľzellikle para trafi─činiz ve ekonomik hareketiniz takip alt─▒ndad─▒r. Bizde 2018 ba┼člar─▒nda patlak veren ├çiftlik olay─▒ d├╝┼č├╝n├╝l├╝rse bu ikincisinin iyi oldu─ču da d├╝┼č├╝n├╝lebilir ama b├Âyle bir giri┼čim bizde Fa┼čizm olarak alg─▒lan─▒r. Oysa bu t├╝r uygulamalar burada “devletin egemenlik hakk─▒” ile a├ž─▒klan─▒yor.

Montreux ve LozanÔÇÖda Bir G├╝n

Bir cumartesi g├╝n├╝ ye─čenim Cebrail ile ─░svi├žreÔÇÖye hareket gittik. AvrupaÔÇÖda ender g├Âr├╝len g├╝zel bir g├╝nd├╝; hava a├ž─▒k ve g├╝ne┼čli ve g├Âky├╝z├╝ cam gibi saydamd─▒. Yol hedefimizde Lozan ve Montreux var. Otobanda ilerlerken tam da kar┼č─▒ ufkumuzda Alplerin bir uzant─▒s─▒, ├╝zeri karlarla kapl─▒ muhte┼čem bir da─č vard─▒. Bizim Cebrail bazen felsefi d├╝┼č├╝ncelere dalar ve bu konularda tefekk├╝r├╝ sever. Arabay─▒ kullan─▒rken manzara kar┼č─▒s─▒nda duygular─▒n─▒ anlatmaya ba┼člad─▒: ÔÇť─░nsan beyninin kaydetti─či resimleri hi├žbir elektronik cihaz kaydedemiyor. G├Âz├╝n beyne g├Ânderdi─či kay─▒tlar orada y─▒llarca kalabiliyor. Bu bana ├žok ilgin├ž gelmi┼čtir.ÔÇŁ dedi. CebrailÔÇÖin a├žt─▒─č─▒ kap─▒dan girerek ben devam ettim: ÔÇť├ťstelik o g├Âr├╝nt├╝leri haf─▒zada ├Âyle bir yere depoluyor ki beyin; s─▒ras─▒ gelince, y─▒llar sonra bile onlar─▒ yerinden isteyip kullanabiliyorsunuz. ├ťstelik bu g├Âr├╝nt├╝leri ikinci ki┼čilerin g├Ârmesi asla m├╝mk├╝n de─čil. En fazla anlat─▒rs─▒n─▒z ve o da hayalinde ona bir g├Âr├╝nt├╝ ├žizer ama o g├Âr├╝nt├╝ veya mek├ón sizin haf─▒zan─▒zda kay─▒tl─▒ olan yerin ayn─▒s─▒ de─čildir. O ki┼či anlatt─▒─č─▒n─▒z yeri daha ├Ânce g├Ârm├╝┼č olsa bile onun tahayy├╝l etti─či sizin beyninizdeki kayd─▒n ayn─▒s─▒ de─čildir.ÔÇŁ “Hatta” dedi Cebrail, “O g├Âr├╝nt├╝, sizden dinleyen ki┼činin zihninde sizin kay─▒tlar─▒n─▒zdan daha farkl─▒ hatta daha g├╝zel olabilir.” Cebrail ile b├Âyle sesli beyin f─▒rt─▒nalar─▒ estirerek ilerlerken yol g├╝zerg├óh─▒nda uzaktan g├Âr├╝lebilecek ┼čekilde b├╝y├╝k├že bir ha├ž dikkatimi ├žekti. Kimi metal kimi ah┼čap bu ha├žlar─▒n ve uzaktan se├žilebilecek b├╝y├╝kl├╝kte. Belirli aral─▒klarda bu d├╝zenleme ile tekrar kar┼č─▒la┼č─▒nca anlad─▒k ki bu ha├žlar; ─░svi├žre yollar─▒nda yakla┼č─▒k 20 km’de bir yol kenarlar─▒na ├Âzel bir itina ile dikilmi┼č.

─░svir├žreÔÇÖnin paradan para kazanan bir ├╝lke oldu─čunu; d├╝nyan─▒n haram yiyicilerinin paralar─▒n─▒n kasas─▒ oldu─čunu az ├žok herkes bilir. ┼×u da biliniyor: ─░svi├žre ba─č─▒ms─▒z bir ├╝lke de─čil. Frans─▒z-Alman-─░talyan kantonlar─▒ndan olu┼čuyor. Sadece haram para de─čil; bu ├╝├ž devlet s├Âm├╝rgelerden elde edilen serveti de buraya y─▒─čm─▒┼člar ve ortak bir g├╝venlik ┼čemsiyesi kurmu┼člar. Bu ├╝lkeler ─░svi├žreÔÇÖye demi┼čler ki ÔÇťLozan, Montreux, Boden See b├Âlgelerinde ortak h├ókimiyet kural─▒m. Buralarda bizim s├Âm├╝rgelerimizden elde etti─čimiz d├╝nya servetimiz var. Servetimizin ba┼č─▒nda olmam─▒z laz─▒m. Buralar─▒ tek ba┼č─▒na koruyamazs─▒n zatenÔÇŁ demi┼čler. O da kabul etmi┼č. Bu kantonlar─▒n her birinin ayr─▒ ba┼čbakan─▒ var.

Ma─čluplar─▒n aralar─▒nda ihtilafa d├╝┼čt├╝─č├╝ (birine g├Âre devletimizin defterinin d├╝r├╝ld├╝─č├╝ di─čerine g├Âre bize nur topu gibi yeni bir devlet ikram edildi─či) Lozan ve Montreux ile o imzalar─▒n at─▒ld─▒─č─▒ o ├╝nl├╝ otelleri merak ediyordum. Montreux, Alp da─člar─▒n─▒n ete─činde, Leman g├Âl├╝ k─▒y─▒s─▒nda etkileyici bir tabiat ortam─▒na sahip k├╝├ž├╝k bir kasaba. ┼×ehrin ba┼č─▒nda Alpler’in n├Âbet tutar gibi dikili┼či muhte┼čem. Montr├ Antla┼čmas─▒ÔÇÖyla sava┼čtan yenik ├ž─▒kman─▒n a─č─▒r bedelini “yabanc─▒ gemilerin 100 y─▒l Bo─čazlardan ÔÇśbele┼čÔÇÖ ge├ži┼či” olarak ├Âd├╝yoruz malum. ─░ste o anla┼čman─▒n (Montr├ Antla┼čmas─▒, 22 Haziran 1936) imzaland─▒─č─▒ otel, s─▒rt─▒n─▒ ┼čehrin arkas─▒ndaki sarp da─člar─▒n yamac─▒na yaslam─▒┼č, 82 y─▒l ├Âncesinden orada ya┼čananlar─▒ f─▒s─▒ld─▒yor kula─č─▒ma. Otel bug├╝n de otel olarak kullan─▒l─▒yor. Bu ve buradaki di─čer tarihi otellerde kalmak b├╝y├╝k para imi┼č. Montreux PalaceÔÇÖ─▒n kar┼č─▒s─▒nda resim ├žekinirken -yenilmi┼člerin bir evlad─▒ olarak- ma─člubiyete dair tarifsiz, tuhaf duygular ya┼čad─▒m.

Havada bulutlar a─č─▒p d├Ânmeye ba┼člay─▒nca, ya─čmur her an gelebilir, LozanÔÇÖ─▒ da aradan ├ž─▒karal─▒m dedik. Montreux ile Lozan aras─▒ 20 km. LozanÔÇÖda ilk i┼čimiz o ├╝nl├╝ antla┼čman─▒n yap─▒ld─▒─č─▒ oteli bulmak oldu. O ├╝nl├╝ masada, kar┼č─▒m─▒zda; ─░ngiltere, Fransa, ─░talya, Japonya, Portekiz, Bel├žika, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan ve YugoslavyaÔÇÖn─▒n bulundu─ču 24 Temmuz 1923ÔÇÖte at─▒lan o imzalarla Osmanl─▒ devletinin sadece sava┼čta yenilgisi de─čil ├ž├Âk├╝┼č├╝ de tescillenmi┼čti. ┬áVard─▒─č─▒m─▒zda ya─čmur da ha bast─▒rd─▒ ha bast─▒racak… Mihmandar─▒m Cebrail Eryurt ├žekinceli. G├╝venlik i├žeri b─▒rakmaz diye d├╝┼č├╝n├╝yor. Kovmazlar ya dedim, dald─▒m. G├╝venlik kul├╝besinde de otel ├ževresinde de kimse g├Âr├╝nm├╝yordu. El ├žabuklu─čuyla birka├ž resim ├žektik. Ma─čluplar─▒n ├žocuklar─▒ ├Âzg├╝n ad─▒ Beau Rivage Palace olan bu otelde at─▒lan imzay─▒ 90 y─▒l sonra da h├ól├ó tart─▒┼č─▒yorlar. Yenilmi┼člerin ├žocuklar─▒ oradan zaferle ayr─▒ld─▒klar─▒n─▒ s├Âyleyedursunlar, Montreux ve┬áRivega Palaslar, muzafferlerin┬á┬ázenginlikten semirmi┼č torunlar─▒na kumar ÔÇťhizmetiÔÇŁ sunuyor. Bu otellerde b├╝y├╝k paralarla kumar oynan─▒yormu┼č. Montreux PalaceÔÇÖda ya┼čad─▒─č─▒m tuhaf duygular─▒ burada da ya┼čad─▒m. Derken ya─čmur ├žok ┼čiddetli bast─▒rd─▒ ve oradan ayr─▒ld─▒k. (Ya─čmur, ne demek istedi?)

Bu gidi┼čimde bir ┼čey fark ettim: AvrupaÔÇÖda b├╝y├╝k nehirlerden -mesela Rehn nehrinden- kollar elde edilmi┼č ve o kollar ┼čehirlerden ge├žecek ┼čekilde ├╝zerinden gemilerin y├╝zebilece─či bir kanal gibi d├╝zenlenmi┼č. RehnÔÇÖin Mulhouse kolu kenar─▒nda dola┼č─▒yordum. Kar┼č─▒ k─▒y─▒da bir tank dikkatimi ├žekti. II. D├╝nya sava┼č─▒ndan kalma imi┼č. Etraf─▒ biraz d├╝zenlenmi┼č o kadar. Hi├žbir korumas─▒ yok. H─▒rs─▒z AvrupaÔÇÖda da var. Onlardan biri ├ž─▒k─▒p da o tank─▒ par├ža par├ža s├Âk├╝p hurdac─▒lara satmay─▒ d├╝┼č├╝nm├╝yor. Biraz ilerleyince yine nehir k─▒y─▒s─▒nda bir an─▒tla kar┼č─▒la┼čt─▒m. An─▒t─▒ okurken Morocco ad─▒yla kar┼č─▒la┼č─▒nca┬á irkildim. Bu, M├╝sl├╝man bir ├╝lke (Fas) ad─▒yd─▒. Rusya, Bel├žika, ─░ngiltere, ─░talya, Fransa gibi ├╝lkelerin, s├Âm├╝rgelerinden getirdi─či insanlar─▒ ├ól├« menfaatleri i├žin sava┼člarda kulland─▒─č─▒ biliniyor.┬áMihmandar─▒ma terc├╝me ettirdim. Tam da akl─▒ma gelen gibiymi┼č: G├Ârd├╝─č├╝m an─▒t┬á Frans─▒zlar─▒n Fas’tan getirtip burada k─▒rd─▒rd─▒─č─▒ se├žkin, ├Âzel birlik ad─▒na dikilmi┼č. “Sava┼čta ├ľncelikli ├ľlmesi Gerekenler An─▒t─▒ da diyebiliriz buna. F├╝hrer(Hitler), 1944’te 38 Fasl─▒ M├╝sl├╝manÔÇÖ─▒ burada pusuya d├╝┼č├╝r├╝p imha etmi┼č. M├╝sl├╝manlar─▒n zaferlerinin de inhitat─▒n─▒n da Avrupa’da somut izleri var ve bunlardan T├╝rklerin de K├╝rtlerin de haberi yok.

Gezip dola┼č─▒rken a├žl─▒k giderme tel├ó┼č─▒ sard─▒. Ben diyeyim imbis siz deyin lokanta… D├Ânere talimden ba┼čka ┼čans yok. Onun da tad─▒ yok. AvrupaÔÇÖda -malumu ilam olacak- etin de sebze ve meyvenin de tad─▒ yok. Derken g├Âk g├╝r├╝lt├╝s├╝ gibi bir ses zuhur etti ki yeri g├Â─č├╝ inletmekte. Bir d├Ân├╝p bakt─▒m ki bir Frans─▒z hatun bir tomar pe├žete ile burnuna operasyon d├╝zenliyor. Almanlarda g├Ârm├╝┼čt├╝m de Frans─▒zlarda g├Ârmemi┼čtim.

[1] (Almanya’da T├╝rk ─░zleri, Latif ├çelik; Almanca, 2009; AvrupaÔÇÖda T├╝rk ─░zleri, Altan Arasl─▒, Ak├žay Yay─▒n─▒, 3 cilt 2009; ayn─▒ adla Yavuz B├╝lent Bakiler, Yak─▒n Plan Yay─▒n─▒, 2017 ─░st.)

 

DEVAMI --››
ZONGO’NUN DE─×─░RMEN─░ – ┼×eyma Suba┼č─▒

ZONGOÔÇÖNUN DE─×─░RMEN─░

Recep SeyhanÔÇÖ─▒n ZongoÔÇÖnun De─čirmeni adl─▒ son hik├óye kitab─▒ Bilge K├╝lt├╝r-Sanat Yay─▒nlar─▒ taraf─▒ndan yay─▒mland─▒. Seyhan, sadece bir hik├óye yazar─▒ olarak kar┼č─▒m─▒zda de─čil. ─░lgili konuda kuramsal ├žal─▒┼čmalar─▒ olan ve hik├óyeye kafa yoran bir isim. ├ľzellikle ÔÇťBana Hikaye Anlat/maÔÇŁ adl─▒ eserinde yer alan ve okur zihninde tamamlanmas─▒ gereken metinlerin yeniden okumaya ya da yoruma ne kadar m├╝sait olduklar─▒n─▒, yazar─▒n niyeti bir yana, bir ba┼čka yazar─▒n yani Recep SeyhanÔÇÖ─▒n metindeki anlam─▒ ├žo─čaltan, metni ayd─▒nlatmaya yarayan bak─▒┼č─▒n─▒n ├Ânemli oldu─ču g├Âzlemlenir. Bu y├Ân├╝ ya da ele┼čtirmenli─činin onun ├Âyk├╝c├╝l├╝─č├╝n├╝ besledi─či muhakkak. (daha&helliip;)

DEVAMI --››
┼×UBAT MART ET─░NL─░KLER─░

7-┼×ubat 15 Mart tarihleri aras─▒nda, ─░stanbulÔÇÖda, kat─▒ld─▒─č─▒m─▒z bir dizi etkinlik ger├žekle┼čtirildi. 7 Mart 2020 Cuma g├╝n├╝ ├ťsk├╝dar Tv’de U─čur Canbolat’─▒n┬á canl─▒ yay─▒n konu─ču olarak hik├óyeyi konu┼čtuk. Daha Sonra Ababa Kafe’de ┼×akir Kurtulmu┼č’un konu─ču olarak yine hik├óye konu┼čuldu
─░zleyen hafta┬á Hik├óyeci-romanc─▒ Funda ├ľzsoy Erdo─čan’─▒n konu─ču olarak ┼×emsi Pa┼ča K├╝t├╝phanesinde hik├óye yazma teknikleri konulu bir konu┼čma; izleyen hafta Yeni D├╝nya Vakf─▒’nda yazar Filiz ├ç─▒rp─▒c─▒ han─▒mefendinin y├Ânetti─či ├ľmer Seyfettin oturumunda ÔÇť├ľmer Seyfettin’in hik├óyecili─čiÔÇŁne ili┼čkin nonu┼čma;10 Mart g├╝n├╝ Dil ve Edebiyat Derne─či’nin Ey├╝p’teki salonunda hik├óye at├Âlyesinde, at├Âlye ├Â─črencilerine┬á y├Ânelik ├ľmer SeyfettinÔÇÖin Hik├óyecili─či; 13 MartÔÇÖta ayn─▒ yerde ÔÇťYakup Kadri Karaosmano─člu’nun Hik├óyecili─čiÔÇŁne ili┼čkin ders programlar─▒ ger├žekle┼čtirildi. (daha&helliip;)

DEVAMI --››