info@recepseyhan.com.tr

BİR HİKȂYECİ OLARAK MEHMET AKİF

“Safahât-ı Hayattan” Mehmet Akif’in şairliği ile ilgili soğukkanlı, samimi bir değerlendirme pek yapılmamıştır. Akif’in hikâyeciliği üzerinde ise yeterince durulmamıştır. Bunun çeşitli sebepleri vardır. En önemlisi İstiklal Marşı’nın, Akif’in şairliğinin ve düşünce adamı kimliğinin önüne geçmesi; dolayısıyla yapılacak farklı bir değerlendirmeden sadece Akif’in değil İstiklal Marşının da etkilenebileceği (yersiz) kaygısıdır. Bu türden mülahazaların, Akif’le ilgili sanatsal […]

Devamı…

BİR MUHALİF OLARAK MEHMED AKİF

Sultan Abdülhamid muhalefetinden hareketle Akif’in Muhalif Duruşuna Psikanalitik bir Yaklaşım Denemesi Akif’in muhalif duruşu, sözgelimi muktedirlerle anlaşamayışı (özellikle Sultan Abdülhamid’e muhalefeti) üzerinde ayrıntılı durulmamış, bu kısım çabuk atlanmıştır.  “Orayı fazla kurcalamayalım” anlayışı yahut kafamızdaki hazır kalıpların değişme kaygısı; felsefenin, analitik düşünmenin, özgür ve özgün fikir üretiminin de önünde ciddi bir engeldir. Bütün işi konfeksiyon kalıpları […]

Devamı…

ŞEVKET BULUT’TAN BİZE BİR İLETİ VAR

Şevket Bulut, geride 7 hikâye kitabı bırakmasına rağmen, yıllarca özenle atlanmış önemli bir hikâyecidir. (Bahaeddin Özkişi için de aynı şey söylenebilir; fakat akademisyen Cüneyt Issı, Özkişi aleyhine daralan hattı yardı.) Bulut, birkaç kişinin hikâye yazdığı dönemlerde (1970-90) yazmayı sancı edinen bir emektardır. Bu toprakların insanlarının hikâyesinin anlatılmasından söz edeceksek ilk akla gelen isimlerden biridir Bulut. […]

Devamı…

Kutlu’dan Hududullah Merkezli Teklifler -değini-

KUTLU’DAN “HUDUDULLAH” MERKEZLİ TEKLİFLER Mustafa Kutlu ve hikâyeciliği hakkında yazmamış olmamı bir eksiklik olarak kaydetmişti bir eleştirmen.[1] Bendeniz de “Kutlu ve eserleri ile ilgili o kadar çok yazıldı ki kendisinin de yazılanların sayısını bildiğini sanmıyorum. Doğrusu, yazacaksam bu farklı bir şey olmalı” diye düşünmüştüm. O  “farklı şey” Kalbin Sesi İle Toprağa Dönüş’le geldi.[2] Hikâyeyi “hayatın […]

Devamı…

COVİD GÜNLÜĞÜ

26 Ekim 2020 Pazartesi Amasya Devlet Hastanesi/03.20 Burada hasta olarak değil hasta annemin refakatçisi olarak bulunuyorum. Aslına bakılırsa “Covid” denen davetsiz misafir yaklaşık bir haftadır “pozitif” kimliğiyle benim de vücudumda ama bedenim üzerinde ciddi bir faaliyetini hissetmedim. Vücudumuzu beğenmemiş de olabilir, bilmiyorum.  “Pozitif” yaklaşık 200 yıl sonra saltanatını “negatif”e kaptırmanın azabı içinde yerlerde sürünüyor; anlamının […]

Devamı…

HAKİKATİ KURMACANIN ZEMİNİNDE ARAYABİLİR MİYİZ? -deneme- R.Seyhan

Hakikat Arayışında Yönelimler ya da  HAKİKATİ KURMACANIN ZEMİNİNDE ARAYABİLİR miyiz? Kurmacanın zemininde hakikati aramak mümkün mü? Ya da kurmacanın lâmbası ile hakikati ne kadar -ya da onun ne kadarını- arayabiliriz? Hakikat arayışında yönelimler hangi istikameti gösteriyor? Bu çalışmamızda bu sorulara cevap aramaya çalışacağız. Bu zeminde beliren yeni sorularla konuyu  irdelemeyi deneyeceğiz. Bazen gerçek ile kurmaca arasındaki […]

Devamı…

EKRU YELEKLİ BİR DEVRİMCİ: ASIM GÜLTEKİN Recep Seyhan -Biyografik-

Bazı vefatlar fazlasıyla ölümdür ya da ölümden fazlasıdır. Asım Gültekin’in vefatı böyledir. Uzaktan akrabamdı. Vefat haberini sosyal ağların ilk benden duyacağı aklıma bile gelmezdi. Duyulmuştur sanıyordum. Durumu paylaştığımda tepkiler oldu. Özelden, böyle şaka yapılmaz diye yazanlar oldu. AA durumu teyit amaçlı arayınca anladım ki kimsenin haberi yok. Kendisiyle iletişimim çok sıkı olmasa da buluştuğumuzda derin […]

Devamı…

MUSTAFA EVERDİ’NİN ‘BİREY OLUŞ’U İMLEYEN BİR HİKÂYESİ Recep Seyhan-eleştiri

Sanatçı Önüne Çıkan Otoritelere İlişkin Bariyerleri Nasıl Aşabilir? “O gün ziyaret sırası karımın dayısına gelmişti. Dini bütün Dayı’ya beni göstererek ne kadar dindar bir damada kız verdiklerini ispatlamış olacaklar.” Hikâye böyle muzip ve gülümseten bir girişle başlıyor. Mustafa Everdi’nin hikâyelerinde genelde bu üslup var. Everdi her şeyden önce bir üslup sahibi bir yazar. Onun metinlerini […]

Devamı…

Hocam Ali Rıza Bey / anı

Hocam Ali Rıza Bey Matematik öğretmenim Ali Rıza Bey, nöbetçi olduğu bir gün, okulun bahçesinde dolaşırken koluma girdi. Bu, yaşadığım bir ilk idi. Bir öğretmenin bir öğrencinin koluna girmesi o yıllarda pek görülebilen bir şey değildi. Hocam yekten bir soru yöneltti: “Recep, sen niçin sınıfta boş boş oturuyorsun?” Hiçbir şey anlamamıştım ve yüzüm çocuk saflığıyla […]

Devamı…

“BAŞKASI” R.Seyhan / deneme

“BAŞKASI” Emmanuel Levinas’ın “başkası” dediği biri var. “O” veya “diğeri” de denebilir. ‘Beriki’nin yok saydığı, onunla aynı ülkede bile bulunmak istemediği “başkası”… O eğer “başkası” ise onun taraftan bakınca sen de “diğeri” ya da “öteki” oluyorsun. Sen taze fasulyenin yoğurtlanmasından hiç hoşlanmayabilirsin ama o buna bayılabilir. Sen eve “kaçak” giren bir karasineği şerre yorarken “başkası” […]

Devamı…