MUSTAFA EVERD─░ÔÇÖN─░N ÔÇśB─░REY OLU┼×ÔÇÖU ─░MLEYEN B─░R H─░K├éYES─░ Recep Seyhan-ele┼čtiri

Sanat├ž─▒ ├ľn├╝ne ├ç─▒kan Otoritelere ─░li┼čkin Bariyerleri Nas─▒l A┼čabilir?

ÔÇťO g├╝n ziyaret s─▒ras─▒ kar─▒m─▒n day─▒s─▒na gelmi┼čti. Dini b├╝t├╝n Day─▒ÔÇÖya beni g├Âstererek ne kadar dindar bir damada k─▒z verdiklerini ispatlam─▒┼č olacaklar.ÔÇŁ Hik├óye b├Âyle muzip ve g├╝l├╝mseten bir giri┼čle ba┼čl─▒yor. Mustafa EverdiÔÇÖnin hik├óyelerinde genelde bu ├╝slup var. Everdi her ┼čeyden ├Ânce bir ├╝slup sahibi bir yazar. Onun metinlerini isimsiz ve imzas─▒z olarak bir yerde g├Ârseniz bu metin EverdiÔÇÖnin dersiniz. ├ťslup tam da budur. Bu keyfiyet yazar─▒n hanesine kaydedilebilecek art─▒ bir de─čerdir.
Yazar, giri┼č c├╝mlesinde bize hik├óyenin arka pl├ón─▒ndaki ili┼čkiler a─č─▒n─▒ ya da kahraman─▒n aile ili┼čkilerinde nereye yerle┼čtirildi─čini de imliyor. Bu ├Ânemli. Bir hik├óye c├╝mlesinin temel ├Âzelli─či, s├Âylenmemi┼č ya da s├Âylenememi┼č olanlara bizi bir ├ž─▒rp─▒da ula┼čt─▒rmas─▒d─▒r diyebiliriz. Yazar, bu hik├óyesinde bu ├žer├ževeyi hik├óyenin ba┼č─▒ndan sonuna kadar korumay─▒ ba┼čarm─▒┼č g├Âr├╝n├╝yor. (daha&helliip;)

DEVAMI --››
“BA┼×KASI” R.Seyhan / deneme

ÔÇťBA┼×KASIÔÇŁ
Emmanuel LevinasÔÇÖ─▒n ÔÇťba┼čkas─▒ÔÇŁ dedi─či biri var. ÔÇťOÔÇŁ veya ÔÇťdi─čeriÔÇŁ de denebilir.
ÔÇśBerikiÔÇÖnin yok sayd─▒─č─▒, onunla ayn─▒ ├╝lkede bile bulunmak istemedi─či ÔÇťba┼čkas─▒ÔÇŁÔÇŽ
O e─čer ÔÇťba┼čkas─▒ÔÇŁ ise onun taraftan bak─▒nca sen de ÔÇťdi─čeriÔÇŁ ya da ÔÇť├ÂtekiÔÇŁ oluyorsun.
Sen taze fasulyenin yo─čurtlanmas─▒ndan hi├ž ho┼članmayabilirsin ama o buna bay─▒labilir.
Sen eve ÔÇťka├žakÔÇŁ giren bir karasine─či ┼čerre yorarken ÔÇťba┼čkas─▒ÔÇŁ onu hayra yorabilir.
Onlar─▒n da evlerinde kumanda bazen kayboluyor, prizlerden biri yanm─▒┼č oluyor.
Onlar─▒n evinde de b├╝t├╝n kay─▒plar─▒ bulan bir anne veya babaanne var.
Hi├žbir ┼čey yoksa yaln─▒zl─▒k var, kimsesizlik veya kah─▒r varÔÇŽ Onunla ya┼č─▒yorlar.
Onlar─▒n evindeki cep telefonlar─▒ da aralar─▒nda anla┼čarak evde h├ókimiyeti ele ge├žiriyorlar bazen.
Senin ruhun denizin engin derinliklerinde, ba┼čkas─▒n─▒n ruhu g├╝r ormanlar─▒n koynunda dinlenebilir. ├ľzetle ikiniz de farkl─▒ tellerden ├žalabilirsiniz.
Unutma ki d├╝nya, z─▒tl─▒klar, farkl─▒l─▒klar ve renkler ├╝zerine kurulmu┼čtur.
Beyaz, karaÔÇÖn─▒n oldu─ču bir yerde renktir; aksi h├ólde onu kimse tan─▒yamazd─▒.
Vakitler hep g├╝nd├╝z olsayd─▒, bilim adamlar─▒ gecenin bulundu─ču gezegen i├žin yollara d├╝┼čerdi.
├ľl├╝m olmasayd─▒, d├╝nya herkese cehennem olurdu; bilim adamlar─▒ uzayda ├Âl├╝m├╝n bulundu─ču bir gezegen aray─▒┼č─▒na ├ž─▒karlard─▒.
├ľl├╝m, ac─▒ bir g├╝zeldir. D├╝nyan─▒n ÔÇśg├╝zelÔÇÖi ac─▒ bir ├Âl├╝md├╝r.
Tanr─▒; ak-kara, iyi k├Ât├╝, ┼čeytan-melek, hay─▒r-┼čer diyalekti─či ├╝zerine bina etti evreni.
Bu y├╝zdendir ki ÔÇťHer ┼čey, z─▒dd─▒yla kaimdirÔÇŁ demi┼čler eskiler.
Her ┼čey bu ├žer├ževede dengelenmi┼čtir.
Sen de ‘ba┼čkaÔÇÖs─▒yla dengelenmi┼č bulunuyorsun.
Senin ÔÇťevetÔÇŁ dedi─čine o “hay─▒r” demeseydi do─čruÔÇÖnun fele─či ┼ča┼čard─▒.
Senin ÔÇťhay─▒rÔÇŁ dedi─čine ├Âteki ÔÇťevetÔÇŁ demeyi bilmeseydi aray─▒┼č sona ererdi.
D├╝nyada aray─▒┼č─▒n sona ermesi demek, k─▒yametin kopmas─▒ demektir.
S─▒zlanma. Sen benimle, o ├Âtekiyle, ├Âteki ba┼čkas─▒yla mukayyetiz.
ÔÇťBenim dedi─čim olacakÔÇŁ noktas─▒, munkaÔÇÖ (infuze) vas─▒fl─▒ BenÔÇÖnin tanr─▒ fig├╝r├╝yle ilgilidir.
Ba┼čkas─▒ da senin gibi ilkin ellerini ke┼čfederek tan─▒d─▒ bu d├╝nyay─▒.
Ona da senin gibi, ya─čmur birikintileri b├╝y├╝k bir g├Âl; k├╝├ž├╝k bir g├Âl bir derya; ┬áevin avizesi de
b├╝y├╝k bir orman g├Âr├╝n├╝yordu.
Ona g├Âre de d├╝nya, sadece anneden ve memeden/mamadan ibaretti.
Sonra anlad─▒ ki baba var, karde┼čler var, ba┼čka insanlar da var; yani ‘ba┼čkaÔÇÖs─▒, ba┼čkalar─▒ var.
Sonra ba┼čka ┼čehirlerin ba┼čka mek├ónlar─▒n da varl─▒─č─▒n─▒ ke┼čfetti o da senin gibi.
G├Ârd├╝ ki d├╝nyada ba┼čka renkler var, ba┼čka diller, ba┼čka ├╝lkeler, ba┼čka ─▒rklar varÔÇŽ
B├╝t├╝n bu ‘ba┼čka’lar da ayn─▒ g├╝ne┼čin alt─▒ndalar, ayn─▒ y─▒ld─▒zlar─▒ g├Âr├╝yorlar, ayn─▒ gecelerde uyuyorlar, ayn─▒ ├Âl├╝m mele─či ile kar┼č─▒la┼č─▒yorlar ve ayn─▒ topra─ča d├Ân├╝yorlarÔÇŽ

Bir de ├╝lkendeki ÔÇśba┼čkaÔÇÖs─▒, ba┼čkalar─▒ var. Kabul et ki g├╝ne┼č sadece senin ├╝zerine do─čmuyor.
O ba┼čkas─▒ da bir of ├žekti─činde ÔÇťkar┼č─▒ki da─člar y─▒k─▒l─▒yor.ÔÇŁ
‘Ba┼čkas─▒’ da ÔÇťkudret kalemini ka┼č─▒na ├žekenÔÇŁ, ÔÇťhuysuz ve tatl─▒ bir kad─▒nÔÇŁ a ├ó┼č─▒k oluyor.
O ba┼čkas─▒ da ÔÇťtavus ku┼čunun i├žine girdi─čini ve t├╝y├╝n├╝ yoldu─čunuÔÇŁ s├Âyl├╝yor senin gibi.
Senin ÔÇťkarag├Âzl├╝mÔÇŁ diye ba┼člad─▒─č─▒n t├╝rk├╝ye ÔÇťba┼čkas─▒ÔÇŁ ÔÇťl├¬├žavre┼čaminÔÇŁ diye ba┼čl─▒yor; ama ikiniz de sevgiliyi anlat─▒yorsunuz.
O ‘ba┼čkas─▒’n─▒n da Ne┼čet Erta┼č veya Arif Sa─čÔÇÖ─▒n ba─člamas─▒ ile y├╝re─činden baz─▒ teller kopuyor.
O ‘ba┼čkas─▒’ da ÔÇťb├ós├╝baÔÇÖdelmevtÔÇŁ mevsiminde, ÔÇťDa─člar─▒na bahar gelmi┼č memleketiminÔÇŁ diyor ┼čair gibiÔÇŽ
O ‘ba┼čkas─▒’ da Sar─▒ Gelin t├╝rk├╝s├╝n├╝ dinlerken Erzurumlu bir Dada┼č oluyor.
Ayn─▒ T├╝rk├╝y├╝ dinlerken bir ba┼čkas─▒ Karsl─▒ bir Ermeni oluyor.
Bir ‘ba┼čkas─▒’ da senin gibi Gesi Ba─člar─▒ÔÇÖn─▒ dinlerken Kayserili oluyor, kemen├žede kollar─▒ titriyor.
Onun da Horon’la ayaklar─▒ al─▒yor, ZeybekÔÇÖte dizlerini yere vuras─▒ geliyor.
Sen belki bir meyhanede a─čl─▒yorsun, ÔÇśba┼čkas─▒ÔÇÖ da yolculuk s─▒ras─▒nda bir cam─▒n kenar─▒ndaÔÇŽ
Ya da evin bir k├Â┼česinde veya yolda y├╝r├╝rken i├žine a─čl─▒yor.
Ayr─▒l─▒k senin ba─čr─▒n─▒ yak─▒yor da onun yakm─▒yor mu san─▒yorsun?
Gurbette kimsesi yoksa bile i├žinde bitmeyen bir gurbet var onun daÔÇŽ
Bir ├žocu─čun i├žikerek a─člamas─▒ senin i├žini deliyor da onunkini delmiyor mu san─▒yorsun?
├ťlkelerinde ayn─▒ mek├ónda bir arada bulun(a)mayan iki ki┼činin, topraklar─▒n─▒ kaybettikten sonra s─▒─č─▒nd─▒klar─▒ ba┼čka bir ├╝lkenin ├ž├Âp konteyn─▒r─▒nda ekmek arad─▒klar─▒n─▒ ve orada kurduklar─▒ dostluk
hik├óyelerini ┬ásadece sen duymad─▒n, ‘ba┼čkas─▒’ da duydu.
Rabbimiz Bir, (de─čilse) ├╝lkemiz Bir, yurt sevgisi ba─člam─▒nda ├╝lk├╝m├╝z Bir, Bayra─č─▒m─▒z Bir, t├╝rk├╝lerimizin temas─▒, saz─▒m─▒z─▒n t─▒n─▒s─▒ Bir, ya┼čanm─▒┼č ac─▒lar─▒m─▒z Bir, co┼čkular─▒m─▒z Bir, g├Âk kubbemiz Bir, g├╝ne┼čimiz BirÔÇŽ
├çanakkaleÔÇÖyi i┼čgale gelenler “Bu Tunuslu, Bu Arnavut, bu Bo┼čnak, Bu K├╝rt…” diye ay─▒rmad─▒lar. Hepimizi ayn─▒ yerde bo─čmaya ├žal─▒┼čt─▒lar.
1922ÔÇÖde Polatl─▒ÔÇÖya gelip dayananlar da ay─▒r─▒m yapmad─▒larÔÇŽ
Tarihimizin en b├╝y├╝k facias─▒ olan 2016’daki o menfur olay─▒n ├╝stesinden gelinemeseydi bug├╝n -maazallah-Suriye konumunda idik.
Birbirimizin k─▒ymetini bilelim.
“├ľl├╝nce mezar─▒m─▒ ├Âpece─čine ┼čimdi hayattay─▒m gel de y├╝z├╝m├╝ ├Âp” dedi ÔÇśba┼čkas─▒ÔÇÖ ile ortak paydam─▒z da olan bir bilgemiz.
Netice olarak azizem/azizim bu ├╝lke kundaktaki bir bebe kadar temiz ve g├╝zel.
Ba┼čka bir ├╝lkemiz yok, bulutlar─▒ bile g├╝zel ├╝lkemin… ‘Ba┼čkas─▒’ da g├╝zel, evet de g├╝zel hay─▒r da g├╝zel, yol da g├╝zel yolda┼č daÔÇŽ
Sen de g├╝zelsin ÔÇśba┼čkas─▒ÔÇÖ da g├╝zelÔÇŽ

ÔÇśBa┼čkas─▒ÔÇÖ ile bir arada daha da g├╝zeliz.Son s├Âz├╝ yine Levinas s├Âylesin:
“Vicdan hep doyumsuzdur, o hep arzudur. Y├╝z’├╝ bilmek ona ├Âzg├╝rce kat─▒lmak demektir. ─░yi y├Ânetilmi┼č adalet ba┼čkas─▒yla ba┼člar. Ba┼čkalar─▒ taraf─▒ndan yenilen ruh kendi ba┼čkala┼čmas─▒n─▒ hissetmez. Ba┼čkas─▒n─▒n maddi ihtiya├žlar─▒ benim manevi ihtiya├žlar─▒md─▒r (Bizde buna di─čerg├óm ya da i’sar denir.) Etik (vas─▒fl─▒) ben, tam da ba┼čkas─▒’n─▒n ├Ân├╝nde diz ├ž├Âkt├╝─č├╝, kendi ├Âzg├╝rl├╝─č├╝n├╝ ba┼čkas─▒n─▒n “├Âncelikli-acil” ├ža─čr─▒s─▒na feda etti─či ├Âl├ž├╝de ├Âzne’dir”

DEVAMI --››
K├ľY, YERLE┼×KE, ┼×EH─░R -deneme-

 

K├ľY, YERLE┼×KE, ┼×EH─░R

Malumu ilam; k├Ây, tar─▒m toplumu bireylerinin ihtiya├žlar─▒n─▒ kar┼č─▒lamak ve ya┼čamak ├╝zere topland─▒klar─▒ k├╝├ž├╝k yerle┼čim mek├ónlar─▒d─▒r. Yerle┼čke ise k├Ây├╝n biraz daha geli┼čmi┼č h├óli olup (medeniyetin de─čil) ┼čehrin imk├ónlar─▒ndan daha fazla yararlanan yerle┼čim birimleridir.

┼×ehirli olmak medeni olmak demek olmad─▒─č─▒ gibi k├Âyl├╝leri medeni olmayan insanlar olarak nitelendirmek de sa─čl─▒kl─▒ de─čildir. Bir insan─▒n ┼čehirli oldu─ču h├ólde medeni olmayabilece─či gibi, k├Âyl├╝ oldu─ču h├ólde medeni olabilen nice insan vard─▒r. Medeniyet tav─▒r ve duru┼č ile ilgilidir. Keza ┼čehir ile kent ve yerle┼čke farkl─▒ ┼čeylerdir.

┼×ehir i├žin eskiler Medine derlerdi. Farab├«ÔÇÖnin (vef. 950) ├╝nl├╝ eserinin ad─▒ Medinet├╝ÔÇÖl Faz─▒laÔÇÖd─▒r ki bildi─čimiz (maÔÇÖrife) Medine ┼čehri ile ilgisi yoktur; erdemli ┼čehir anlam─▒na gelir. Farab├«ÔÇÖye g├Âre erdemli ┼čehir, insan─▒n d├╝nya ve ahiret saadetini birlikte ger├žekle┼čtirebilece─či yerdir. Farab├« bu eserinde konuyu devlet boyutuna ta┼č─▒yarak ideal devletin ├žer├ževesini de ├žizer. Devlet ┼čehirlerle devlet olmu┼čtur. (daha&helliip;)

DEVAMI --››
M├╝temeddin ve Eygi Bir adam: MEHMET ┼×EVKET EYG─░

Bir motosiklet ge├žer ans─▒z─▒n yan─▒n─▒zdan, ortal─▒─č─▒ velveleye verir, mahalleyi aya─ča kald─▒r─▒r. G├╝r├╝lt├╝s├╝nden san─▒rs─▒n─▒z ki s─▒rt─▒nda tonlarca y├╝k var. Oysa s─▒rt─▒nda ta┼č─▒d─▒─č─▒ tek ki┼čidir. Ayn─▒ yerden bir otob├╝s ge├žer; sesini son anda fark edersiniz, bir taksi kadar bile ses ├ž─▒karmaz. Oysa tonlarca a─č─▒rl─▒k vard─▒r s─▒rt─▒nda, onlarca insan ve e┼čya vard─▒r.
Kimi insanlar vard─▒r, sessiz ve derinden ya┼čarlar; ┼čamatas─▒z, g├╝r├╝lt├╝s├╝z ve rekl├óms─▒z. Onlar m├╝tevaz─▒; fakat silinmeyen izler b─▒rakarak ilerlerler. Onlar ├žo─ču zaman yan─▒n─▒zdan ge├žip giderler, g├Âremezsiniz; fark etti─činizde ge├ž olur, o gidece─či yere ├žoktan gitmi┼čtir. Arkas─▒ndan ÔÇťBu, o muydu?ÔÇŁ ya da ÔÇťO, bu muydu?ÔÇŁ dersiniz ve onunla ayn─▒ ├ža─čda ya┼čad─▒─č─▒n─▒z h├ólde onu ke┼čfedemedi─činize, son anda fark etti─činizde de arkas─▒ndan yeti┼čemedi─činize, onunla iki kel├óm olsun edemedi─činize hay─▒flan─▒rs─▒n─▒z. Bo┼čunad─▒r bu hay─▒flanman─▒z; birilerinin size ÔÇťge├žmi┼č olsunÔÇŁ demesinin zaman─▒d─▒r. (daha&helliip;)

DEVAMI --››
KAMYONLARLA BARI┼×TIM ARTIK

Y├╝zy─▒l─▒n ihanetinin ya┼čand─▒─č─▒ 15 Temmuz 2016 haftas─▒nda yazd─▒─č─▒m─▒z yaz─▒* Daha sonra olay─▒n roman─▒ yaz─▒ld─▒ (Ebucehil Karpuzu)

KAMYONLARLA BARI┼×TIM ARTIK

15 Temmuzda ya┼čananlar ‘darbe’ de─čil ├╝lkeyi i┼čgal giri┼čimi idi. ABD+AB+kukla ortak yap─▒m─▒ bir i┼čgal giri┼čimine maruz kald─▒k biz. Tezg├óh├ž─▒lar, ba─č─▒ms─▒zl─▒k tarihimize ge├žen b├╝y├╝k kahraman ├ľmer Halisdemirleri, tanklara kafa tutan Pendikli Sabri ├ťnal’lar─▒, Dr Metin Do─čanlar─▒ hesaba katmam─▒┼člard─▒ tabii.

Bir g├Âr├╝┼če g├Âre b├╝t├╝n ya┼čananlar─▒n m├╝sebbibi sinsi ihanet elemanlar─▒n─▒ buralara yerle┼čtiren siyasi iradedir. Bu g├Âr├╝┼č ku┼čkusuz do─črular─▒ bar─▒nd─▒r─▒yor i├žinde, ne ki ger├žek o kadar da yal─▒n de─čil. Yan─▒n─▒zdaki 40 y─▒ll─▒k dostunuzun sizinle ilgili dosyalar haz─▒rlad─▒─č─▒n─▒, ├žeteleler tuttu─čunu, hatta mahrem g├Âr├╝nt├╝lerinize ula┼čt─▒─č─▒n─▒ ├Â─črendi─činizde ne d├╝┼č├╝n├╝rs├╝n├╝z? Bu nas─▒l bir duygu verir size? Ne yapard─▒n─▒z b├Âyle bir durumda? D─▒┼čar─▒dan bakanlar─▒n ÔÇťb├╝t├╝n problem, sizin onu dost edinmenizdeÔÇŁ deyip i┼čin i┼činden ├ž─▒kmas─▒ kolayd─▒r. D─▒┼čar─▒dan g├Âr├╝nen ┼čey, i├žeride bu kadar yal─▒n m─▒ acaba? Ger├žek ┼ču ki olay 15 y─▒ll─▒k bir olay de─čil; sinsilik temel vasf─▒ olan ├Ârg├╝t 40 y─▒ll─▒k bir s├╝re├žten ge├žerek bu noktaya ula┼čt─▒. (daha&helliip;)

DEVAMI --››
Recep Seyhan (author)

RECEP SEYHAN

(Author; reconteur-novelist)

He was born in Amasya in 1954/ Ta┼čova-Ye┼čilyurt village. He graduated from Marmara University (Turkish Literature). He worked as a teacher of Turkish Language Literature at MEB (Ministry of Education) schools. For a while, he worked as a teacher of Completion Courses for Mother Language in Bavaria, Germany. He published his observations and impressions under the title of Augsburg Notes. (This work was later published as a book named as The Pictures In The Trash Bin.) For a while, he worked as a┬á┬ácorrector at the correction service of a daily newspaper. (daha&helliip;)

DEVAMI --››
N─░SAN AYI ETK─░NL─░KLER─░

1- Edit├Âr ve yazar ─░smail Turan, hik├óyelerimizle ilgili 12 Nisan 2019 Cuma g├╝n├╝ saat 15.00’te K─▒rklaereli ├ťniversitesi Uluslararas─▒ Rumeli Sempozyumu’nda “Recep Seyhan’─▒n Hik├óyelerinde Nesne-Birey ─░li┼čkileri” konulu bir bildiri sundu. Metin bilahere ├ťniversitenin hakemli dergisinde yay─▒mlanaca─č─▒ i├žin┬á ├žal─▒┼čman─▒n ├Ânceden ba┼čka bir yerde yay─▒mlanmas─▒n─▒n uygun olmayaca─č─▒ bilgisini ald─▒k. O sebeple k─▒sa s├╝re sonra S─░TEM─░ZDEN KALDIRILDI.
2- 17 May─▒s 12019 ├çar┼čamba g├╝n├╝ saat 10’da ├ťsk├╝dar Fatih Sultan Mehmet ├ťniversitesi T├╝rk Dili Edebiyat─▒ b├Âl├╝m├╝
├Â─črencileri ve kat─▒l─▒mc─▒ misafirlerin bulundu─ču Atikvalide’deki kamp├╝s salonunda EBUCEH─░L KAPRUZU ve 15 Temmuz konu┼čuldu.. Oturumu ilgili ├╝niversitenin Yeni T├╝rk Edebiyat─▒ b├Âl├╝m ba┼čkan─▒ Prof. ┼×aban Sa─čl─▒k y├Ânetti. (daha&helliip;)

DEVAMI --››
“DA─×LARINA BAHAR GELM─░┼× MEMLEKET─░M─░N”

Kim, kim bilir ├Âmr├╝n├╝n ka├ž─▒nc─▒ bahar─▒na giriyor? Da─člar─▒na bahar gelmi┼č memleketimin diyen ┼čair Ahmet ArifÔÇÖi hat─▒rlatt─▒ bana ─░sparta yolculu─ču.
Mart ay─▒n─▒n ilk g├╝nlerinde ─░sparta 3.Kitap Fuar─▒ etkinli─či ├žer├ževesinde imza g├╝n├╝ (2 Mart 2019) i├žin bu ┼čehrimize gittim. ─░sparta’n─▒n benim kat─▒mda ayr─▒ bir yeri var. Y─▒llar ├Ânce 20ÔÇÖli ya┼člarda gen├ž bir ├Â─čretmen olarak ilk tayinim ─░sparta G├╝lkent OrtaokuluÔÇÖna ├ž─▒km─▒┼čt─▒. O zaman, merkeze yap─▒lan atamalar, ihtiyaca g├Âre da─č─▒t─▒ma tabi tutuluyordu. Bu ├žer├ževede buradan Yalva├ž-Kuyucak Ortaokuluna verilmi┼čtim; fakat orada sadece 29 g├╝n kald─▒m. Y─▒llar sonra ─░spartaÔÇÖya bir yazar olarak gitti─čimde olduk├ža farkl─▒ duygular ya┼čad─▒m. (daha&helliip;)

DEVAMI --››
Ebucehil Karpuzu Uluslararas─▒ Frankfurt Kitap Fuar─▒’nda ─░di

Ebu Cehil karpuzu 5.10.2018 g├╝n├╝ matbaadan geldikten sonra Uluslararas─▒┬áFrankfurt Kitap Fuar─▒’nda g├Âr├╝c├╝ye ├ž─▒kt─▒.

Uluslararas─▒ yay─▒nc─▒lar, fuarda, etkinli─če kat─▒lan yay─▒nevlerinin kitaplar─▒n─▒ inceleme imk├ón─▒ buluyorlar.┬á Bu y─▒l┬á 70’inci y─▒l─▒na giren fuar etkinli─či┬á9-14 Ekim 2018 tarihleri aras─▒nda ger├žekle┼čti ve. 102 ├╝lkenin kat─▒ld─▒─č─▒ fuarda 7300 yay─▒nc─▒ firma haz─▒r bulundu. 15 Temmuz roman─▒ projesinde ├Âd├╝l alan Ebucehil Karpuzu ile birlikte di─čer d├Ârt roman da fuarda┬á yer ald─▒. Kitaplar─▒n buradaki ticari konumu bireysel sat─▒┼čtan ziyade yay─▒nc─▒ firmalar─▒n yay─▒mlamaya de─čer bulduklar─▒ kitaplar─▒ ├╝lkelerinin dilinde yay─▒mlamalar─▒ ┼čeklinde ger├žekle┼čiyor. Bu da Ebucehil Karpuzu’na d├╝nyaya a├ž─▒lma ┼čans─▒ veriyor.
Roman─▒n kurgusu; Fet├Â’n├╝n, okullarla ula┼čt─▒─č─▒ yakla┼č─▒k 140 ├╝lkeden herhangi birinde T├╝rkiye’dekine benzer bir ihaneti┬á ger├žekle┼čtirmeye kalk─▒┼čmas─▒ ihtimali ├╝zerine bina edilmi┼čti. (NOT: Romandan k─▒sa bir al─▒nt─▒ Kitaplardan Se├žkiler/├ľne ├ç─▒kanlarda, roman hakk─▒nda genel bilgi ise Yazardan Payla┼č─▒mlar┬á / EBUCEH─░L KARPUZU HAKKINDA ba┼čl─▒─č─▒ alt─▒ndad─▒r.)

DEVAMI --››
ÔÇťYerli ─░simÔÇŁ, ÔÇťYerli EdebiyatÔÇŁ, ÔÇťYerli Duru┼čÔÇŁ, ÔÇťYerli MalÔÇŁ vs ele┼čtiri

Bana s─▒k tekrarlan “yerli” s├Âzlere; s├Âz gelimi ÔÇťyerli isimÔÇŁ, ÔÇťyerli edebiyatÔÇŁ, ÔÇťyerli duru┼čÔÇŁ, “yerli ses”, ÔÇťyerli malÔÇŁ gibi hamasi kal─▒plara itibar etmiyorum. Bir do─črunun ithali veya yerlisi, “i├žerisi” veya “d─▒┼čar─▒s─▒” olmaz. Do─čruyu kim telaffuz ediyorsa ve kaliteyi kim ├Âne al─▒yorsa o do─črudur, isabetlidir. Aksi h├ólde do─čruyu sizin yamac─▒n─▒zda dikilmeyen ÔÇťba┼čkas─▒ÔÇŁ (LevinasÔÇÖ─▒n kula─č─▒ ├ž─▒nlas─▒n) seslendirdi─či zaman onu duymamaya ve ona s─▒rt─▒n─▒z─▒ d├Ânmeye g├Ât├╝r├╝r bu yakla┼č─▒m bizi.
Olan da budur.
“Yerli” e┼čittir “do─čru” demek de─čil, fark─▒nday─▒m. Uygulamada sizin temenniniz de─čil, ├╝r├╝n├╝n yerlisinden ├Ânce kaliteli veya hantal olu┼ču ├Âne ├ž─▒kar. Do─čru olan da budur. Yerli olan ayn─▒ zamanda verimli, kaliteli ve ├Âzg├╝n oldu─čunda do─čru ve g├╝zel; dolay─▒s─▒yla m├╝reccah olur. (daha&helliip;)

DEVAMI --››